14. Hukuk Dairesi 2013/13839 E. , 2013/15547 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.11.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, birleştirilen davada geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi davasının reddine, geçit hakkı kurulması istemine ilişkin davanın kabulüne dair verilen 09.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-birleştirilen davanın davalısı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 133 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, komşu 17 parsel sayılı taşınmaz malikinin sınırda bulunan duvarı yıkarak yol yapmak suretiyle elattığını, elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı ve birleştirilen dosyanın davacısı, önceden açtığı 2010/357 Esas, 2010/857 Karar sayılı dosyada 133 sayılı parselden geçit hakkı tesisi için davalı ile anlaştıklarını bu nedenle davadan feragat ettiğini ancak davalının bu talebini reddettiğini beyanla 17 sayılı parsel taşınmazı lehine, davalı adına kayıtlı 133 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tesisini istemiştir.
Mahkemece, davaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonunda elatmanın önlenmesi davasının reddine, birleştirilen geçit hakkı tesisi davasının kabulüne karar verilmesine dair hüküm, davacı- birleşen davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 10.2.2012 tarhli 2012/12895-14268 sayılı ilamıyla ""...davalıya ait taşınmazın kullanım şekli ve bütünlüğü gözetilip güneyden, uç kısımdan davalı 133 parsel sayılı taşınmaza en az zarar verecek şekilde geçit yeri tespit edilmelidir. Mahkemece Dairemizin yukarıda belirtilen ilkeleri doğrultusunda araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden" hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve elatmanın önlenmesi talebinin reddine, birleştirilen geçit hakkkı kurulması istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı-birleştirilen davanın davalı vekili temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Geçit davalarında uygulanacak kesintisizlik ilkesi gereğince lehine geçit hakkı kurulan taşınmazdan itibaren genel yola ulaşıncaya kadar geçit hakkı kurulması gerekir.
Bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Somut olaya gelince; mahkemece, geçit hakkı kurulmasına ilişkin davanın kabulü ile 105 ada 17 parsel sayılı taşınmaz lehine 105 ada 33 parsel sayılı taşınmazın 11.3.2013 tarihli bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümünden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Bu şekilde kurulacak geçit, aleyhine geçit irtifakı kurulan 33 parsel sayılı taşınmazın ekonomik kullanım bütünlüğünü bozmaktadır ancak bozma sonrası yapılan araştırmada başka bir yerden geçit kurulamayacağının açıkça belirlenmesi nedeniyle mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak bölünen parça maliki tarafından ekonomik olarak kullanılamayacağından bölünen parça için de geçit bedeli hesaplatıp bu bedelin de malikine ödenmek üzere depo edilmesi suretiyle uyuşmazlığın hükme bağlanması gerekirken bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı- birleşen davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 11.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.