
Esas No: 2021/2600
Karar No: 2022/232
Karar Tarihi: 17.01.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2600 Esas 2022/232 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tutuklu kalarak beraat eden davacının, tazminat talebi üzerine yerel mahkeme tarafından verilen karara istinaf başvurusunda bulunuldu. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde belirli ölçütlerin göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekti. Ancak mahkeme, belirlenen ölçütlere uygun olmayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmedildiğinin altını çizdi. Bunun yanı sıra, yapılan inceleme sonucunda maddi tazminat miktarının fazla tayin edildiği belirlendi. Bu nedenle, davanın kabulüne karar verilerek davacı lehine maddi tazminat miktarının 20.156,93 TL'ye, vekalet ücretinin ise 5.867,26 TL'ye indirilmesi gerektiği kararına varıldı. Kararın gerekçesi, 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca belirlendi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletilmesine karar verildi.
Kanun Maddeleri:
- 5271 sayılı CMK'nın 303/1. maddesi
- 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi
- 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 30.05.2017 tarihli, 2017/1634 Esas, 2017/1863 Karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddine" ilişkin kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/28 Esas – 2016/57 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 03.10.2012 – 13.01.2015 tarihleri arasında 2 yıl 3 ay 10 gün tutuklu kaldığı, 03.10.2012 – 28.10.2014 tarihleri arasındaki 2 yıl 25 gün tutukluluk süresinin infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.02.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 20.451,63 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, ilk derece mahkemesi hükmüne karşı sadece davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması nedeniyle hükmedilen tazminat miktarının davalı açısından kazanılmış hak oluşturması nedeniyle bozma nedeni yapılmamış olup,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı ve infaz gördüğü döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’20.156,93’’ TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde ‘’20.451,63’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 303/1. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı madde uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, davacı lehine hükmedilen maddi tazminat miktarının 20.156,93 TL’ye, vekalet ücretinin ise 5.867,26 TL’ye indirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nin 30.05.2017 tarihli, 2017/1634 Esas, 2017/1863 Karar sayılı kararına karşı yapılan temyiz isteminin isteme uygun olarak 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE; 5271 sayılı CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne; kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'ne iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na GÖNDERİLMESİNE; 17.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.