
Esas No: 2021/5008
Karar No: 2022/5836
Karar Tarihi: 15.06.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/5008 Esas 2022/5836 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Davacı tarafından açılan kullanım kadastrosu tespitine itiraz davası sonucunda, mahkeme 102 ada 835 nolu parselin kullanım kadastrosu tespitini iptal ederek bahçe vasfı ile beyan edilmesine karar vermiştir. Hazine ve Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabul edilmesiyle birlikte söz konusu parselin orman sınırları dışına çıkarılması ve tapuda tescil edilmesi hükme bağlanmıştır. Ancak davacı asıl tarafından taşınmazın tamamı üzerinde kullanıcı şerhi verilmesi gerektiği iddiasıyla, bu kısmın kesinleşen kısmı dışında kalan kararını temyiz etme hakkı bulunmamaktadır.
Kanun Maddeleri:
-HMK’nin 341 ila 373. maddeleri arasında düzenleme altına alınan hükümler.
-6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
K A R A R
Davacı vekilince, kullanım kadastrosu tesbitine itiraz talepli olarak davalılar Hazine, Kadastro Müdürlüğü, kullanıcı şerhi verilen ... aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince; Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumetten reddine, davalılar Hazine ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 102 ada 835 nolu parselin kullanım kadastrosu tespitinin iptali ile bahçe vasfı ile beyanlar hanesinin 1 nolu bendine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır" yazılmak sureti ile; 2 nolu bendine 12.10.2017 havale tarihli fen bilirrkişisi sunmuş olduğu bilirkişi raporuna ekli krokide 835 parselin "A ile gösterilen 1.729.96 m2 kısmın 1990 yılından beri ...’ın kullanımındadır" yazılmak sureti ile; 3 nolu bendine bilirkişi raporuna ekli krokide 835 parselin "B ile gösterilen 5.091.21 m2 kısmın 1990 yılından ...’ın kullanımındadır" yazılmak sureti ile tapuya tescil edilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekilince esas ve usule yönelik olarak istinaf edilmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince; istinaf başvurusu, davalı ... Müdürlüğünün yargılama sırasında Hazine vekili tarafından temsil edilmesine karşın lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi yönünden yerinde görülmüş ve hüküm bu çerçevede düzeltilmiştir.
Bu kez davacı asıl tarafından, taşınmazın tamamı üzerinde adına kullanıcı şerhi verilmesi gerektiğinden bahisle hükme karşı temyiz isteminde bulunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince aleyhlerine verilen kararlara karşı, taraflar HMK’nin 341 ila 373. maddeleri arasında düzenleme altına alınan hükümler uyarınca sırasıyla istinaf ve/veya temyiz kanun yollarına başvuru hakkına sahiptirler. Süresi içerisinde aleyhine kanun yoluna başvurulmayan kararlar kesinleşirler. Kuşkusuz ki davanın tarafları hükmün bir kısmını kanun yoluna taşırken diğer kısmını kanun yoluna taşımayabilirler. Özellikle objektif dava birleşmesi hâlinde verilen hüküm taleplerinden yalnızca biri veya bir kısmı kanun yoluna konu edilebilir. Bu hâl doktrinde kısmi istinaf/temyiz olarak adlandırılmaktadır. Hükmün tamamının değil de aleyhe olan bir veya daha fazla kısmının kanun yoluna konu edilmiş olması hâlinde hükmün kanun yoluna konu edilmeyen kısmı kesinleşir. Burada kesinleşmeden maksat kesin hüküm olup, usule ilişkin kazanılmış hak değildir. Çünkü burada kesinleşen yönlerin; bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeni ile değil, süresinde itiraz edilmediği için kesinleştiği hususu tartışmasızdır. Benzer hususlar HGK’nın 25.03.1992 tarihli ve 1992/2-121 Esas, 1992/197 Karar; 30.11.1994 tarihli ve 1994/2-570 Esas, 1994/769 Karar sayılı kararları ile de benimsenmiştir.
Somut olayda davacı tarafın, İlk Derece Mahkemesince verilen "taşınmazın bir kısmının davacı tarafça kullanıldığına" dair hükmü istinaf etmediği sabittir. Dolayısıyla verilen bu kararın davacı yönünden kesinleştiği tartışmasız olup, kesinleşen karara karşı davacı tarafça temyiz yoluna başvurulamaz. Bölge Adliye Mahkemesi kararında temyiz yolunun açık olarak gösterilmesi de bu sonucu değiştirmez. Davacı asılın temyiz talebinin bu sebeple reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz dilekçesinin REDDİNE, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine 15.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.