
Esas No: 2018/5774
Karar No: 2018/5774
Karar Tarihi: 9/10/2019
Anayasa Mahkemesinin bu kararı bireysel başvuru kararı olup kişisel veri içerme ihtimali bulunmaktadır. Her ne kadar yayınlamakta yasal bir sakınca bulunmasa da bunun kişilere zarar verme ihtimali karşısında bu kararı yayınlamıyoruz.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
MUSTAFA KÖKTEN BAŞVURUSU |
(Başvuru Numarası: 2018/5774) |
|
Karar Tarihi: 9/10/2019 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
Başkan |
: |
Hasan Tahsin
GÖKCAN |
Üyeler |
: |
Serdar
ÖZGÜLDÜR |
|
|
Burhan ÜSTÜN |
|
|
Hicabi DURSUN |
|
|
Selahaddin
MENTEŞ |
Raportör |
: |
Abdullah
UÇAR |
Başvurucu |
: |
Mustafa
KÖKTEN |
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun
makul süreyi aşması ve tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne
çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının
ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 26/2/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön
incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm
tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama
imkânının bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına
(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal
Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler
çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/79977-56
sayılı soruşturması kapsamında 1/9/2016 tarihinde gözaltına alınmış; Adana 7.
Sulh Ceza Hâkimliğinin 2/9/2016 tarihli kararıyla Fetullahçı
Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanmasına (PDY) üye olma
suçundan tutuklanmıştır.
9. Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/9/2017 tarihli kararıyla
başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 9 yıl hapis cezasıyla
cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir.
10. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 19/1/2018
tarihli kararı ile başvurucunun istinaf isteminin reddine ve tutukluluk hâlinin
devamına karar vermiştir.
11. Başvurucu tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara itiraz
etmiş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 20/2/2018 tarihinde
itirazın reddine karar vermiştir.
12. Başvurucu 26/2/2018 tarihinde bireysel başvuruda
bulunmuştur.
13. Başvurucunun istinaf istemin reddine ilişkin karara karşı
yaptığı temyiz başvurusu Yargıtay 16. Ceza Dairesince incelenmiş ve Dairenin
6/12/2018 tarihli ilamıyla başvurucu hakkındaki hüküm onanarak kesinleşmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
14. Mahkemenin 9/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda
başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli Yardım Talebi
Yönünden
15. Adli yardım talebinde bulunan başvurucunun başvuru
giderlerini karşılayabilecek ölçüde mal varlığı bulunmadığı ve taleplerinin
dayanaktan yoksun olmadığı anlaşılmış olup 6100 sayılı Kanun’un 334. maddesinin
(1) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım taleplerinin kabulü ile yargılama
giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına karar verilmesi gerekir.
B. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
16. Başvurucu; tutuklama tedbirinin hukuki olmadığını,
tutukluluğun makul süreyi aştığını ve tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme
önüne çıkarılmaksızın yapıldığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği
hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
17. Bakanlık görüşünde, kabul edilebilirlik yönünden bireysel
başvurunun ilk derece mahkemesinin nihai kararını verdiği 29/9/2017 tarihinden
itibaren otuz gün içinde yapılmaması nedeniyle başvuruda süre aşımı olduğu
ileri sürülmüştür. Esas yönünden yapılan değerlendirmede ise tutuklama ve
tutukluluğun devamı kararlarına atıf yapılarak somut olayda suç işlendiğine
ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu belirtilmiştir.
18. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında tutuklama ve
tutukluluğun devamı kararlarında gösterilen eylemlerin suç teşkil etmediğini
ileri sürmüştür.
C. Değerlendirme
19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun"un "Bireysel başvuru usulü" kenar başlıklı 47.
maddesinin (5) numaralı fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:
"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının
tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten
itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir."
20. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü"nün
(İçtüzük) "Başvuru süresi ve
mazeret" kenar başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası
şöyledir:
"Bireysel
başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu
öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması
gerekir."
21. Bireysel başvuruların 6216 sayılı Kanun"un 47. maddesinin
(5) numaralı fıkrası ile İçtüzük"ün 64. maddesinin
(1) numaralı fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru
yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde
yapılması gerekmektedir.
22. Başvurunun süresinde yapılmış olması, her aşamada dikkate
alınması gereken usule ilişkin şarttır (Yasin
Yaman, B. No: 2012/1075, 12/2/2013, § 18).
23. Bir suç isnadına bağlı olarak tutuklu olma durumunda,
tutukluluk süresinin kanunda öngörülen azami süreyi veya makul süreyi aştığı
iddiasıyla yapılacak bireysel başvurunun ilk derece yargılaması devam ederken
tutukluluğun devamına karar verilen her aşamada başvuru yolları tüketildikten
sonra başvuru süresi içinde yapılması gerekir (Mehmet
Emin Kılıç, B. No: 2013/5267, 7/3/2014, § 28).
24. Bu bağlamda bir suç isnadına bağlı olarak tutuklulukla
ilgili şikâyetleri içeren bireysel başvurunun hükümle birlikte verilen tutukluluğun
devamı kararı sonrasında yapılması hâlinde tutukluluğun devamı kararına itiraz
edilmemiş ise kararın verildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren, itiraz
edilmiş ise itiraz merciince verilen kararın öğrenildiği tarihten itibaren otuz
gün içinde yapılması gerekmektedir (Fırat İşgören, B. No: 2014/6425, 17/11/2016, § 34).
25. Somut olayda başvurucunun 2/9/2016 tarihinde tutuklandığı,
hazır bulunduğu duruşmada Adana 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 29/9/2017 tarihli
kararı ile mahkûmiyetine ve tutukluluk hâlinin devamına karar verildiği
anlaşılmıştır. Buna göre ilk derece mahkemesinin 29/9/2017 tarihli mahkûmiyet
ve tutukluluğun devamı kararı ile başvurucunun tutukluluk hâli sona ermiştir.
Bu karar başvurucu ile müdafiine aynı tarihte tefhim
edilmiş olup başvurucu, anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvurduğuna
dair bilgi veya belge sunmamıştır. Bu belirlemeler karşısında tutuklulukla
ilgili şikâyetleri içeren bireysel başvurunun ilk derece mahkemesinin nihai
kararını verdiği 29/9/2017 tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılması
gerekirken 26/2/2018 tarihinde yapılması nedeniyle başvuruda süre aşımı olduğu
sonucuna varılmıştır.
26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul
edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi
gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin kabulüne;
B. Başvurunun süre aşımı
nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu"nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi
mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten
TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 9/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.