
Esas No: 2016/75043
Karar No: 2016/75043
Karar Tarihi: 11/9/2019
Anayasa Mahkemesinin bu kararı bireysel başvuru kararı olup kişisel veri içerme ihtimali bulunmaktadır. Her ne kadar yayınlamakta yasal bir sakınca bulunmasa da bunun kişilere zarar verme ihtimali karşısında bu kararı yayınlamıyoruz.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
ANAYASA MAHKEMESİ |
|
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
C.A. BAŞVURUSU |
(Başvuru Numarası: 2016/75043) |
|
Karar Tarihi: 11/9/2019 |
|
BİRİNCİ BÖLÜM |
|
KARAR |
|
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan |
: |
Hasan Tahsin
GÖKCAN |
Üyeler |
: |
Serdar
ÖZGÜLDÜR |
|
|
Hicabi DURSUN |
|
|
Kadir ÖZKAYA |
|
|
Selahaddin
MENTEŞ |
Raportör |
: |
Ömer MENCİK |
Başvurucu |
: |
C.A. |
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, hâkimlik mesleğinden çıkarılmaya karar verilmesi ve
bu kararın doğurduğu hukuki sonuçlar nedeniyle Anayasa"da düzenlenen bir kısım
hak ve ilkenin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 27/12/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön
incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm
tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Aynı kararda başvurucunun adli yardım
talebinin kabulüne de karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal
Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler
çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
6. 15 Temmuz 2016 gecesi Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içinde
örgütlenmiş bir grup tarafından darbe girişiminde bulunulmuştur.
7. Bu kapsamda devletin yetkili organları tarafından tehdit
değerlendirmesi yapılarak başta Fetullahçı Terör
Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) olmak üzere demokratik anayasal
düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine, millî güvenliğe yönelik tehdit
oluşturan tüm terör örgütlerine ve illegal yapılanmalara karşı tedbirler
alınması kararlaştırılmıştır.
8. Anılan tedbirler kapsamında olağanüstü hâl ilan edilmiş ve
birçok olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesi çıkarılmıştır.
9. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulunca 22/7/2016 tarihinde kararlaştırılan, 23/7/2016 tarihli ve 29779
sayılı Resmî Gazete"de yayımlanan 667 sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname
(KHK) yürürlüğe girmiştir. 667 sayılı KHK"nın 3. maddesinde; yargı
mensuplarından terör örgütlerine veya devletin millî güvenliğine karşı
faaliyette bulunduğuna Millî Güvenli Kurulunca karar verilen yapı, oluşum veya
gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut
bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten ya da kamu görevinden
çıkarılmalarına karar verileceği hususları düzenlenmiştir.
10. Başvurucu Büyükçekmece hâkimi iken FETÖ/PDY ile iltisakı ve bu örgütle irtibatı sabit görülerek Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) 24/8/2016 tarihli ve 2016/426 sayılı kararıyla
667 sayılı KHK kapsamında başvurucunun meslekte kalmasının uygun olmadığına ve
meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir.
11. Başvurucu 7/9/2016 tarihinde anılan kararın kaldırılması
için HSYK"ya başvurarak yeniden inceleme talebinde
bulunmuştur. Başvurucunun talebi, HSYK Genel Kurulunun 29/11/2016 tarihli ve
2016/434 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
12. Başvurucu, ret kararından 5/12/2016 tarihinde haberdar
olmuştur.
13. Başvurucu 27/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda
bulunmuştur.
14. Bireysel başvuru yapılması sonrasında Cumhurbaşkanı
başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 2/1/2017 tarihinde kararlaştırılan
685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmî Gazete"de
yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan KHK"da 667 sayılı KHK"nın 3. maddesi
uyarınca başvurucu gibi meslekten çıkarılan yargı mensupları ile ilgili
düzenlemelere de yer verilmiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
15. İlgili hukuk için bkz.
Hacı Osman Kaya (B. No: 2016/41934, 16/2/2017, §§ 16-21) başvurusu
hakkında verilen karar.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
16. Mahkemenin 11/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda
başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
17. Başvurucu, meslekten çıkarma kararına esas alınan 667 sayılı
KHK"nın 3. maddesinin birçok anayasal düzenlemeye aykırı olduğunu ve yargı
fonksiyonunun gasbı niteliğini taşıdığını, mesleği
nedeniyle öngörülen usule uygun bir şekilde idari soruşturma yapılmadan, hakkında
var olan bilgi ve belgeler kendisine bildirilmeden, avukat yardımından
yararlandırılmadan ve savunması alınmadan ihracına karar verilmesi nedeniyle
adil yargılanma hakkı bağlamında savunma hakkı ile silahların eşitliği ve
çelişmeli yargılama ilkelerinin, kesin hükümle mahkûm edilmeden FETÖ/PDY ile iltisakı ve bu örgütle irtibatının sabit görülmesi, ihraca
dair kararın Resmî Gazete"de, HSYK"nın
internet sitesinde ve haber sitelerinde yayımlanması, birtakım kamu görevlisi
ve siyasilerin açıklamaları nedenleriyle masumiyet karinesinin, ihraç kararında
kişiselleştirme yapılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkı bağlamında hak
arama hürriyeti ile cezaların şahsiliği ilkesinin, işlendiği zaman suç olmayan
eylemlerin ihraca dayanak alınması nedeniyle suç ve cezaların geriye
yürümezliği ilkesinin, kendisinin de aralarında bulunduğu yargı mensuplarının
adlarının ve eşlerine ilişkin birtakım bilgilerin internet sitelerinde, ihraç
kararının ise hem Resmî Gazete"de hem de HSYK"nın internet sitesinde yayımlanması ve hakkında özel
hayatına ilişkin olarak yapılan çalışmalar nedenleriyle özel hayata ve aile
hayatına saygı hakkının, bazı internet sitelerinde yapmış olduğu paylaşımların
delil kabul edilmesi nedeniyle ifade hürriyetinin, açığa alma kararında kendisi
ve eşiyle ilgili birtakım bilgilerin paylaşılması ve bu şekilde terörist ilan
edilmeleri nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş;
ihlallerin ortadan kaldırılması ve tazminat taleplerinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
18. Anayasa"nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi
şöyledir:
"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun
yollarının tüketilmiş olması şarttır."
19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun"un "Bireysel
başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı
fıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,
eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının
tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
20. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel başvuru
yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan başvuru yollarının
tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm
organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya
çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu
nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle derece
mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve
bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,
26/3/2013, § 16).
21. Bu nedenle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen
hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek
ikincil nitelikte bir başvuru yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil
niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için
öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca
başvurucunun şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal
mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve
kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve
başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet
Yeşilyurt, § 17).
22. 685 sayılı KHK’da, 667 sayılı KHK’nın 3. maddesinin (1)
numaralı fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten
çıkarılmalarına karar verilenlerin kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün
içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya dava
açabilecekleri ve bu kişilerden daha önce dava açmış olanların idare
mahkemelerinde derdest olan veya karar verilen dosyalarının Danıştaya
gönderileceği hükme bağlanmıştır. Böylelikle 667 sayılı KHK"nın 3. maddesi
kapsamında meslekten çıkarılan yargı mensuplarının bu karara karşı Danıştaya dava açabilecekleri açıkça belirtilmiş ve anılan
uyuşmazlıkların çözümünde idari yargıda hangi yargı yerinin görevli olduğuna
yönelik uygulamada yaşanan tereddütler giderilmiştir. Daha önce dava açanlar
yönünden de geçiş hükümleri ihdas edilmiştir (benzer yöndeki kararlar için bkz. Hacı Osman Kaya; Murat Hikmet Çakmakcı,
B. No: 2016/35094, 15/2/2017).
23. Buna göre 685 sayılı KHK"da belirginleştirilen dava yolunun
başvurucunun durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir yargı yolu
olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden başvurunun incelenmesinin
bireysel başvurunun ikincil niteliği
ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.
24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul
edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli
tutulması talebinin KABULÜNE,
C. Başvurunun başvuru
yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi
mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten
TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 11/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.