
Esas No: 2016/43245
Karar No: 2016/43245
Karar Tarihi: 9/10/2019
Anayasa Mahkemesinin bu kararı bireysel başvuru kararı olup kişisel veri içerme ihtimali bulunmaktadır. Her ne kadar yayınlamakta yasal bir sakınca bulunmasa da bunun kişilere zarar verme ihtimali karşısında bu kararı yayınlamıyoruz.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
KAMİL SERDAR ATAK BAŞVURUSU |
(Başvuru Numarası: 2016/43245) |
|
Karar Tarihi: 9/10/2019 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Hasan Tahsin
GÖKCAN |
Üyeler |
: |
Serdar
ÖZGÜLDÜR |
|
|
Burhan ÜSTÜN |
|
|
Hicabi DURSUN |
|
|
Selahaddin
MENTEŞ |
Raportör |
: |
Abdullah
UÇAR |
Başvurucu |
: |
Kamil Serdar ATAK |
Vekili |
: |
Av. Zafer
ERDOĞAN |
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması nedeniyle
kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; haksız olarak hâkimlik mesleğinden
çıkarılma nedeniyle de çeşitli anayasal hakların ihlal edildiği iddialarına
ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 26/09/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön
incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm
tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Yapılan incelemede aralarında konu ve kişi bakımından irtibat
olması nedeniyle 2016/74863 numaralı başvurunun 2016/43245 numaralı başvuru ile
birleştirilmesine, incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına ve diğer dosyanın
kapatılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına
(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda
bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal
Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler
çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
9. Olay tarihinde hâkim olarak görev yapmakta olan başvurucu
hakkında 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı
tarafından ağır cezalık suçüstü hâli bulunduğu değerlendirilerek FETÖ/PDY"nin hiyerarşik yapılanmasında yer aldığı iddiasıyla
soruşturma başlatılmıştır.
10. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Kurulunun
24/8/2016 tarihli kararı ile başvurucunun meslekten ihraç edilmesine karar
verilmiş ve anılan karar kesinleşmiştir.
11. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının HSYK kararıyla meslekten
ihraç edilenler hakkında soruşturma işlemlerinin yapılması yönündeki yazısı
üzerine Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 18/7/2016 tarihinde
başvurucu gözaltına alınmıştır.
12. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı 19/7/2016 tarihinde,
başvurucuyu silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY) üyesi olma suçundan tutuklanması
istemiyle Kırşehir Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Hâkimlik 20/7/2016
tarihinde başvurucunun müsnet suçtan tutuklanmasına
karar vermiştir.
13. Başvurucu 26/9/2016 tarihinde bireysel başvuruda
bulunmuştur.
14. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 21/12/2018 tarihli iddianame
ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediğinden bahisle
cezalandırılması istemiyle Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası
açmıştır.
15. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2019/5 sayılı dosyası
üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır.
16. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk
derece mahkemesinde derdesttir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
17. Mahkemenin 9/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda
başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Kişi Hürriyeti ve
Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
ve Bakanlık Görüşü
18. Başvurucu, haksız yere tutuklandığını belirterek kişi
hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
19. Bakanlık görüşünde, kabul edilebilirlik yönünden
başvurucunun 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 141.
maddesindeki tazminat yolunu tüketmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Esas
yönünden yapılan değerlendirmede ise tutuklama kararına ve iddianamedeki
delillere atıf yapılarak somut olayda suç işlendiğine ilişkin kuvvetli suç
şüphesinin bulunduğu belirtilmiştir.
20. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında; iddianamede
gösterilen delillerin suç işlediğine ilişkin kuvvetli şüphenin var olduğunu
gösteren deliller olmadığını ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
21. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak
ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek
ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik
niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için
öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet
Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, §§ 16, 17).
22. Somut olayda başvuru formu ve eklerinde, başvurucunun
tutuklanmasına ilişkin karar ile bu karara karşı itiraz yoluna başvurup
başvurmadığı ve başvurulmuş ise itiraz merciince itirazın ne şekilde
sonuçlandırıldığı hususlarında bilgi ve belge bulunmamaktadır.
23. Başvurucunun anılan şikâyetine ilişkin olarak ilgili
yargısal mercilere başvurmadan ve başvurmuş ise olağan kanun yollarını
tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması, bireysel
başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmamaktadır.
24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul
edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin
başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna
karar verilmesi gerekir.
B. Meslekten İhraca
İlişkin Hak İhlali İddiası
1. Başvurucunun İddiaları
ve Bakanlık Görüşü
25. Başvurucu, 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete"de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında
Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) hükümlerine
dayanılarak HSYK"nın kararıyla haksız olarak
görevinden ihraç edildiğini ileri sürmüştür.
26. Bakanlık, başvurunun bu kısmına ilişkin bir görüş
bildirmemiştir.
2. Değerlendirme
27. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa
Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının
tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini
öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak
iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara
sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni
göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek,
B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).
28. 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmî Gazete"de
yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması
Hakkında KHK"da; 667 sayılı KHK’nın 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası
kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına
karar verilenlerin kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk
derece mahkemesi olarak Danıştaya dava açabilecekleri
ve bu kişilerden daha önce dava açmış olanların idare mahkemelerinde derdest
olan veya karar verilen dosyalarının Danıştaya
gönderileceği hükme bağlanmış ve bu şekilde anılan uyuşmazlıkların çözümünde
idari yargıda hangi yargı yerinin görevli olduğuna yönelik uygulamada yaşanan
tereddütler giderilmiştir. Daha önce dava açanlar yönünden de geçiş hükümleri
ihdas edilmiştir. Buna göre 685 sayılı KHK"da belirginleştirilen dava yolunun
başvurucuların durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir yargı yolu
olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden başvuruların incelenmesinin
bireysel başvurunun ikincil niteliği ile
bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır (benzer yöndeki kararlar için bkz. Hacı Osman Kaya, B. No: 2016/41934,
16/2/2017; Murat Hikmet Çakmakcı,
B. No: 2016/35094, 15/2/2017).
29. Somut olayda, aynı mahiyetteki iddialara ilişkin olarak
anılan kararlarda ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamakta
olup bu kapsamda başvurucunun hukuk sisteminde mevcut idari ve yargısal yolları
tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.
30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul
edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez
olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuru
yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
9/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE
karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.