Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/7805
Karar No: 2022/1162
Karar Tarihi: 16.02.2022

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/7805 Esas 2022/1162 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2021/7805 E.  ,  2022/1162 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ



    Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, kaldırma kararının sebebine göre davalılardan ... ... ve ... San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; 11/11/2015 tarihli satış sözleşmesi ile davalılardan... ... bayiinden satın alınan 2014 model traktörün yürüme aksamlarında problem bulunduğunun tespit edildiğini, bu ayıp nedeniyle çift süremediğini ve traktörden gerekli randımanı alamadığını, firmanın servis yetkililerine defalarca sorunun iletildiğini, ancak yardımcı olunamayacağı şeklinde geri dönüşler yapıldığını, diğer davalı ... şirketi ile yaptığı görüşmelerde ise traktörün senkromenç dişliler grubunun değiştirilmesi halinde gerekli randımanın alınabileceğinin belirtildiğini, ancak traktörünün yedek ve asıl parçalarının traktörden ayrılmasını istemediğinden bu teklifi kabul etmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik ayıplı traktörün iadesini ve ödemiş olduğu bedelin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı... ... Pet. İnş Nak. Gıda ve Tarım Ür. San ve Tic. Ltd. Şti.; dava konusu traktörün ... ...'ye satıldığını, davacının traktörü ... ...'den satın aldığını, davacı ile aralarında herhangi bir satış sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, arızalı ve ayıplı bir traktörün öncelikle servise götürülerek servis kaydının tutulması gerektiğini, tamiri ve bakımı yapıldıktan sonra giderilemeyecek bir sorunu varsa traktörün ayıplı sayılabileceğini, ancak davacının bu prosedürlerin hiçbirini uygulamadığını, dava konusu traktörün hâlâ sorunsuz çalıştığını, iki yıldır çalışan bir makinenin üretimden kaynaklı ayıplı olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Davalı ... ... ve ... San. ve Tic. A.Ş.; davacının yasalarda ayıp ihbarı için öngörülen sürelere uymadığını, bu nedenle hakkın zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürenin de dolduğunu, dava konusu traktörün satışının kendisi tarafından yapılmadığını, dava konusu traktörün öncelikle diğer davalı şirkete satıldığını, diğer davalı şirketin de aynı traktörü dava dışı ... ...'ye sattığını, davacının traktörü 11/11/2015 tarihli araç satış sözleşmesi ile dava dışı ... ...'den satın aldığını, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    İlk derece mahkemesince; aracın ilk alıcısına ayıplı bir şekilde satıldığı, ilk alıcının haklarına halef olan davacıya karşı davalıların maldaki ayıptan sorumlu olacağı, davacı her ne kadar seçimlik haklarından bedel iadesini istemiş ise de; davaya konu arızanın aracın değer kaybına sebep olmaksızın tamir edilebilecek mahiyette olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, araçtaki ayıbın giderilme masrafları müştereken ve müteselsilen davalılara ait olmak üzere ücretsiz onarımının yapılmasına, davacının aracın aynı marka yenisi ile değiştirilmesi ya da bedelin iadesine ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı ve davalılardan ... ... ve ... A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    Bölge adliye mahkemesince; dava konusu aracın noterlikçe düzenlenen resmi satış sözleşmesiyle davacı tarafından dava dışı ... ...'den satın alındığı, söz konusu sözleşmede davalıların taraf olarak yer almadığı, davalıların dava tarihi itibarıyla pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2- Davacı eldeki davada, 11/11/2015 tarihli satış sözleşmesine konu traktörün ayıplı olması nedeniyle aracın iadesine, araç bedelinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    6098 Sayılı TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre, imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya uygun süre içinde ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da hemen satıcıya bildirmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. O halde, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra hemen (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede) ihbar edilmesi; ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması gerekmektedir.
    Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu aracın, davalılardan ... ... ve ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından diğer davalı... ... Pet. İnş Nak. Gıda ve Tarım Ür. San ve Tic. Ltd. Şti.ye satıldığı, bu davalı tarafından 09/11/2015 tarihinde dava dışı ... ...'ye satış suretiyle devredildiği, davacının ise aracı, 11/11/2015 tarihinde ... ...'den satın aldığı anlaşılmaktadır. Davacının dava konusu aracı satın almakla halefiyet ilkesi gereği, önceki satıcılara karşı kendisinden önceki malik ... ...'nün sahip olduğu tüm haklara sahip olacağı hususları tartışmasızdır.
    İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda; dava konusu araç ile ilgili olarak "sürüş testi esnasında traktörün vites geçişleri esnasında, özellikle vites yükseltmelerde debriyajdan ayak çok yavaş kaldırıldığı halde anormal bir şekilde traktörün öne doğru fırladığı/hopladığı tespit edilmiştir. Yükselen vites sayısına göre öne doğru fırlama durumunun daha fazla olduğu görülmüştür. Öne doğru fırlamanın; özellikle ayak debriyajdan kaldırıldıktan belirli bir süre (yaklaşık 2-3 saniye) sonra gerçekleştiği..." tespitlerine yer verilmiştir. Bununla birlikte davacı; dava dilekçesinde aracın yürüme aksamlarında sorun olduğu için çift süremediğini ve davalı firma yetkililerine defalarca bu sorun iletildiği halde davalıların ilgilenmediğini belirtmiş, ancak davalılara başvurduğunu ispata yarayacak herhangi bir iş emri belgesi dosyaya sunamamıştır.
    TBK'nın 223. maddesi ile dava konusu araçtaki ayıplar yönünden kendisine yüklenen “hemen ihbar” mükellefiyetini yerine getirip getirmediğini ispat yükü davacıdadır. Davacının dava konusu aracı alım tarihi ile dava tarihi değerlendirildiğinde araçtaki ayıbın alım tarihi itibariyle mevcut olduğunun buna rağmen davacının; dava konusu aracı imkân bulur bulmaz gözden geçirdiğini ve gördüğü ayıbı uygun süre içerisinde ihbar etme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlayamadığının kabulü gerekir.
    Bu durumda bölge adliye mahkemesince; davacının TBK'nın 223. maddesinde öngörülen "hemen ihbar" mükellefiyetini ispatlayamadığından aracın bedelinin iadesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de sonucu itibariyle karar doğru olduğundan hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması HMK'nın 370/4 maddesi hükmü gereğidir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru olan bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 16/02/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi