
Esas No: 2016/10626
Karar No: 2021/1930
Karar Tarihi: 31.03.2021
Danıştay 4. Daire 2016/10626 Esas 2021/1930 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/10626
Karar No : 2021/1930
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Yapı Endüstri San. ve Tic. Ltd. Şti
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tarh edilen 2010/6. ve 7. dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; Kızılbey Vergi Dairesi mükellefi ... Yapı Malz. Harita İnş. Elekt. Mak. San. ve Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir alım satıma dayalı olduğu anlaşıldığından davacı adına tarh eden vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde ve 213 sayılı Kanunun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına düzenlenen Vergi İnceleme Raporu'na istinaden yapılan tarhiyatlarda ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, katma değer vergisi tarhiyatlarına ilişkin kısmının ... ve …'in karşı oyu ve oyçokluğuyla, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/03/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 2010 yılı hesap ve işlemlerinin sahte fatura kullanımı yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporunda; davacı şirketin, hakkında sahte fatura düzenlediği yönünde vergi tekniği raporu bulunan ... Yapı Malz. Harita İnş. Elekt. Mak. San. ve Ltd. Şti.'den 2010 yılında temin ettiği sahte faturaları yasal defterlerine kaydederek indirim konusu yaptığından bahisle, söz konusu faturalara ait katma değer vergisi indirimleri reddedilerek yeniden düzenlenen katma değer vergisi tablosuna göre; davacı adına 2010/6 ve 7. dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapıldığı anlaşılmıştır.
... Yapı Malz. Harita İnş. Elekt. Mak. San. ve Ltd. Şti. hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunun incelenmesinden; mükellefin tuğla, kiremit, briket vb. inşaat malzemesi toptan ticareti ve inşaatlarda izolasyon amaçlı kullanılan malzemelerin toptan ticareti faaliyeti ile iştigal etmek üzere 18/12/2007 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, şirketin mükellefiyet kaydının vergi dairesi müdürlüğü tarafından yapılan yoklamalarda bilinen adresinde bulunamaması nedeniyle 31/01/2012 tarihinde resen terkin edildiği, 01/02/2012 tarihinde yapılan yoklamada; mükellefin anılan adresten Şubat 2010 tarihinde ayrıldığı, adresin kapalı olduğu, yeni adresinin bilinmediğinin iş hanı yönetiminin beyanı ile tespit edildiği, 21/02/2012 tarihinde şirket ortağı ...’ın bilinen adresinde yapılan bireysel yoklamada; adresin kapalı olduğu, bina sakinlerine sorulduğunda ...’ın tanınmadığı ve mahalle muhtarlığında kaydının bulunmadığının beyan ve tespit edildiği, şirket ortağı ve yetkilisi ...’ın Mernis’ten yapılan adres bilgileri sorgulamasında adres bilgisi kaydı bulunmadığı, şirketin şubesinin bulunmadığı, sadece 2009 ve 2012 yılına ait defterlerini tasdik ettirdiği, 2009, 2010 ve 2011 dönemleri için kurumlar vergisi beyannamesi verdiği, kurum geçici vergisi beyannamelerine bakıldığında ise 2009 yılı tamamı, 2010 yılı 1. dönem ve 2011 yılı tamamı için beyanname verdiği, şirketin 2009 yılında 4 farklı şirketten mal ve hizmet alındığı ve bu şirketlerin Bs beyanı vermediği, 3 şirket hakkında sahte fatura düzenlemekten vergi tekniği raporu düzenlendiği, 1 şirketin ise mükellefiyetinin 2008 yılında resen terk ettirildiği, 2009 döneminde; 42 belge karşılığında 1.780.134 TL’lik mal ve hizmet satışı beyan edildiği, mükelleflerin ilgili şirketten 41 belge karşılığında 1.736.839 TL’lik mal ve hizmet alımı beyan ettiği, 2010 dönemi Ba formunun incelenmesinden; 9 şirketten 1.324.070 TL mal ve hizmet alımı beyan ettiği, bu şirketlerden 7’si hakkında sahte fatura düzenlemekten vergi tekniği raporu düzenlendiği, biri hakkında sahte belge düzenlemekten olumsuz rapor düzenlendiği, mal satanların bildiriminin ise 58.611 TL olduğu, 2010 dönemi Bs formunun incelenmesinden; şirketin 31 belge karşılığında 1.744.521 TL’lik mal ve hizmet satışı beyan ettiği, mükelleflerin ise 32 belge karşılığı 1.753.088 TL’lik mal ve hizmet alımı beyan ettiği, 2011 yılı Ba formuna göre; bir firmadan 5.051 TL tutarında mal alındığı ve bu firma hakkında sahte fatura düzenlemekten vergi tekniği raporu düzenlendiği, 2011 yılı Bs formunun incelenmesinden; 2 belge karşılığında 45.300 TL’lik mal ve hizmet satıldığı, mükelleflerin ba formunda 2 belge karşılığı 45.300 TL’lik mal ve hizmet alımı beyan ettiği, 2012 yılında Ba-Bs formu verilmediği, ilgili şirketin toplam ödemesi gereken borcunun 119.829,99 TL olduğu ve toplam borcunun 401,78 TL’sini ödediği, Gelir İdaresi Başkanlığı YBS sorgulamalarına göre; şirketin aracının olmadığı, gayrimenkul alışının olmadığı ve şube bilgisi bulunmadığı, şirket ortağı ...'nın TC Kimlik numarası bulunamadığı için herhangi bir sorgulama yapılamadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Bu durumda anılan rapor ve ekli belgelerden mükellefin iş yerinde yapılan yoklamada, anılan adresten Şubat 2010 tarihinde ayrıldığı hususunun tespit edildiği, başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair herhangi bir bilgi bulunmadığı, şirket ortaklarından birinin merniste kayıtlı adresinin olmadığı, diğerinin TC kimlik numarasının bulunamadığı, yani ne şirkete ne de şirket ortaklarına ulaşılamadığı, mal ve hizmet alımı bildirimlerinin tamamına yakınının sahte fatura düzenleyen mükelleflerden olduğunun tespit edilmesi karşısında anılan mükellefin gerçek ticari muamele gerçekleştirmeyip münhasıran sahte fatura ticareti ile iştigal ettiği sonucuna ulaşıldığından bu mükelleften alışlar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyat yönünden davanın kabulüne ilişkin karar kısmında hukuki isabet bulunmadığı kanaatiyle karara katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.