Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/3494
Karar No: 2014/12351
Karar Tarihi: 04.11.2014

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2014/3494 Esas 2014/12351 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, terekeye intikal etmiş taşınmazlar üzerindeki kullanıcı şerhlerinin terekeye döndürülmesi amacıyla Hazine'ye karşı dava açmıştır. Ancak, davacıların tüm mirasçılar tarafından dava açılması gereken bir davada, diğer mirasçıların muvafakat alınmadan veya temsilci atanmadan dava açması yanlıştır. Mahkeme, tarafların davada usule uygun davalarını açmadığını, mirasçıların zorunlu dava arkadaşları olduğunu belirtmiştir. Dava, istenen şekilde açılır ve mahkeme tarafından sonuçlandırılırsa, taşınmazların beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhi iptal edilebilir ve miras M.. Y..'in mirasçıları lehine zilyetlik şerhi konulabilir. Kararda, bu sürecin nasıl işleyeceği açıkça belirtilmemiştir. Kanun maddeleri olarak, davacıların taleplerinin çekişmeli taşınmazların kullanıcı şerhi iptali ve muris M.. Y.. mirasçıları lehine zilyetlik şerhi verilmesine yönelik olduğu ve bu tür davalarda mirasçıların davayı birlikte yürütmeleri gerektiği belirtilen Türk Medeni Kanunu'nun 738. maddesi ve mirasçıların davada zorunlu dava arkadaşları olduğu belirtilen Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 113. maddesi yer almaktadır.
16. Hukuk Dairesi         2014/3494 E.  ,  2014/12351 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ALANYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 29/11/2011
    NUMARASI : 2006/335-2011/821

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kullanım kadastrosu sırasında...Köyü çalışma alanında bulunan 125 ada 28, 29, 31, 33 ve 127 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 888.67, 2,867.53, 3.990,58, 3,034.56 ve 4,129.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa"nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve sırasıyla Ş.. A.. ve A.. A.., D.. Y.. ve A.. Y.., D.. Y.., Ö.. Y.., D.. Y.. ve A.. Y.."ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiş, çekişmeli taşınmazlardan 125 ada 29, 31 parseller ile 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazların üzerindeki kullanıcı şerhleri hükmen terkin edilmiştir. Davacılar N.. Y.. ve müşterekleri taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğu iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay bozma ilamında özetle; "davacıların taleplerinin dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında zilyet olarak gösterilmesi olduğu, tarafların iddia ve savunmalarının toplanması, sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda A.. Y.., F. M.. A..., A.. Ö.., T.. Ö.. açısından 21.9.2010 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına, davanın tüm mirasçılar tarafından açılıp yürütülmesi gerekirken usuli işleme uyulmadığından diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı N.. Y.. tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece; davacılardan A.. Y.., E.. A.., A.. Ö.. ve T.. Ö.."ın davayı takip etmediklerinden 20.07.2010 tarihinde davalarının HUMK"nın 409 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı, yasal süre içerisinde usulüne uygun harcının verilerek davalarını yenilemedikleri gerekçesi ile adı geçenler yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden ise; davanın taşınmazların beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptali ile muris M.. Y.. mirasçıları lehine zilyetlik şerhi verilmesine yönelik olduğu, bu tür davalarda mirasçıların davayı birlikte yürütmeleri gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar 3. kişi konumunda
    tespit maliki Hazine ile, taşınmazlar üzerinde lehlerine zilyetlik şerhi bulunan kişilere karşı taşınmazlar üzerindeki zilyetlik şerhinin terekeye döndürülmesi istemiyle dava açmışlardır. Mirasçılar arasında elbirliğiyle mülkiyet hükümleri geçerli olup ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Bu nedenle, miras yoluyla gelen hakka dayanılarak genel mahkemelerde açılacak davalarda, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya diğer mirasçıların muvafakatlarını almaları ya da miras şirketine temsilci tayin ettirmeleri gereklidir. Tüm mirasçıların davada taraf olmaması nedeni ile davada taraf koşulu sağlanmamış ise de; bu husus davanın reddini gerektirmez. Yukarıda bahsedildiği gibi terekeye temsilci atanması veya tüm mirasçıların muvafakatlarının alınması suretiyle davaya devam edilebilir. Somut olayda; muris M.. Y.."ın D.. Y.. dışındaki davacı mirasçıları birlikte dava açtıklarına ve dava dilekçesi davacı mirasçılar açısından muvafakat olarak nitelendirileceğine göre; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece davalı konumunda olan D.. Y..’ın davacı olarak davaya katılması ya da muvafakatinin sağlanması, olmadığı takdirde terekeye temsilci atanması sağlanmalı, taraf teşkili tamamlandıktan sonra, işin esasına girilerek talep hakkında karar verilmelidir. Buna rağmen taraf teşkilinin sağlanamaması durumunda ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek doğrudan usulden red kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi