
Esas No: 2022/3440
Karar No: 2022/6448
Karar Tarihi: 30.06.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3440 Esas 2022/6448 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Mahkeme, davacının tapu iptali ve tescil istemine ilişkin dava açtığını ve taşınmazın tarım arazisi olduğunu iddia ettiğini, ancak davalı orman idaresi tarafından tapuda orman olarak kaydedildiğini belirtti. Davalı orman idaresi bu kaydın iptali için dava açan davacıyı reddetmesi üzerine davacı temyize başvurdu. Yargıtay kararıyla, taşınmazın orman olarak kaydedilmesinin doğru olup olmadığının belirlenmesi için orman bilirkişilerinin keşif yapması gerektiği belirtildi. Mahkeme, bu karara uyarınca yapılan keşif sonucunda, taşınmazın davalı orman idaresi adına kayıtlı tapu kaydının iptal edilmesi ve davacı adına tapuya kaydedilmesine karar verdi. Ancak, bu keşif yetersiz olduğu için karar bozuldu. Yeniden keşif yapılması ve taşınmazın niteliği, kullanım durumu, sınırları ve çevresi ile ilgili detaylı bir rapor oluşturulması gerektiği belirtildi. Kararda, 6831 sayılı Orman Kanunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu ve değiştirilmiş 4. maddenin yürürlükte olduğu 5304 sayılı Kanun'a atıfta bulunuldu. Ayrıca, hükmün bozulması durumunda karar düzeltme hakkına dikkat çekildi.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada Mahkemece verilen hükmün davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., ... ili Sincik ilçesi ... Köyü 106 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kapsamında kalan yeri ... ... ve ... ... isimli kişilerden haricen köy senedi ile satın aldığını, çekişme konusu bölümün orman vasfında olmadığını, üzerinde yaklaşık 150 yıllık altı kök dut, bir kök erik, üç kök kayısı, iki kök armut, iki kök kavak ağacı bulunduğunu, 100 yıldan beri tarım arazisi olarak kullanıldığını, zilyetlik yolu ile kendisine intikal ettiğini ileri sürerek, taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle verilen davanın reddine karar ilişkin önceki hüküm, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15/05/2014 tarih ve 2014/3865-5577 Esas, Karar sayılı ilamıyla; “Dava konusu taşınmazın, tapuda orman olarak kayıtlı bulunan 522 he 3973,83 m2 büyüklüğündeki orman parseli içinde bulunduğu, bir sınırında 106 ada 3 parsel sayılı taşınmaz varken diğer sınırlarının tamamen orman parseli ile çevrili olduğu, mahkemece dava konusu taşınmaza komşu olan 106 ada 3 parselin kadastro tutanağı, varsa dayanağı belgelerin getirtilmediği, taşınmazın orman içi açıklık olup olmayacağının da denetlenmediği, öte yandan alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yetersiz ve çelişkili bulunduğu, orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın memleket haritasındaki konumu gösterilirken kadastro paftası ile çakıştırma yapılmadığı gibi, dava konusu taşınmaz komşuları ile birlikte gösterilmediğinden bilirkişi raporunun denetlenemediği, ayrıca orman bilirkişi raporunda yerin, en eski tarihli memleket haritasında genel olarak yeşil alanda kaldığı söylenmesine karşın, rapor ekindeki memleket haritasında davalı alan olarak işaretlenen kısmın açık renkli olduğunun gözüktüğü, fen bilirkişi raporuna ekli krokide ise davalı alanın içinde bulunduğu 106 ada 1 parselin tamamının gösterilmediği ve dava edilen alanların (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlarının komşu parseller içinde kaldığının belirtildiği, ancak krokide bu alanların net olarak gösterilmediği, raporların bu çerçevede çelişkili ve net olmadığı, yine, mahkemece dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 6831 sayılı Orman Kanunu ya da 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi gereğince yapılmış orman kadastrosu bulunup bulunmadığının da araştırılmadığı açıklanarak, öncelikle orman sınırlandırılmasının 4785 sayılı Kanun hükümleri nazara alınarak yapılmış ise, haritası uygulanmak suretiyle, sınırlandırma, 4785 sayılı Kanun hükümleri nazara alınmadan 3116 sayılı Kanuna göre yapılmış ve taşınmaz, tahdit sınırları dışında kalıyor ise veya sınırlandırma hiç yapılmamışsa, memleket haritası, eski ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli yer ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, bu belgelerde taşınmazın ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmesi, dava konusu taşınmaza komşu olan 106 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağı, varsa dayanağı belgeler, hükmen tescil edilmiş ise hüküm dosyası dosya arasına alınması ve bu belgelerle birlikte dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereği orman içi açıklık olup olmadığı da değerlendirilecek şekilde bilirkişilerden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, ... ili Sincik ilçesi ... Mahallesi 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 09.09.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda belirlenen A, B, C ve D harfleriyle gösterilen toplamda 10.762,02 m²’lik kısmının davalılardan Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen alanlarının yirmi yılı aşkın süredir davacı tarafından kullanıldığı, bu kullanımın nizasız ve fasılasız olduğu, sınırlarının sabit ve belirlenebilir olduğu, kuru tarım arazisi vasfında olduğu, orman vasfında olmadığı gibi, köye veya devlete ait yerlerden de olmadığı ve ziraat arazisi devamında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, orman bilirkişisi raporu ekinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yerlerin gösterildiği ancak memleket haritasının dayanağı ... fotoğraflarının dosya içerisinde bulunmadığı, dolayısıyla orman bilirkişisinin dava konusu yerleri anılan ... fotoğrafı üzerinde göstermediği, bu nedenle eski tarihli ... fotoğraflarında çekişme konusu yerin ne olarak göründüğünün belirlenemediği ve sonuç olarak alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanı kapsayan en eski tarihli ... fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden getirtildikten sonra, dava dosyası fen ve orman bilirkişilerine tevdi edilerek, memleket haritası ve ... fotoğrafları ölçekleri kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve ... fotoğrafları ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, bu haritalar komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve ... fotoğrafları üzerinde gösterilmesi istenilmeli ve bilirkişilere ... fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, davaya konu konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği, kullanım sınırlarının hangi tarihlerde oluştuğu hususlarının ve taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsinin, yaşının, dağılımının ve kapalılık oranının açıklandığı müşterek imzalı, açıklamalı ve krokili rapor düzenlettirilmeli ve bundan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 30.06.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.