Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/5309
Karar No: 2019/7692
Karar Tarihi: 11.12.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2019/5309 Esas 2019/7692 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2019/5309 E.  ,  2019/7692 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
    TÜRK MİLLETİ ADINA


    Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
    K A R A R
    Dava, iş kazasının tespiti davasıdır.İlk derece mahkemesince, meydana geldiği ... ile ülkemiz arasında akdedilerek 01/11/2000 tarihli ve 4595 sayılı yasa ile kabul edilerek yürürlüğe giren 15/07/1998 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile ... Cumhuriyeti Hükümeti arasında " Sosyal Güvenlik Sözleşmesi"nin 6. maddesine dayanılarak bir Taraf ülkesinde istihdam edilen kimsenin o işle ilgili olarak sadece o Tarafın mevzuatına tabi olacağı; davacının geçici işçi olarak ... işyerine gönderildiğine yönelik kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine benzer gerekçe ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı ..."ın 16/04/2009 tarihinde davalı şirkete ait ... Şantiyesinde çalışırken işyerinde ... vatandaşı bir işçi tarafından saldırıya uğrayarak yaralanması olayının iş kazası kabul edilip edilmeyeceğine ve hangi ülke mevzuatına tabi olacağına ilişkindir.Somut olayda, davacı/kazalı ..."ın çalıştığı ...- ... (ortak girişim) isimli şirketin ..."ta ... Kanunlarına göre kurulu bir şirket olduğu, ücret ödemelerinin bu şirket üzerinden yapıldığı, davacının kendi beyanına göre, ortaklık bünyesinde yaklaşık 3 yıldan beri çalıştığı, bu nedenlerle ... tarafından 5510 sayılı Kanunun uygulanmasının mümkün bulunmadığı bildirildiği ve Kurum tarafından olayın iş kazası olarak değerlendirilmediği, davalı şirketin Türk Kanunlarına göre kurulduğu ve Türkiye"de faaliyet gösterdiği, kazanın ..."ta meydana geldiği ve yabancı unsur içerdiği konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Öncelikle çözülmesi gereken husus hangi ülke mevzuatının uygulanacağıdır.Yargı yetkisi, devletin egemenlik hakkının bir görünümüdür. Devlet, kural olarak ülkesi üzerinde yaşayan yabancılar da dahil olmak üzere, ülkesinde bulunan herkes ve herşey hakkında yargı yetkisini kullanabilir. Hatta ""Lotus"" davasında ortaya konulduğu üzere devlet yargı yetkisini ülkesi dışında vuku bulmuş olayları da kapsayacak şekilde kullanabilir. Örneğin, devlet ülkesi dışında gerçekleşmiş bir haksız fiile ilişkin olarak yargı yetkisini kullanabilir.Yabancı unsurlu olaylarda belirli bir devletin mahkemelerenin yetkili olup olmadıkları “milletlerarası (uluslararası) yetki kavramı" ile ifade edilir. Milletlerarası yetki kavramının iki yönü bulunmaktadır. Bu kavram bir yönden yabancı unsurlu olaylarda devletin kendi mahkemelerinin faaliyette bulunabilme yetkisine sahip olup olmadıkları veya hangi şartlar altında bu yetkiye sahip olduklarını belirtir. Diğer yönden ise aynı kavram yabancı bir Devlete ait makamların yabancı unsurlu bir olayda gösterdikleri yargı faaliyetinin tamamen iç hukuk açısından ülke içerisinde belirli tesirlere sahip olup olamayacağı veya hangi şartlarla böyle bir tesire sahip olabileceğini tayin eder.
    Yabancı unsuru taşıyan bir davada milletlararası özel hukuk kuralları gereğince, öncelikle milletlerarası yetki kurallarının tartışılarak, yargılama yetkisine hangi devlet yargısının sahip olduğunun belirlenmesi, yargı yetkisi belirlendikten sonra da kanunlar ihtilafı kuralları gereğince hangi devletin hukuk kurallarının uygulanacağının tartışılması gerekmektedir.Türk hukukunda, ülke için yer itibariyle yetki kuralları aynı zamanda milletlerarası yetki kuralları olarak uygulanmaktadır. (MÖHUK, madde 40.) Yer itibariyle yetkili bir Türk mahkemesinin bulunması milletlerarası yetkinin varlığı için gerekli ve yeterlidir. Herhangi bir davada Türk Hukukunda yer itibariyle yetkili mahkeme mevcut değilse, Türk mahkemelerinin o dava için milletlerarası yetkisi de yoktur. Milletlerarası yetkinin tayininde yer itibariyle yetki kuralları kullanılırken, dava taraflarının Türk vatandaşı ya da yabancı olması rol oynamaz. (Engin Nomer-Devletler Hususi Hukuku, Sayfa 440)
    Yine aynı Kanunun 44. maddesinde; “(1) Bireysel iş sözleşmesinden veya iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda işçinin işini mutaden yaptığı işyerinin Türkiye"de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. İşçinin, işverene karşı açtığı davalarda işverenin yerleşim yeri, işçinin yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemeleri de yetkilidir""
    Türk hukukunun getirdiği bu sistemde, milletlararası yetki ile yer itibariyle yetkinin birlikte sahip bulunduğu “yerleşme” dikkate alınmaktadır. (Ergin Nomer - Devletler Hususi Hukuku - 19. Baskı - İstanbul - Sayfa 431. Vd.) Dairemizin 2016/17700 Esas, 2016/14575 Karar sayılı, 24/11/2016 günlü kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir. İş kazasının tespiti davasında usul hükümleri açısından öncelikle 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun uygulanması gerektiği açıktır. 7036 İş Mahkemeleri Kanununun 6. maddesine göre; “ (1) İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.
    (2) Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
    (3) İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
    (4) İş mahkemelerinin yetkilerine ilişkin olarak diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.
    (5) Bu madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir”.
    İş Mahkemeleri Kanununun 9. maddesine göre ise; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 6100 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.".Bu bağlamda iş kazasının tespiti davalarında, dava, davalının yerleşim yerinde açılabilecektir.İş Mahkemeleri Kanununun 6. maddesindeki yetki kuralı, işçi tarafından işverene karşı açılacak davalarda uygulanacak olup, bu yetki kuralı kamu düzenindendir. (HGK. 2010/9 - 52 E., Karar 2010/ 89, HGK 2009/10 - 236 E., 345 K., HGK 2012/10 - 1832 E., 2013/1015 K.)
    Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunun 2. maddesine göre;
    ""(1) Hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re"sen uygular. Hâkim, yetkili yabancı hukukun muhtevasının tespitinde tarafların yardımını isteyebilir.
    (2) Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi hâlinde, Türk hukuku uygulanır.
    (3) Uygulanacak yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kurallarının başka bir hukuku yetkili kılması, sadece kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin ihtilâflarda dikkate alınır ve bu hukukun maddî hukuk hükümleri uygulanır.
    (4) Uygulanacak hukuku seçme imkânı verilen hâllerde, taraflarca aksi açıkça kararlaştırılmadıkça seçilen hukukun maddî hukuk hükümleri uygulanır.
    (5) Hukuku uygulanacak devlet iki veya daha çok bölgesel birime ve bu birimler de değişik hukuk düzenlerine sahipse, hangi bölge hukukunun uygulanacağı o devletin hukukuna göre belirlenir. O devlet hukukunda belirleyici bir hükmün yokluğu hâlinde ihtilâfla en sıkı ilişkili bölge hukuku uygulanır"".Türk hukukunda milletlerarası yetkiye ait özel kurallar konulması yerine, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarının milletlerarası yetkininde doğum sebebi olarak nazara alınması tercih edilmiştir.İç hukukun yer itibariyle yetki kuralları milletlerarası yetki kaideleri olarak da görev gördüğüne göre, milletlerarası yetkinin varlığı yer itibariyle yetkili bir mahkemenin bulunmasına bağlanmış olmaktadır. Diğer bir söyleyişle, yer itibariyle yetkili bir mahkemenin bulunması milletlerarası yetkisinin doğumu için yeterlidir. Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisinin doğumu, mahkemenin vereceği kararın Türkiye"de veya yabancı bir ülkede fiilen tenfiz edilebilip edilememesine de şüphesiz bağlı değildir.Somut olayda, davalı şirket Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre kurulmuş bir şirket olup, şirketin yerleşim yeri ... Mh. ... Sk. .../ ..."dur.Tüm bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlıkta uygulanacak olan iç hukuk kuralları 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 6. Maddesi ile hüküm bulunmayan hallerde 6100 sayılı HMK" dır. Bu bağlamda, MÖHUK" un 40. ve 44. maddeleri doğrultusunda Türk Mahkemeleri somut uyuşmazlıkta önüne gelen davaya bakmaya yetkilidir.Uyuşmazlık çözülürken dikkate alınması gereken mevzuat, Türkiye Cumhuriyeti ile ... arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile 5510 sayılı Kanun ile 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunudur.Türkiye Cumhuriyeti ile ... arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi, 2. maddesinin (a.1) fıkrasında Türkiye Cumhuriyeti bakımından işçileri kapsayan Sosyal Sigortalar Kanunu (b.1) maddesinde ... Cumhuriyeti bakımından Sosyal Sigorta Mevzuatı (Hastalık ve analık, iş kazaları ve meslek hastalıkları, maluliyet, yaşlılık ve ölüm) şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle iş kazası her iki taraf ülke yönünden sözleşmenin kapsamına alınmıştır.Sözleşmenin 4. maddesinde işlem eşitliği prensibi kabul edilmiştir. Sözleşmenin 6. maddesinde kapsam ile ilgili kurallar belirlenmiştir. Sözleşmenin 6. maddesinin (1.1) fıkrasında "bir Taraf ülkesinde istihdam edilen bir kimse, o işle ilgili olarak, sadece o Tarafın mevzuatına tabi olur" denilmiş olmakla birlikte 6. maddesinin (2) fıkrasında "bir Tarafın mevzuatına tabi olan ve işvereni tarafından diğer Taraf ülkesinde 24 ayı geçmeyecek bir süre istihdam edilen bir kimse, bu hizmetleri birinci Taraf ülkesinde yapıyormuş gibi sadece birinci Taraf ülkesinin mevzuatına tabi olacağı, her iki Tarafın yetkili makamlarının önceden onayı ile bu 24 aylık sürenin 60 ayı geçmemek kaydıyla uzatılabileceği" hüküm altına alınmıştır.
    Bu durumda, ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak iş, işin esasına girilerek davacının Türkiye"deki çalışmalarını gösteren hizmet cetvellerinde çalıştığı görülen iş yerlerinin davalı şirkete ait olup olmadığını, organik bağının bulunup bulunmadığını belirlemek, davalı şirket tarafından yurt dışına geçici olarak gönderilip gönderilmediği hususlarını araştırmak, davacı hakkında ... Cumhuriyeti tarafından herhangi bir işlem yapılmadığının bildirilmesi karşısında Türkiye Cumhuriyeti ... Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesi tarafından düzenlenen çalışma belgesinin neye dayalı olarak düzenlendiğini araştırarak gerekirse dayanak belgeleri celbetmek, davacının çalışmasının 5510 sayılı Kanun ve ikili sözleşme kapsamında sigortalı olduğu gözetilerek geçirdiği kazanın davalı şirket yönünden iş kazası olup olmadığını tespit etmekten ibarettir.O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararının kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi