21. Hukuk Dairesi 2019/957 E. , 2019/7662 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
A)Davacı İstemi;
Dava, davacının ziraat odası kaydına göre tarım bağ- kur tescilinin 01/10/2008 tarihi olarak belirlenip sonrasında 4/b hizmet bilgilerinin silindiğini ileri sürerek öncelikle 13/10/2000 tarihinden, aksi halde 01/10/2008 tarihinden itibaren tarım sigortalısı olduğu ve 6552 sayılı Kanun" a göre yapılan prim borçları yapılandırma anlaşmasının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
B)Davalı Cevabı;
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebinin hangi tarihleri istediğine yönelik açık olmadığı, ziraat oda kaydının geçersizliği nedeniyle tarım sigortalılığının iptali işleminni yerinde olduğu dava açmakta hukuki yararının da bulunmadığı, zira tevkifatlarını kuruma sunduğunda sigortalılığının kabul edileceği, davacının tarımsal faaliyetinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı:
İlk derece mahkemesince "1-Davanın KABULÜNE,
2-25/03/2015 tarihli TC Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Sosyal GÜvenlik İl Müdürlüğü,... Sosyal GÜvenlik Merkezi tarafından düzenlenen .../... sayılı 2926 tarım bağkuru konulu ... ... Mahallesi ... Sk. .../... adresine hitaben düzenlenen merkez müdürü ..."nin imzasını taşıyan davacının 5510 sayılı kanunun 4. Maddesinin 1 fıkrası gereğince ziraat odası kayıtlarının geçersiz olması nedeni ile tarım bağkurunun iptal edildiğine ilişkin idari işlemin geçersiz olduğunun TESPİTİNE,
3-Davacının 01/10/2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı yasanın 4/1-b-4 maddesi uyarınca zorunlu sigortalı olduğunun TESPİTİNE,
4-6552 sayılı yasaya göre yapılan prim borçları yapılandırma anlaşmasının geçerli olduğunun ve davacının 6552 sayılı yasadan yararlandırılması gerektiğinin TESPİTİNE, " karar verilmiştir.
İstinaf Nedenleri :
Davalı Kurum vekili; Dava açılırken talep sonucunun açık olması gerektiği, sonrasında talep daraltıldığından lehlerine vekalet ücreti gerektiği, tevkifat belgelerini kuruma sunduğunda tescilinin buna göre yapılacağı, ziraat oda kaydının noter tasdikli üye kayıt defteri ve yönetim kurulu karar defterine dayanmadığından kurumun iptal işleminin yerinde olduğu gerekçeleriyle kararın kaldırılarak davanın redine karar verilmesini talep etmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince " ...diğer istinaf başvuru sebepleri yerinde değil ise de davacının terditli davasında ilk talebinin reddine karar verildiğinden davanın kısmen kabulü ile davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı" olduğu gerekçesiyle " 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/12/2017 tarih ve 2015/152 Esas 2017/256 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2- DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
-Davalı kurumun 25/03/2015 tarihli davacının Tarım/Bağkur sigortalılığının tümden iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline, davacının 13/10/2000 tarihine kadar zorunlu Tarım/Bağkur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin talebin REDDİNE,
-Davacının 01/10/2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı yasanın 4/1-b-4 maddesi uyarınca zorunlu sigortalı olduğunun TESPİTİNE,
-6552 sayılı yasaya göre yapılan prim borçları yapılandırma anlaşmasının geçerli olduğunun ve davacının 6552 sayılı yasadan yararlandırılması gerektiğinin TESPİTİNE, " karar verilmiştir.
E) Davalı Temyiz Nedenleri;
Davalı kurum vekili; istinaf talebindeki gerekçeler ve davacının 6552 s. Kanun" dan yararlanmak için süresinde başvurusu bulunmadığı gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 06/02/2012 tarihli bildirgesi ile Havza Ziraat Odası kaydına istinaden aynı tarihte tarım bağ-kur sigortalılığının başlatıldığı, davacının 15/12/2014 tarihli dilekçesine istinaden sigortalılığının başlangıç tarihinin 01/10/2008 tarihine çekildiği, davacının ziraat oda kayıtları üzerinde davalı kurum denetmenlerince yapılan inceleme neticesinde davacının ... Ziraat Odası kaydının davacının kayıtlı bulunduğu üye kayıt defterinin noter onaysız olması ve üyeliğe girişine ilişkin yönetim kurulu kararı bulunmaması gerekçeleriyle geçersiz olduğu belirtildiğinden denetmen raporuna istinaden tarım bağ-kurluluğunun tümüyle iptal edildiği, davacının 6552 sayılı Kanun" dan yararlanmak için 27/01/2015 tarihli başvurusunun bulunduğu, 2002 ila 2014( dahil) yılları arası Çiftçi Kayıt Sistemi kayıtlarının bulunduğu, ... Ziraat Odası" na 13/10/2000 tarihinden beri kayıtlı olduğu, 05/11/1991 tarihinden itibaren devam eden tarım kredi koop. Kaydı bulunduğu, 2015 yılında doğrudan gelir desteği aldığı, davacı tanıklarının davacının 15 yıldan beridir ( 2000 yılından beri) çiftçilik yaptığını doğruladıkları anlaşılmaktadır.Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.Öte yandan, 5510 sayılı Yasa"nın 7/b maddesi uyarınca sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının b bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, bir yıl içinde bildirilmesi halinde kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı bildirilmiştir.Somut olayda, 5510 sayılı Yasa"nın 7/b maddesi uyarınca davacının ziraat oda kaydının geçerli- geçersiz olması sonuca etkili olmadığından ve tüm dosya kapsamına göre kuruma başvuru tarihinde ve sonrasında tarımla uğraştığı sabit olup prim kesintisi- ürün teslimi de bulunmadığından başvurudan itibaren tarım bağ-kurlu sayılması gerektiği gözetilmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi" nce hükümde yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi hatalıdır.Yapılacak iş, davacının 5510 sayılı Yasa"nın 7/b maddesi gereğince kuruma ilk başvuru tarihi olan 06/02/2012 tarihinden dava tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tesciline karar vermek, öncesine ilişkin ise prim kesintisi- ürün teslimi bulunmadığından talebinin reddine karar vermekten ibarettir.O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.SONUÇ : Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi