12. Ceza Dairesi 2021/1756 E. , 2021/6466 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Hakimliği
Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/09/2020 tarihli ve 2020/48462 soruşturma, 2020/31788 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Adana 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/11/2020 tarihli ve 2020/5759 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/10/2019 tarihli ve 2019/12752 esas 2019/9695 karar sayılı ilâmında yer alan "Şüphelinin idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahalde tek yönlü iki şeritli yolda sol şeritte seyir halindeyken seyrine göre sağından karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yayaya aracının sağ ön kesimi ile çarpması şeklinde gerçekleşen olayda; kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna göre sanığın kusuru olmadığına ilişkin tespitlerin dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, şüpheliye yüklenilecek bir kusur bulunmadığı, şüpheli hakkında düzenlenen 2019/1658 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın reddine...kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin...REDDİNE" şeklindeki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, her ne kadar kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunun dosyada mevcut olması ve her ikisinin birbiri ile tutarlı olması halinde Adli Tıp Kurumundan bir rapor alınmadan da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği anlaşılmakta ise de, kaza tespit tutanağının yanında ayrıca trafik bilirkişisinden tarafların kusur durumuna ilişkin bir rapor alınması gerektiği, yalnızca kaza tespit tutanağına itibar edilerek bir karar verilmesi durumunda ise etkin ve tam incelemeye dayalı bir soruşturmadan söz edilemeyeceği nazara alındığında;
Somut olayda, şüphelinin kullanmakta olduğu kamyonet ile bisikleti ile seyir halindeyken şerit değiştiren müştekiye çarpması sonucu müştekinin yaşamını tehlikeye uğratacak ve vücudunda 5. derece (ağır) kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandığı olay nedeniyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde, müştekinin kural ihlalinde bulunduğuna, şüpheli sürücünün ise kazaya etken bir kural ihlalinin olmadığına ilişkin 05/06/2020 tarihli kaza tespit tutanağı dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, tarafların kusur oranının "açık bir şekilde" belirlenmesini sağlamak amacıyla trafik bilirkişisince de bir rapor düzenlendikten sonra sonucuna göre tarafların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 14.01.2021 gün ve 94660652-105-01-20185-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2021 gün ve 2021/14218 sayılı ihbarnamesi ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
05.06.2020 günü saat 12:50 sıralarında azami hız sınırı 70 km/sa olan meskun mahalde ve üç şeritli tek yönlü yolda şüphelinin sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyir halinde iken, olay yeri “Esas 01 AVM” önüne geldiğinde, kaza tespit tutanağına göre, sağ şeritten sol şeride geçen 16 yaşındaki Caner Abiş idaresindeki bisikletin sol yan kısımlarına fren izi olmadan çarptığı, mağdurun hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisi ağır (5) olacak şekilde yaralandığı, ayrıca mağdurun adli raporunda mevcut yaralanmasının duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitimine neden olup olmadığı yönünden raporun iyileşme süreci tamamlandıktan, yeterli fizik tedavi uygulandıktan ve lezyonlar kalıcılık kazandıktan sonra raporun verileceğinin belirtildiği olayda;
Dosya içerisinde yer alan alışveriş merkezine ait ve olay anını görüntüleyen kamera kayıtlarının iki polis memuru tarafından izlenmesi neticesinde olay tarihinde tutulan 05.06.2020 tarihli CD izleme tutanağında “orta şeritte motosikletli bir şahsın olduğu, motosikletin sağ tarafında ise seyir halinde bir bisikletin motosikletin sol tarafına sol şeride doğru geçmeye başladığı, bisikletli şahsın tamamen sol şeride geçtiği ve yine sola doğru gider şekilde seyir halinde olduğu, o esnada bisikletliye çarpan aracın ise hemen arkasında seyir halinde olduğu görülmüş, fotoğrafta araç kamera önüne gelen ağacın arkasında olup, öndeki daire işaretinin içinde bisikletli, arkadaki daire içerisinde ise çarpan araç bulunmaktadır. Çarpmanın hemen sonrasında aracın yan yattığı, ikinci resimde ise aracın tekrar doğrularak biraz ileride durduğu gözükmektedir...” şeklinde olduğu, şüpheli ... hakkında kaza tespit tutanağında kusuru olmadığı tespit edildiğinden bahisle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelinin kusur durumunun her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı biçimde tespit edilmesi bakımından, tarafların kusur durumuna ilişkin Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi veya trafik bilirkişi raporu alınmasından sonra şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın kabulü yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olup;
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23.09.2020 tarihli ve 2020/48462 soruşturma, 2020/31788 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Adana 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/5759 değişik iş sayılı kararının CMK"nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.