Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/7114
Karar No: 2022/5859
Karar Tarihi: 15.06.2022

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/7114 Esas 2022/5859 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Konu, davalı Hazine'nin orman sınırlarının dışına çıkarttığı taşınmazın 32 ada 151 parsel sayılı kadastro tapusundaki kullanım şerhinin davacı adına düzeltilmesi istemiyle açılan dava üzerine yargılanmıştır. Mahkeme, kullanım kadastrosu sonucu tapuda tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinde bulunması gerekir şartını yerine getirmediğinden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermeliyken hükmü yanlış şekilde davanın reddine karar vermiştir. Bu nedenle, temyiz itirazları kabul edilerek kararın gerekçesi değiştirilmiş ve düzeltilmiş halinin onanmasına karar verilmiştir.
Kanun maddeleri:
- 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu
- 5831 sayılı Kanun (Ek Madde 4)
- 6292 sayılı Kanun (Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun)
8. Hukuk Dairesi         2021/7114 E.  ,  2022/5859 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : Kesinleşmiş Kullanım Kadastrosuna İtiraz
    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasında Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, davalı ...' in istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı ... vekili dava dilekçesiyle, ... ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi 32 ada 151 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinin 21.01.2015 tarihli sözleşme ile davalı tarafından müvekkili olan davacıya devredildiğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydındaki davalı adına olan kullanım şerhinin iptali ile davacı lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve dava konusu 32 ada 151 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin iptali ile taşınmaz ve üzerindeki bahçenin davacı ...'ın kullanımında olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, davalı ...' in istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazda 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun ile eklenen Ek 4.madde kapsamında 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sonucu, ... İli Erdemli İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 32 ada 151 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın ... oğlu ...'in kullanımında olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, tespit 05.07.2010 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, 08.07.2020 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereği davacı ...'a satış işlemi yapılarak tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
    Dava, kullanım kadastrosu sonucu tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin iptali ile davacı adına kullanım şerhi tescili istemine ilişkindir.
    Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır.
    Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir.
    Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere olumlu dava şartları (mesela, görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (mesela, kesin hüküm gibi). Olumsuz dava şartlarından birisi mevcutsa veya olumlu dava şartlarından biri mevcut değilse, davanın esası incelenemez. Bunun amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır.
    Dava şartlarından biri olmadan açılan dava, açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Dava şartının eksik olması halinde nasıl bir usul işlemi yapılacağı, 6100 sayılı HMK’nin 115. maddesinde belirlenmiş olup, buna göre, dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği ifade edilmiştir.
    6100 Sayılı HMK'nin 114. maddesinde, hukuki yararın varlığı, dava şartı olarak kabul edilmiş olup, hukuki yararın davanın her aşamasında mevcut olması gerekir. Mahkemenin, her dava açıldığında ve davanın devamında davacının dava açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığını kendiliğinden incelemesi gerekir.
    Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; bu nitelikteki davaların görülebilmesi için kullanım kadastrosuna tabi tutulan taşınmazın Hazinenin mülkiyetinde bulunması gerekir. Yani davacı veya Hazine dışında bir üçüncü kişi adına tapuda kayıtlı olan bir taşınmaz hakkında tapuya zilyetlik şerhi verilmesi istemli dava açılmasında hukuki yarar mevcut değildir. Dava konusu 32 ada 151 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... oğlu ...'in kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş olup, çekişmeli taşınmaz, yargılama sırasında 08.07.2020 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca satış nedeniyle davacı ... adına tescil edilmiştir. Görüldüğü üzere, çekişmeli taşınmaz dava tarihinde Hazine adına kayıtlı olmakla beraber, yargılama sırasında 6292 sayılı Kanun uyarınca davacıya satılmış ve böylelikle taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıkmıştır.
    Bu durum karşısında, dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle, başlangıçta dava açmakta hukuki yararı mevcut olan davacının, dava açmaktaki hukuki yararı ortadan kalkmış olduğundan Mahkemece, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden bozma nedeni yapılmamış ve 6100 sayılı HMK'nin 370/4. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilmesi / düzeltilmesi suretiyle bölge adliye mahkemesi kararının onanması uygun görülmüştür.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi (16.) Hukuk Dairesinin 03.10.2019 tarihli ve 2018/1283 Esas, 2019/1116 Karar sayılı hükmünün gerekçesinin yukarıda açıklanan şekilde değiştirilmesine ve hükmün 6100 sayılı HMK'nin 370/4. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi (4.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 15.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi