Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/4272
Karar No: 2022/268
Karar Tarihi: 17.01.2022

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4272 Esas 2022/268 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2021/4272 E.  ,  2022/268 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
    Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
    Hüküm : Davacının davasının kısmen kabulüyle; 221.003,99 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

    Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, yasaya aykırı olmakla birlikte ilamda gösterilen esaslara uygun karar verildiği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
    Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin “21.02.2012” yerine “24.09.2012”; dava konusunu ise ‘’Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat’’ yerine "Yakalama ve tutuklama sonrası KYO veya Beraat kararı verilmesi halinde tazminat" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı kabul edilmiştir.
    Tazminat davasının dayanağı olan Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2011 tarih, 2011/173 Esas – 2011/229 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; davacının finansal kiralama yolu ile elinde bulundurduğu otobüsü Öz Ortadoğu Turizm Ltd. Şti.'ne yolcu taşımacılığında kullanılmak üzere kiraladığı, bahse konu otobüste Kapıkule Gümrük Kapısında yapılan aramada, araçta özel düzenek ve tertibat yapılmak suretiyle aracın orjinalinde bulunmayan zula niteliğinde gizli bölme oluşturularak 507.350 Euro, 80.000 ABD Doları ve 2277 kg hurda altın ele geçirildiği, 29.04.2009 tarihinde otobüse el konulduğu, davanın el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu,
    Davacının 405.000 TL’si kazanç kaybı olmak üzere; 10.000 TL’si yıpranma bedeli olmak üzere toplamda 415.000 TL maddi; 425.000 TL manevi tazminatın teslim alma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece, 29.04.2009 tarihinde otobüse el konulduğu, otobüs şoförleri olan iki kişinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet suçundan mahkumiyetine, otobüsün müsaderesine yer olmadığına ve karar kesinleştiğinde iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunan davacıya teslimine karar verildiği, davacının otobüsün karar kesinleşmeden kendisine teslimini talep etmesi üzerine mahkemece 31/12/2009 tarihinde bu talebi kısmen kabul edildiği ve otobüsün kasko değeri olan 364.131 TL teminat karşılığında ve trafik siciline -aracın devredilemeyeceğine dair şerh konulmak kaydıyla teslimine karar verilmesi üzerine 19/01/2010 tarihinde itirazı, Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin aynı tarihli kararıyla reddedildiği,
    Malen sorumlu sıfatıyla M.B. Finansal Kiralama T.A.Ş. adına vekili 26/4/2011 tarihinde aracın yargılama sonuçlanıncaya kadar olmak üzere teminatsız iade edilmesini talep ettiği, mahkeme ise 27/4/2011 tarihinde, kasko değeri olan 364.131 TL teminat karşılığında ve trafik siciline devredilemeyeceğine dair şerh konulmak kaydıyla sahibine otobüsün teslimine karar verdiği,

    Mahkemeye göre malik şirket ve finansal kiracı olan davacı iyi niyetli üçüncü kişi konumundadır. Bu sebeple anılan kanun maddeleri gereğince otobüsün müsadere edilmesi mümkün bulunmamakla, otobüsün karar kesinleştiğinde iade edileceğinin belirtildiği,
    Aracın kasko değeri kadar teminat karşılığında ve trafik kaydına şerh konularak davacıya teslimine karar verildiği ancak davacı tarafından teminatın yatırılmadığı, 16.06.2011 tarihli kararın 30.06.2011 tarihinde kesinleşmesi üzerine ise otobüsün 2011 yılı Temmuz ayında davacıya teslim edildiği, bu itibarla dava konusu el koymanın haksız bir el koyma olarak değerlendirilemeyeceği, davacının el koyma işlemi nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi kaybını davalıdan talep edemeyeceği, bunun yerine davacının aracını kendisinden habersiz şekilde suçta kullanan kişilerden talep edebileceği anlaşıldığından, dava konusu el koyma işlemine karşı tazminat talebinin CMK’nın 141. maddesindeki şartların oluşmaması gerekçesiyle reddine karar verildiği, Dairemizce 16.05.2014 tarih 2014/1644 esas, 2014/11999 karar sayılı ilamı ile onandığı, bunun üzerine davacı vekili tarafından Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine Anayasa Mahkemesinin 20.09.2017 tarih, 2014/14195 başvuru numaralı kararı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilerek yeniden yargılama yapılmak üzere kararın yerel mahkemeye gönderildiği, yerel mahkemece duruşma açılıp 221.003,99 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla;
    Bozmaya eylemli uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçları, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlamaktadır. Manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile, gerekse iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılmaktadır. Tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, davacı lehine el koyma nedeniyle 2.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi,
    Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının davacı lehine manevi tazminat takdir edilen (2) numaralı paragrafın çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi