20. Hukuk Dairesi 2013/5831 E. , 2013/9695 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine - ...
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Tapu Sicil (Tapu) Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ... Köyü, ... ada ... parsel sayılı 2/B parsellerinin kadastro tutanağının beyanlar hanesine kullanıcısının 3 nolu parselin ... ...’nin zilyetliğinde olduğu, ... nolu parselin ...’in zilyetliğinde olduğu şerhi verilmiştir.
Davacı, 2 nolu taşınmazın bir bölümünün kendi zilyetliğinde olduğu ve 3 nolu taşınmazında beyanlar hanesine soyadının yanlış yazıldığını belirterek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve “... ada ... nolu taşınmazın beyanlar hanesinde geçen kullanıcısı ve üzerindeki incir ağaçlarının ...’nun zilyetliğinde bulunduğu şeklinde düzeltilerek tapuya tesciline, ... ada ... nolu taşınmazın 04.05.2011 günlü bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 521,20 m²"sinin iptali ile ... ada ... nolu taşınmaza ilavesine, (A) ile gösterilen 3717,37 m²"lik bölümün ... ada ... sayılı parsel olarak tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiş, hüküm, davalı ... Müdürlüğüne (Tapu Müdürlüğüne) vekâleten Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.04.2012 tarih ve 2012/1837 E. - 2012/6427 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Kural olarak; kadastro davaları, lehine tesbit edilen ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre açılan kadastro tesbitine itiraz niteliğinde olduğundan, husumetin tapu sicil müdürlüğüne (tapu müdürlüğüne) değil, taşınmazın tesbit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Davacı tarafın davalı olarak asıl dava etmek istediğinin ... (tapu müdürlüğü) olmayıp, Hazine olduğu ve bu durumun temsilde yanılgı olduğu dikkate alınarak mahkemece re"sen gözetilmesi ve davanın usulünce tesbit maliki Hazine ile, beyanlar hanesinde lehine şerh bulunan kişiye yönledirilmesi için davacıya olanak sağlanması ve davada taraf sıfatı bulunmayan ... aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır (HGK."nun 2010/7-70-86 sayılı kararı).
Kabule göre de; kadastro hâkimi düzenli sicil oluşturmak zorunda olduğundan, dava konusu taşınmaz hakkında sicil oluşturulmaması, Hazine kanunî hasım olduğu halde yargılama giderleri yükletilmesi de doğru değildir” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak Hazine usûlüne uygun olarak davaya dahil edilmiş ve yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile, dava konusu ... Köyü, ...ı mevkinde kain ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 04/05/2011 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 521.21 m2"sinin iptali ile aynı köy aynı mevkide kain ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilavesine ve yine ... ada ... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde geçen "kullanıcısı ve üzerindeki incir ağaçlarının sahibi Sami oğlu ... "şeklinde
düzeltilerek tarla vasfı ile ... adına tespit gibi tapuya tesciline, dava konusu ... Köyü, Köycivarı mevkiinde kain ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 04/05/2011 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 3717,37 m2 yüzölçümü ile ... adına tesbit gibi tapuya tesciline dair karar verilerek yargılama giderleri davalılar üzerinde bırakmış; hüküm, Hazine vekilince; kanunî hasım olan Hazine aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği, Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi ve ayrıca mahkemenin talepten fazlasına hükmederek muhdesatın aidiyetine karar vermiş olması gerekçeleriyle, davalı ... Müdürlüğünce (Tapu Müdürlüğünce) davada taraf olunmasına rağmen ... (Tapu Müdürlüğü) lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi nedeniyle temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmaları 3402 sayılı Kanunun (5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen) Ek- 4. maddesi gereğince yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Hazine bu tür davalarda kanunî hasım durumunda olduğu için yargılama giderlerinin davalı ... Hazinesinden alınması yerinde değildir. Mahkeme kararında “Davacı tarafından yapılan 28,00.-TL tebligat 529,20.-TL keşif ve bilirkişi ücreti toplamı olan 557.20.-TL"nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine”, denilmesi ve ... (Tapu Müdürlüğü) davada taraf olduğu halde, ... (Tapu Müdürlüğü) hakkında hüküm kurulmamış olması doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; 2. bentten sonra gelmek üzere hüküm fıkrasına “Tapu Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine” cümlesi eklenmesi ve hüküm fıkrasında yer alan “Davacı tarafından yapılan 28,00.-TL tebligat 529,20.-TL keşif ve bilirkişi ücreti toplamı olan 557.20.-TL"nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine”, cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.M.U.K."nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 07/11/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.