14. Hukuk Dairesi 2013/10978 E. , 2013/15234 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.12.2008 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve müdahil ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma isteminin değerden reddine dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, suya vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacılar, kadimden beri kullandıkları genel su kaynağına yakın yerde bulunan davalılara ait keson kuyuların derinleştirme çalışmaları nedeni ile sularının azaldığını belirterek davalıların müdahalelerinin önlenmesini, suyun eski hale getirilmesini, eski hale gelmediği takdirde davalıların su kaynağından kullanma hakkı verilmesini istemişlerdir.
Davalılar vekili, aynı konuda davacılar tarafından suya müdahalenin önlenmesi davası açıldığını, Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/158-357 sayılı ve 28.09.2006 tarihli ilamı ile reddedildiğini ve onama kararı ile kesinleştiğini, bu nedenle kesin hüküm bulunduğunu, 2006 yılı Haziran ayında meydana gelen sel nedeniyle kullandıkları su kaynağının gözesinin kapandığını, açmak için yan taraftan deneme kuyusu açıldığını, fakat gözenin açılmasından sonra dava konusu kuyuyu kapattıklarını, davacıların hepsinin yararlandığı ayrı özel suları bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21.10.2008 günlü 2008/11236 Esas, 2008/17368 Karar sayılı ilamı ile ilamda yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabülü ile davacıların davalılar tarafından kullanılan 20.12.2010 tarihli fen bilirkişisinin raporunda gösterdiği 1 ve 2 no"lu kaynaklardan kullanım hakkı verilmesine, 1 no"lu kaynak önüne bir kaptaj inşaa edilerek kaynak suyunun buraya akması sağlanarak, 1 no"lu kaynaktan sağlanan su debisinin % 40"ı davalıların kullanımında bırakılmasına, su debisinin % 60"ı köy havuzuna akıtılarak davacıların kullanımında bırakılmasına, 2 no"lu kaynaktan sağlanan su debisinin % 100"ü köy havuzuna akıtılarak davacıların kullanımına bırakılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili ve müdahil ... temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalılar vekilinin ve müdahil ..."ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Somut olayda, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında suların en az olduğu sulama döneminde yeniden keşif yapılarak öncelikle tarafların yararlandıkları başka sular varsa bunlarda dikkate alınarak dava konusu suya olan ihtiyaçlarının belirlenmesi suretiyle oluşacak sonuca göre taraflar arasında su kullanma rejimi kurulması gerektiği belirtildiği halde mahkemece tarafların sahip olduğu keson kuyular ve diğer su kaynakları bilirkişi raporu ile tespit edildiği halde tarafların ihtiyaçlarının belirlenmesinde bu su kaynakları dikkate alınmamıştır. Ayrıca mahkemece taraflar arasında kurulan su rejimi de infaza elverişli değildir. HMK"nın 297. maddesi gereğince verilen kararda iki tarafa yükletilen hak ve görevlerin şüphe ve tereddüte yer verilmeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Mahkemece, bu hüküm gözetilerek; suyun belirlenen nispetlere göre taraflar arasında paylaştırılmasını sağlayacak olan düzeneğin kurulması için gerekli giderlere katlanacak tarafın kararda gösterilmesi gerekirken, infaz sırasında şüphe ve tereddüdü gerektirecek bir durum yaratılması da doğru olmamıştır
Bu durumda mahkemece jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi, fen bilirkişisi ve Ziraat Mühendisinden oluşacak) bilirkişi heyeti ile suların az olduğu dönemde mahallinde keşif yapılarak, tarafların sahip olduğu su kaynakları dikkate alınarak asgari su ihtiyaçları belirlenmeli, bu ihtiyaç durumuna göre de 20.12.2010 tarihli fen bilirkişi rapor ekinde gösterilen 1 numaralı su kaynağından infaza elverişli bir su rejimi ve su düzeneği kurulmalı ve kurulacak düzeneğin giderlerine katlanacak tarafın kararda gösterilmesi gerekirken taraflar arasında yeni ihtilaflar yaratır şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin ve müdahil İhsan Ulutaşın temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.