
Esas No: 2021/12786
Karar No: 2022/6450
Karar Tarihi: 30.06.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/12786 Esas 2022/6450 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Davacı, tapusuz taşınmazın kendisine ait olduğunu ve 20 yıldan fazladır üzerinde zilyetlik haklarının olduğunu belirterek taşınmazın tescilini talep etti. Mahkeme, davacının talebini kabul ederek tapu kaydının davacı adına yapılmasına karar verdi. Ancak Hazine vekili tarafından temyiz edildi. Yargıtay, davacının sadece Hazine aleyhine davayı açtığını ancak TMK'nin 713/3. maddesi uyarınca ilgili kamu tüzel kişiliklerine de husumet yöneltilmesi gerektiğini belirtti. Bu nedenle davacıya, davasını Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na da yönlendirmesi için süre verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu. Ayrıca, çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığının araştırılmadan hüküm kurulmasının da usul ve yasaya uygun olmadığını belirtti.
Kanun Maddeleri:
- TMK'nin 713/1, 713/3. maddeleri
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14, 17. maddeleri
- 4721 sayılı TMK'nin 713/3. maddesi
- 6360 sayılı Kanun
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapusuz Taşınmazın Tescili
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, ... ili Manavgat ilçesi Ulukapı Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında taşlık - çalılık olarak tespit harici bırakılan taşınmazı müvekkili olan davacının imar ihya ederek tarım arazisi haline getirdiğini, taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin nizasız ve fasılasız olarak 20 yıldan fazla olduğunu belirterek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak taşınmazın davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, fen bilirkişileri Sakıp ... ve ... Dikmen tarafından tanzim olunan 15.12.2014 tarihli rapor ve ekindeki krokide A harfi ile ... renkle gösterilen 2.888,23 m²’lik taşınmaz ile aynı krokide B harfi ile ... renkle gösterilen 3.466,24 m²’lik taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakılan taşınmazın TMK'nin 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. Maddeleri uyarınca tescili istemine ilişkin olup, bu nitelikteki davalarda, 4721 sayılı TMK'nin 713/3. maddesi gereğince Hazine yanında ilgili kamu tüzel kişiliklerine de husumet yöneltilmesi zorunludur. Davacı tarafından dava yalnızca Hazine aleyhine açılmış olup, yargılama sırasında dava ilgili kamu tüzel kişisi olarak ...'na yöneltilmiş ise de, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun uyarınca ilgili kamu tüzel kişisi olarak ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın da davada taraf olarak yer alması gerektiği gözden kaçırılmıştır. Bu haliyle taraf teşkilinin tamamlandığından söz edilemez. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilemez.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, 6360 sayılı Kanun uyarınca ... İli'nin mülki sınırlarının büyükşehir belediyesi sınırı olarak belirlendiği, büyükşehir sınırlarındaki köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliklerinin sona erdiği dikkate alınarak davacıya, davasını ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na da yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde anılan belediyeden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirmesi halinde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; dava konusu yerin evveliyatının kadastro sırasında taşlık ve çalılık olarak bırakıldığı ve bu nedenle imar-ihyaya muhtaç bir yer olduğu anlaşıldığı halde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi uyarınca çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan hüküm kurulması da usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. Maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,30.06.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.