Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/2872
Karar No: 2021/4054

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2021/2872 Esas 2021/4054 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2021/2872 E.  ,  2021/4054 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVACILAR : ... V.D.


    Taraflar arasında görülen dava kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil bu mümkün olmaz ise alacak talebine ilişkindir.
    Davacı ... ve arkadaşları, 1426 parsel sayılı taşınmazın 6.904.00 metrekarelik kısmının adlarına kayıtlı bitişikte bulunan 206 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğunu babaları ... ...’den geldiğini, bağışa ya da satıma konu edilmediğini, terekesinin taksim edilmediğini ileri sürerek irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kaydının 6.904.00 metrekarelik kısmının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini mümkün olmaz ise mahkemece tespit edilecek arsa bedeline yönelik alacağa hükmedilmesini istemişlerdir.
    Davalı Hazine, dava konusu taşınmazın 13.10.2006 tarihinde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devredildiğini, malik olmadıklarını husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Davalı ..., dava konusu taşınmazın Başakşehir Belediye Başkanlığı sınırlarında kaldığını belirterek aleyhlerine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Davalı TOKİ, ... ile aralarında imzalanan 01.11.2005 tarihli protokol ile 24.02.2006 tarihli ek protokol hükümleri kapsamında belediye ve diğer davalı ...’ün Küçükçekmece Kadastro Mahkemesinde görülen 1990/35 Esas sayılı davada davalı Hazine lehine feragat ettiklerini bunun üzerine dava konusu parselin Hazine tarafından 13.10.2006 tarihinde kendilerine devredildiğini, imar uygulamaları ile 1426 parselin muhtelif imar parsellerine tahsis yapılarak şuyulandırıldığını, Toki’nin tapudaki kayda güvenerek iyi niyetle taşınmazın mülkiyetini iktisap eden 3. Şahıs konumunda olduğunu, tapu iptal ve tescil talebinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davacıların dava konusu taşınmazın tespitine itiraz etmedikleri, davalı kardeşleri ... ... tarafından açılan tespite itiraz davasına müdahil olmadıkları, dava konusu taşınmazın babaları ... ...’den kaldığını ispatlayamadıkları ve davacıların Hazineye karşı açtıkları davayı atiye bıraktıkları gerekçesi ile Hazineye karşı açılan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, TOKİ ve Belediyeye karşı açılan davanın husumet yokluğundan; davalı ...’e karşı açılan davanın esastan olmak üzere ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
    Karar, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi gereği görüşüldü.
    Dosyadaki kadastro tutanak suretleri ile tapu kaydından Kadastro sonucu Küçükçekmece İlçesi Kayabaşı Mahallesi çalışma alanında bulunan 1426 parsel sayılı 258.150.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak ve fundalık vasfıyla davalı Hazine adına tespit edildiği daha sonra Kadastro Mahkemesinin 1990/35 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda Hazine aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek kararın temyiz edilmeksizin 16.03.2006 tarihinde kesinleştiği bunun sonucunda hükmen Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
    Dosyadaki veraset ilamından davacılar ile davalı ...’in miras bırakanı 1332 doğumlu ... ...’ün 13.11.2002 yılında vefat ettiği geriye mirasçı olarak davacı çocukları; ... ile davalı ...’ün kaldığı anlaşılmaktadır.
    Davacı tarafın delil olarak dayandığı, dava konusu edilen bölüme sınır komşusu olan 206 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında miras bırakan ... ... adına tespit ve tescil edildiği daha sonra 25.08.1982 tarihinde tapuda kayden oğlu ... ...’e satılarak mülkiyetinin devredildiği, ... Ömüründe bu yerin 1/3 payını 23.08.2001 tarihinde ... ...’e, 2/3 payını ... ...’a devrettiği, davacılar tarafından bu satım işleminin muvazaalı olduğu iddiası ile Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları dava kabul edilerek ... adına olan tapu kaydı iptal edilerek 206 parsel sayılı taşınmaz ... ... mirasçıları adlarına miras payları oranında tescil edilmiştir.
    Terditli davada, davacı iki ayrı talepte bulunur; ancak, bu talepleri terditli (kademeli) olarak ileri sürer. Yani, taleplerden biri asıl, ikincisi yardımcı (terditli) taleptir. Davacı ilk önce asıl talep hakkında karar verilmesini ister. Davacıların ilk talebi kadastro tespitinde malik oldukları 206 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiği ve bu eksik kalan kısmın 1426 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı iddia olunan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescil edilmesi olup, dava konusu taşınmazın mirasçılar dışında terekeye karşı üçüncü kişi konumunda olan davalı Hazine ve dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Emlak Gayrimenkul A.Ş. adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
    Hemen belirtmelidir ki ileri sürülen isteğin niteliği itibarıyla davada elbirliği halinde mülkiyetin söz konusu olduğu ve davanın tereke adına görülmesi gerektiği kuşkusuzdur. Bilindiği üzere elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur.
    4721 sayılı TMK’nın 701 ila 703 maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan her birinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortakların tümüne aittir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Elbirliği halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
    1- Davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin tapu iptali ve tescil istemi hakkındaki temyiz itirazları yönüyle; Somut olayda tüm mirasçılar davada davacı ve davalı sıfatıyla yer almışlarsa da, iptali istenen dava konusu taşınmaz mirasçı sıfatını taşımayan Hazine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Emlak Gayrimenkul A.Ş adına kayıtlı olduğundan, davacıların kendi miras payları oranında davayı açmaları davanın kabulü halinde kalan payın davada davalı sıfatıyla yer alan diğer mirasçı ... ... üzerinde bırakılması sonucunu doğurmayacaktır.

    O halde eldeki davanın mirasçılar arasında görülen bir dava olarak kabul edilmesine ve pay oranında istekle açılabileceği kuralının uygulanmasına yasal olanak yoktur.
    Hal böyle olunca, tereke adına açılması gerekirken davacıların payına yönelik olarak açılan eldeki davanın görülebilirlik koşulunu taşımadığı gözetilerek açılan davanın aktif dava ehliyetinden reddine karar verilmesi gerekirken davalı ... Belediyesi ve Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığına karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine davalı Hazine aleyhine açılan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesi isabetsiz ise de ret kararı sonucu itibarı ile yerinde olduğundan bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün, gerekçesi yukarıda açıklanan şekilde düzeltilerek hüküm fıkrasının 1 ve 2. bendi çıkartılarak yerine "davalı Hazine, TOKİ ve Küçükçekmece Belediyesi aleyhine açılan davanın aktif dava ehliyetinden usulden reddine" kelimelerinin eklenmesine ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    2- Davacıların tazminat talebine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; HMK’nın 297. maddesinde öngörüldüğü üzere, kararın hüküm sonucu kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Ne var ki Mahkemece, verilen kararın hüküm fıkrasında, davacıların alacak talebi hakkında hüküm kurulmadığı gibi, hükmün gerekçesi incelendiğinde, davacının tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olarak gerekçe gösterildiği halde, alacak istemine ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, mahkemece davacı tarafın bedel talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmaması da isabetsizdir.
    Hal böyle olunca, davanın terditli olarak açılmasına ve mülkiyete yönelik davanın reddine karar verilmesine rağmen, davacıların tazminat istemi değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz karar harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
    15/09/2021 tarihinde karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi