14. Hukuk Dairesi 2013/12893 E. , 2013/15924 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.07.2006 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulü ile aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine dair verilen 29.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 47 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, dava konusu taşınmazın yıllardır devam eden fiili bir kullanımının olduğunu, ... Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 22.02.2007 tarihli kararına göre taşınmazın ifrazına karar verildiğini, Kurul kararının uygulanması gerektiğini, tevhit öncesi 5 no"lu parselin müvekkilleri adına tescilini ve aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesini savunmuştur.
Davalı ..., hazırlatılan ifraz folyesinin Belediyece uygun bulunduğunu bu yüzden taşınmazın birleştirilmesinden önceki haline dönüştürülmesini ve ortaklığın taksim suretiyle giderilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 47 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının aynen taksim sureti ile giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye Veya mücavir alan hudutları içerisinde ise " Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan 47 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacılar ile aynı yerde 5 no"lu parsel malikleri olan davalıların inşaat yapmak üzere parsellerin tevhidi hususunda anlaştıkları, tarafların rızası ile taşınmazların tevhit edilerek 28 parsel olarak tescil edildiği, daha sonra tarafların anlaşamaması üzerine 06.06.2006 tarihinde tüm paydaşların ... Belediye Başkanlığına başvurarak 5 no"lu parselin tekrar 28 no"lu parselden ifrazını istedikleri, bu başvurularının 21.06.2006 tarihli 375 sayılı Encümen Kararı ile taşınmazların tevhit öncesi durumuna dönüştürülmesi halinde imar izni verilemeyeceği gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle 6 ve 7 no"lu parsel malikleri olan davacılar tarafından satış suretiyle ortaklığın giderilmesi talebi ile bu dava açılmıştır. 5 no"lu parsel maliklerinin vermiş olduğu dilekçe üzerine ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27.07.2006 tarih ve 1628 sayılı kararı ile tevhit öncesi 47 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki yapı ile birlikte tevhit öncesi 47 ada 6 parsel sayılı taşınmazda mevcut yapının 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olarak tesciline, yapıların koruma gruplarının Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararı uyarınca 2. grup olarak
belirlenmesine karar verildiği, tescil kaydının kaldırılması istemi ile açılan dava sonucunda ... 3. İdare Mahkemesinin 28.12.2007 tarihli 2007/422-2061 sayılı kararı ile süresinde açılmayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Taşınmazlar üzerindeki yapılara korunması gerekli kültür varlığı tescil kaydı konulması üzerine tevhit sonucu oluşan 28 no"lu parselin tescil öncesi durumuna dönüştürülmesini amaçlayan ifraz folyesinin değerlendirilmesi amacıyla 5 no"lu parsel maliklerinin ve ... Belediye Başkanlığının Koruma Bölge Kuruluna başvurduğu, ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 22.02.2007 tarih ve 2196 sayılı kararı ile, kültür varlığı olarak tescilli yapıların folyede A, B olarak teşekkül etmiş olan parsellerde mahiyetlerini etkilememiş olması nedeniyle 2863 sayılı yasanın 18. maddesi ve 7. bendi gereğince uygun olduğuna karar verildiği, bu işlemin ve ... Belediye Başkanlığının ifrazın uygun olduğuna ilişkin 08.03.2007 tarih ve 459 sayılı işleminin iptali istemiyle dava açıldığı ve açılan dava sonucunda ... 2. İdare Mahkemesinin 29.04.2008 tarihli 2007/787 Esas-2008/543 sayılı kararı ile işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve 22.09.2010 tarihli Danıştay 6. Dairesinin 2009/14943-2010/8345 sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan keşif ve düzenlenen fen bilirkişi raporunda, ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 22.02.2007 tarih ve 2196 sayılı kararı ile uygun olduğuna karar verilen ve ... Belediye Başkanlığı 08.03.2007 tarih ve 459 sayılı kararı ile de uygun bulunan ifraz folyesinde olduğu gibi A (eski 5 no"lu parsel), B (eski 6 no"lu parsel), C (eski 7 no"lu parsel) kaydı ile eski hale dönüştürülüp ortaklığın giderilebileceğini belirtmiştir. İnşaat bilirkişisi ise 28 parsel sayılı taşınmazın yeniden eski parseller haline getirilmesinin parsel genişliğinin 9,00 m. parsel genişliğinin 13,00 m. ölçülerini sağlamadığından İmar Kanunun 15. maddesine uymadığını belirtmiştir.
... Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak ... 2. İdare Mahkemesinin 2007/786 Esas-2008/543 Karar sayılı ilamı gereği dava konusu taşınmazın ifrazının yapılıp yapılmayacağı, ifrazın yapılmaması halinde konunun encümen kuruluna sunularak aynen taksim imkanının olup olmadığı sorulmuş ve ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü"nün cevabi yazısında taşınmaza ilişkin ifraz folyeleri ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanarak Belediyeye intikal ettiği ve Belediye tarafından İmar Kanunun 15. ve 16. maddelerine istinaden Belediye Encümenlerince ifraz folyelerinin uygun bulunarak ve onaylanarak ilgili kişilere teslim edildiği belirtilmiştir.
Somut olayda mahkemece, 47 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının aynen taksim sureti ile giderilmesine karar verilmiştir ancak;
Dava konusu 28 parsel sayılı taşınmazda pay oranları birbirinden farklı 6 paydaş bulunmakta olup paydaşlar paylı bırakmaya razı olmadıkça her bir paydaşa bir yer verilmesi suretiyle aynen taksim kararı verilmelidir. Taksim istenmesi halinde taşınmazda pay ve paydaş durumuna göre taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Paydaşlar muvafakat etmediği sürece taşınmazın bir kesimi paydaşlar arasında paylı bırakılamaz.
Dava konusu taşınmaz 228,67 m2 arsa niteliğinde bir kısım parsellerin tevhidi suretiyle meydana gelen imar parseli olup mahkeme kararı ile aynen taksimi mümkün değildir. İmar Kanunu hükümleri bir tarafa bırakılarak mahkemece idarenin alanına girer şekilde imar parselinin tevhitten önceki haline dönüştürülmesine karar verilemez.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi,
Kabule göre de, mahkemece aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmekle yetinilmiş taksimin ne şekilde yapılacağına ve hangi paydaşa nerenin verileceğine ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle verilen kararın infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.