
Esas No: 2016/80706
Karar No: 2016/80706
Karar Tarihi: 9/10/2019
Anayasa Mahkemesinin bu kararı bireysel başvuru kararı olup kişisel veri içerme ihtimali bulunmaktadır. Her ne kadar yayınlamakta yasal bir sakınca bulunmasa da bunun kişilere zarar verme ihtimali karşısında bu kararı yayınlamıyoruz.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
O.A. BAŞVURUSU |
(Başvuru Numarası: 2016/80706) |
|
Karar Tarihi: 9/10/2019 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan |
: |
Hasan Tahsin
GÖKCAN |
Üyeler |
: |
Serdar
ÖZGÜLDÜR |
|
|
Burhan ÜSTÜN |
|
|
Hicabi DURSUN |
|
|
Selahaddin
MENTEŞ |
Raportör |
: |
Yusuf Enes
KAYA |
Başvurucu |
: |
O.A. |
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, yakalama, gözaltı ve tutuklamanın hukuka aykırı
olması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluk incelemelerinin
hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması, soruşturma dosyasında gizlilik
kararı verilmesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; arama ve elkoyma tedbirinin hukuka aykırı olması nedeniyle adil
yargılanma hakkının; gözaltı sürecindeki bazı uygulamalar nedeniyle kötü
muamele yasağının; ceza infaz kurumundaki bazı uygulamalar
nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının; mal varlığına tedbir
konulması nedeniyle mülkiyet hakkının, meslekten ihraç nedeniyle adil
yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 25/11/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön
incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm
tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal
Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler
çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucu, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel
Kurulunun 16/7/2016 tarihli kararı ile görevinden uzaklaştırılmış; 24/8/2016
tarihli kararı ile meslekten ihraç edilmiş ve bu karar 29/11/2016 tarihinde
kesinleşmiştir.
7. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının HSYK kararıyla meslekten
ihraç edilenler hakkında soruşturma işlemlerinin yapılması yönündeki yazısı
üzerine Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17/7/2016 tarihinde başvurucu
gözaltına alınmıştır.
8. Başvurucu 19/7/2016 tarihinde Hatay Cumhuriyet
Başsavcılığında ifade vermiştir. Başvurucunun ifade alma işlemi sırasında müdafii de hazır bulunmuştur.
9. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı 19/7/2016 tarihinde
tutuklanması istemiyle başvurucuyu Hatay 1. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk
etmiştir.
10. Hatay 1. Sulh Ceza Hâkimliği 19/7/2016 tarihinde başvurucunun
silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir.
11. Hatay 2. Sulh Ceza Hâkimliği 7/9/2016 tarihinde başvurucunun
tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir.
12. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz Hatay 1. Sulh Ceza
Hâkimliğinin 28/9/2016 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karar 1/11/2016
tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.
13. Başvurucu 25/11/2016 tarihinde bireysel başvuruda
bulunmuştur.
14. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı vererek
dosyayı Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.
15. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı 8/6/2017 tarihli
iddianamesi ile başvurucunun silahlı
terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle
Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açmıştır.
16. İddianame Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesince 24/7/2017
tarihinde kabul edilerek E.2017/294 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması
başlamıştır.
17. Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi 12/9/2017 tarihinde
yetkisizlik kararı vererek dosyayı Adana Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir.
18. Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesi de 30/1/2018 tarihinde karşı
yetkisizlik kararı vermiş ve yetkili mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyayı
Yargıtay 5. Ceza Dairesine göndermiştir.
19. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 28/3/2018 tarihinde Gaziantep Ağır
Ceza Mahkemesinin yetkili olduğuna karar vermiştir.
20. Yargıtay kararı üzerine Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesinin
E.2018/308 sayılı dosyası üzerinden yargılamaya başlanmıştır.
21. Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi 8/5/2018 tarihinde
başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası
ile cezalandırılmasına ve tahliyesine karar vermiştir.
22. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla davanın
istinaf incelemesi devam etmektedir.
IV. İLGİLİ HUKUK
23. İlgili hukuk için bkz. Adem Türkel (B. No: 2017/632, 23/1/2019, §§ 24-39) başvurusu
hakkında verilen karar.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
24. Mahkemenin 9/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda
başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal
Edildiğine İlişkin İddialar
1. Yakalama ve Gözaltının
Hukuki Olmadığına İlişkin İddia
a. Başvurucunun İddiaları
25. Başvurucu; yakalanmasının ve gözaltına alınmasının hukuka
aykırı olduğunu, ek gözaltı kararı alınmadan gözaltında tutulmaya devam
edildiğini, gözaltı kararına itiraz edemediğini belirterek kişi hürriyeti ve
güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
26. Anayasa Mahkemesi, kanunda öngörülen gözaltı süresinin
aşıldığı veya yakalama ve gözaltına alınmanın hukuka aykırı olduğu iddiaları
ile olağanüstü hâl şartları altında geçici bir süre için azami olarak otuz güne
kadar uygulanan gözaltı süresinin uzunluğunun makul olup olmadığı şikâyetlerine
ilişkin olarak bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla asıl dava sonuçlanmamış
da olsa 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 141.
maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili
bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Hikmet
Kopar ve diğerleri [GK], B. No: 2014/14061, 8/4/2015, §§ 64-72; Hidayet Karaca [GK], B. No: 2015/144,
14/7/2015, §§ 53-64; Günay Dağ ve diğerleri [GK],
B. No: 2013/1631, 17/12/2015, §§ 141-150; İbrahim
Sönmez ve Nazmiye Kaya, B. No: 2013/3193, 15/10/2015, §§ 34-47; Neslihan Aksakal, B. No: 2016/42456,
26/12/2017, §§ 30-37). Somut olayda başvurucunun bu kapsamda kalan iddiaları
bakımından anılan kararlardan ayrılmayı gerektiren bir durum mevcut değildir.
Aynı şekilde 5271 sayılı Kanun"un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (k)
bendi yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama ve tutuklama işlemine karşı
kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmamaları durumunda maddi
ve manevi her türlü zararlarının tazminini isteyebilmelerine imkân
sağlamaktadır. Dolayısıyla gözaltı kararına itiraz imkânından
yararlandırılmamaya ilişkin şikâyet yönünden de anılan tazminat yolunun
tüketilmesi gerekir.
27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi
nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Tutuklamanın Hukuki
Olmadığına İlişkin İddia
a. Başvurucunun İddiaları
28. Başvurucu; suç şüphesi ve bunu haklı kılan deliller ve
tutuklama nedeni bulunmamasına rağmen yetkili olmayan Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığının talimatıyla tutuklandığını, tutuklanmasında hâkimler için
öngörülen özel soruşturma usullerine riayet edilmediğini ileri sürmüştür.
Başvurucu ayrıca tutuklama kararının gerekçesiz olduğunu, adil kontrolün neden
yetersiz kalacağının açıklanmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği
hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
29. Başvuru konusu olayda ileri sürülen tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi
hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin
olarak daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu ve başvurucunun anılan
şikâyetiyle ilgili olarak 2017/25476 sayılı dosya üzerinden Birinci Bölüm Birinci Komisyon tarafından
yapılan inceleme sonunda açıkça dayanaktan
yoksun olması nedeniyle kabul
edilmezlik kararı verildiği tespit
edildiğinden başvurunun bu şikâyet yönünden mükerrer başvuru niteliğinde olduğu
anlaşılmaktadır.
30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine
karar verilmesi gerekir.
3. Tutukluluğun Makul Süreyi Aştığına İlişkin
İddia
a. Başvurucunun İddiaları
31. Başvurucu;ilgili
ve yeterli gerekçeler olmadan kişiselleştirme yapılmaksızın tutukluluğunun
devam ettirildiğini, tutukluluğa itirazlarının basmakalıp gerekçelerle
reddedildiğini, adli kontrol tedbirinin neden yetersiz kalacağının
açıklanmadığını ileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan
hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini
kendisi takdir eder (Tahir Canan,
B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun bu başlık altındaki
şikâyetlerinin tutukluluğun makul süreyi aşmasına ilişkin olduğu
değerlendirilmiş ve bu şikâyetler Anayasa"nın 19. maddesinin yedinci fıkrası
kapsamında incelenmiştir.
33.Başvuru konusu olayda ileri sürülen tutukluluğun makul süreyi
aştığı iddiasına ilişkin olarak daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu ve
başvurucunun anılan şikâyetiyle ilgili olarak 2017/25476 sayılı dosya üzerinden
Birinci Bölüm Birinci Komisyon
tarafından yapılan inceleme sonunda başvuru
yollarının tüketilmemesi nedeniyle
kabul edilmezlik kararı verildiği
tespit edildiğinden başvurunun bu şikâyet yönünden mükerrer başvuru
niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine
karar verilmesi gerekir.
4. Tutukluluk
İncelemelerinin Hâkim/Mahkeme Önüne Çıkarılmaksızın Yapıldığına İlişkin İddia
a. Başvurucunun İddiaları
35. Başvurucu, tutuklama kararına itiraz ve tutukluluğun
devamına ilişkin kararlarının dosya üzerinden, duruşma açılmaksızın verildiğini
ileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
36. Anayasa Mahkemesi, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme
önüne çıkarılmaksızın yapıldığına ilişkin başvurular bakımından bireysel
başvurunun incelendiği tarih itibarıyla kişi hâkim/mahkeme önüne çıkarılmış ise
asıl dava sonuçlanmamış da olsa 5271 sayılı Kanun"un 141. maddesinde öngörülen
tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu
olduğunu kabul etmiştir (Salih Sönmez,
B. No: 2016/25431, 28/11/2018, §§ 166-177). Somut olay bakımdan 19/7/2016
tarihinde tutuklanıp 8/5/2018 tarihinde hâkim/mahkeme önüne çıktığı (yaklaşık
22 ay) anlaşılan başvurucunun bu kapsamdaki şikâyeti bakımından anılan karardan
ayrılmayı gerektiren bir durum mevcut değildir.
37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi
nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
5. Soruşturma Dosyasına Erişimin Kısıtlandığına
İlişkin İddia
a. Başvurucunun İddiaları
38. Başvurucu; tutuklanmasına dayanak teşkil eden soruşturma
dosyası üzerinde gizlilik kararı bulunduğunu, tutuklanmasına neden olan esaslı
delillere ve dosyaya erişemediğini, gizlilik kararı kapsamında olmayan
belgelerin de kendisine verilmediğini, bu nedenle tutuklama kararına etkili bir
şekilde itirazda bulunamadığını, savunma yapamadığını ileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
39. Başvuru konusu olayda ileri sürülen soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedeniyle
kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına
ilişkin olarak daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu ve başvurucunun anılan
şikâyetiyle ilgili olarak 2017/25476 sayılı dosya üzerinden Birinci Bölüm Birinci Komisyon tarafından
yapılan inceleme sonunda açıkça dayanaktan
yoksun olması nedeniyle kabul
edilmezlik kararı verildiği tespit
edildiğinden başvurunun bu şikâyet yönünden mükerrer başvuru niteliğinde olduğu
anlaşılmaktadır.
40. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine
karar verilmesi gerekir.
B. Arama ve Elkoyma Kararlarının Hukuka Aykırı Olması Nedeniyle Özel
Hayata ve Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
41. Başvurucu, arama ve elkoyma
kararlarının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
42. Başvuru konusu olayda ileri sürülen arama ve elkoyma kararının hukuka aykırı olduğu iddiasına ilişkin
olarak daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu ve başvurucunun anılan
şikâyetiyle ilgili olarak 2017/7832 sayılı dosya üzerinden Birinci Bölüm İkinci Komisyon tarafından
yapılan inceleme sonunda başvuru yollarının
tüketilmemesi nedeniyle kabul
edilmezlik kararı verildiği tespit
edildiğinden başvurunun bu şikâyet yönünden de mükerrer başvuru niteliğinde
olduğu anlaşılmaktadır.
43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine
karar verilmesi gerekir.
C. Kötü Muamele Yasağının
İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
44. Başvurucu; gözaltında havasız ve küçük bir nezarethanede
tutulduğunu, adliyede sorgu işlemi öncesinde kötü koşullarda bekletildiğini,
yorgun ve uykusuz bırakıldığını, adliyede bekletildiği sırada yemek
ihtiyaçlarının karşılanmadığını, avukatının yanına gelmesine izin
verilmediğini, kendi personelinin de göreceği şekilde adliyede bekletilmesi
nedeniyle rencide edildiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
45.Başvurucunun iddiaları kötü muamele yasağı çerçevesinde
değerlendirilmiştir.
46. Başvuruya konu olayda başvurucu, genel olarak insani olmayan
gözaltı koşullarında kasti bir şekilde tutulduğunu ve gözaltı süresince kamu
görevlileri tarafından kötü muameleye maruz bırakıldığını ileri sürmektedir. Bu
kapsamda başvurucu, gözaltında tutma koşullarının yetersizliğinden de bahsetmiş
ise de maruz kaldığını ileri sürdüğü kötü muamelenin kamu görevlilerinin kasıt
ve/veya ihmalinden mi yoksa salt tutulma koşullarından mı kaynaklandığını
açıkça belirtmemiştir. Bu bağlamda somut olayın koşullarının başvurucunun
anılan iddialarının kamu görevlilerinin kasıt ve/veya ihmalinden kaynaklanıp
kaynaklanmadığına dair adli ve/veya idari bir soruşturmayla ortaya konması
gerekmektedir. Başvurucunun anılan iddialarını herhangi bir adli ve/veya idari
bir merciye ilettiğine dair bilgi veya belge
sunmadığı da gözetildiğinde hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları
tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır (benzer yöndeki
değerlendirmeler için bkz. Mehmet Hasan
Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 249; Ufuk Arslan, B. No: 2017/34473,
26/12/2018, § 87) .
47. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi
nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
D. Özel Hayata ve Aile Hayatına Saygı Hakkının
İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
48. Başvurucu; avukatıyla yazışmalarının okunduğunu, avukatıyla
ve ailesiyle yaptığı görüşmelerin kayda alındığını, kendisine kitap
gönderilmesinin yasaklandığını, savunmaya ilişkin belge alışverişinde
bulunamadığını belirterek özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri
sürmüştür.
2. Değerlendirme
49. Başvurucunun bu şikâyetleriyle ilgili olarak İnfaz
Hâkimliğine başvurduğuna dair bilgi veya belge sunmadığı da gözetildiğinde
hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda
bulunduğu anlaşılmaktadır.
50. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul
edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez
olduğuna karar verilmesi gerekir.
E. Mülkiyet Hakkının
İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
51. Başvurucu mal varlığına tedbir konulması nedeniyle mülkiyet
hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
52. Anayasa Mahkemesi, başvurucuların mal varlığına konulan
tedbir nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yaptığı başvurular
bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla bu tedbir kararı
kaldırılmış ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına
atıf yaparak- 5271 sayılı Kanun"un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası
açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna
varmıştır (Mehmet Ali Aslan, B.
No: 2013/2429, 30/3/2016, § 28; Mustafa Ünal,
B. No: 2017/21149, 28/11/2018, § 112). Somut olayda başvurucu hakkında
uygulanan tedbirin 21/11/2016 tarihinde kaldırıldığı anlaşıldığından somut
başvuru yönünden anılan içtihatlardan ayrılmayı gerektirir bir durum olmadığı
anlaşılmıştır.
53. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi
nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
F. Meslekten İhraca
İlişkin Şikâyetler Yönünden
1. Başvurucunun İddiaları
54. Başvurucu; hukuka aykırı bir şekilde meslekten ihraç
edildiğini, maaşına el konulduğunu, lojmandan çıkarıldığını ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
55. Başvurucunun bu şikâyetleri meslekten ihraç kararına bağlı
şikâyetler olarak değerlendirilmiştir.
56. Başvuru konusu olayda ileri sürülen meslekten ihraca ilişkin
şikâyetlere ilişkin olarak daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu ve
başvurucunun anılan şikâyetiyle ilgili olarak 2017/7832 sayılı dosya üzerinden Birinci Bölüm İkinci Komisyon tarafından
yapılan inceleme sonunda başvuru yollarının
tüketilmemesi nedeniyle kabul
edilmezlik kararı verildiği tespit
edildiğinden başvurunun bu şikâyet yönünden de mükerrer başvuru niteliğinde
olduğu anlaşılmaktadır.
57. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine
karar verilmesi gerekir.
G. Diğer Şikâyetler
Yönünden
1. Başvurucunun İddiaları
58. Başvurucu; Savcılık ifadesinde kendisine FETÖ/PDY üyesi olup
olmadığına, FETÖ/PDY"ye sempati duyup duymadığına,
çocuklarının hangi okullara gittiğine ilişkin sorular sorulduğunu, bu suretle
düşüncelerini açıklamak zorunda bırakıldığını ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
59. Somut olayda başvurucuya sorulan soruların yöneltilen
suçlamaya ilişkin olduğu değerlendirilmiştir. Başvurucuya yüklenen suç hakkında
açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu hatırlatılmıştır. Dolayısıyla
başvurucunun bu sorulara cevap verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Başvurucunun
açıklama yapmak zorunda bırakıldığına ilişkin bir husus da tespit
edilememiştir.
60. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun bu iddiasına ilişkin
olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle
kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli
tutulması talebinin KABULÜNE,
B. 1. Yakalama ve gözaltının hukuki olmadığına ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle
KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Tutuklamanın hukuki olmadığına ilişkin iddianın mükerrer başvuru olması nedeniyle REDDİNE,
3. Tutukluluğun makul süreyi aştığına ilişkin iddianın mükerrer başvuru olması nedeniyle REDDİNE,
4. Tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne
çıkarılmaksızın yapıldığına ilişkin iddianın başvuru
yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
5. Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlandığına ilişkin iddianın
mükerrer başvuru olması nedeniyle
REDDİNE,
6. Arama ve elkoyma kararlarının
hukuka aykırı olması nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının
ihlal edildiğine ilişkin iddianın mükerrer
başvuru olması nedeniyle REDDİNE,
7. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle
KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
8. Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine
ilişkin iddianın başvuru yollarının
tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
9. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle
KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
10. Meslekten ihraca ilişkin şikâyetlerin mükerrer başvuru olması nedeniyle REDDİNE,
11. Diğer şikâyetlerin açıkça
dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerine BIRAKILMASINA
9/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.