Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 1999/5017
Karar No: 1999/5904
Karar Tarihi: 07.06.1999

Müşterek Ve Müteselsil Kefalet - Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 1999/5017 Esas 1999/5904 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı kira sahibi, davalı kiracısının hor kullanımından kaynaklanan 148.000.000 lira hasar bedelinin tahsilini talep etti. Mahkeme, davalı kiracıdan açılmamış saydı ve kefilin mütellekil kefalet altına girdiğine dair yeterli kanıt olmadığı gerekçesiyle davalı kefilin sorumluluğunu reddetti. Ancak, kiracı ve kefilin mütellekil kefalet konusunda anlaştıkları belirtilen kira sözleşmesindeki hususi şartlar kısmının 10. bendine göre kefilin sorumluluğunun 100.000.000 lira ile sınırlı olduğu ve kefaletin mütellekil kefalet olduğu belirtildi. Mahkeme, bu nedenle davanın reddine karar verirken yanlıştı. Borçlar Kanunu Madde 487'de mütellekil kefalet düzenlenmiştir ve kefilin borçluya gitmeden doğrudan kefile başvurulabilir. Mütellekil kefalet altına girmenin anlaşılabilmesi için, kefilin borçluyla birlikte ya mütellekil kefil ya da müteselsil borçlu olarak borcun yerine getirilmesini taahhüt etmesi gerekmektedir. Alacaklı, belirli bir miktar gösterilmesi koşuluyla müteselsil kefalet altındaki kefilin tüm borçlarından sorumlu olacaktır.

 

 

3. Hukuk Dairesi 1999/5017 E., 1999/5904 K.

3. Hukuk Dairesi 1999/5017 E., 1999/5904 K.

  • MÜŞTEREK VE MÜTESELSİL KEFALET

 

  • 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 484 ]
  • 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 487 ]

"İçtihat Metni"

Dava dilekçesinde 148.000.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı Rafet yönünden reddine, diğer davalı kiracı Mustafa yönünden açılmamış sayılması cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kiracının hor kullanımından kaynaklanan 148.000.000 lira hasar bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, davalı (kiracı) Mustafa yönünden davanın açılmamış sayılmasına diğer davalı (kefil) Rafet yönünden ise müşterek-müteselsil kefalet söz konusu olmadığından ve hasar miktarının önceden belirli bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Borçlar Kanununun 487. maddesinde müteselsil kefalet düzenlenmiş bulunmaktadır. Buna göre müteselsil kefalet, kefilin sorumluluğunun tali olmadığı bir kefalettir; başka bir deyimle bu çeşit kefalette kefil tartışma def’inden ve önce rehnin paraya çevrilmesi definden yararlanamaz.

Müteselsil kefaletin mevcudiyeti için müteselsil kefalet altına girmek iradesi akitten açıkça anlaşılmalıdır. Borçlar Kanunu madde 487/1 de bu husus, "kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmişse" biçiminde ifade olunmaktadır. Sadece "müteselsil kefil" deyiminin kullanılması da yeterli ve doğrudur. Müteselsil kefalette, alacaklı, asıl borçluya gitmeden doğrudan doğruya kefile başvurabilir. Kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın gösterilmesi bir sağlık şartı olarak öngörülmüştür (BK. md. 484).

Taraflar arasında yapılan kira kontratının hususi şartlar kısmının 10. bendine göre; "Sözleşmenin devam etmesi halinde azami 5 yıl süre ile kira, elektrik, su, doğalgaz, yönetim gideri, vergileri tahliye sırasında gayrimenkule verilecek hasarı, tüm faizlerini, iş bu kira sözleşmesi nedeniyle doğrudan kiracı aleyhine açılacak dava ve/veya takip giderlerini, vekalet ücretlerini, tüm fer’ilerini karşılamak üzere, azami 100.000.000 lira miktarına kadar imza koymuştur. Kiralayan kiracı ile birlikte aynı anda müşterek ve müteselsil kefili de takip edebilir." Sözü edilen hükümden davalı Rafet’in müşterek ve müteselsil kefil olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

O halde mahkemece davalının kefaleti Borçlar Kanununun 487. maddesinde açıklanan müteselsil kefalet olarak nitelendirilerek sözleşmede kararlaştırılan 100.000.000 lira ile sınırlı olarak kiralananı kötü (hor) kullanmadan kaynaklanan hasar bedelinin tahsili cihetine gidilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07/06/1999 gününde oybirliğiyle karar verildi.
 

 

 



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi