17. Hukuk Dairesi 2018/2785 E. , 2020/3091 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun esastan kabulüne ilişkin verilen kararın Yargıtay"ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...’ten alacaklı olduğunu, davalı aleyhine Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/7023 ve 2015/5948 sayılı dosyalarından icra takibi başlatıldığını, davalı borçludan alacağın tahsil edilemediğini, davalı ... ... tarafından davalı borçlu ... aleyhine Hilvan İcra Müdürlüğü’nün 2015/15 sayılı dosya ile takip başlatılıp, maaşı üzerine haciz konulduğunun tespit edildiğini, söz konusu takibin muvazaalı yapıldığını, maaş haciz müzekkeresinin bile davalı borçlu İsmail tarafından kendi kurumuna elden teslim edildiğini beyan ile davalılar arasındaki tasarrufların İİK 277 ve BK 19 hükmüne göre iptali talep ve dava edilmiştir.
Davalı ... beyanlarında, davalı ...’e borçlu olduğunu aralarındaki takibin muvazaalı olmadığını beyan ile davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili de cevap dilekçesinde; davalı ...’in aciz halinin bulunmadığını, davalı ile aralarındaki borç sebebi ile icra takibi başlatıldığını beyan ile davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiş, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenini gerektiren sebepler nedeni ile 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 bendi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.05.207 tarh, 2016/596 E- 20147/346 K sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki ileri sürülüşe göre dava BK 19 ve İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmıştır.
Mahkemece de davanın hukuki nitelendirilmesi İİK 277 ve devamı olarak tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilmiştir.
İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı açılmış tasarrufun iptali davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda; davacı, davalı ...’ten alacaklı olduğunu, davalı aleyhine Şanlıurfa İcra Müdürlüğü’nüğün 2015/7023 ve 2015/5948 sayılı dosyaları ile takip yapıldığını beyan etmiştir. Mahkemece davanın hukuki nitelendirmesinin İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali olmasına göre, mahkemece İİK 277 ve devamı maddelerine uygun olarak tasarrufun iptali dava şartlarının olup olmadığı irdelemeksizin(takibe konu Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/7023 ve 2015/ 5948 sayılı dosyalardan aciz vesikası alınıp alınmadığı, diğer dava şartlarının olup olmadığı vs) davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu yerel mahkeme kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, HMK 373/1 maddesi gereğince istinaf mahkemesinin esastan kabul kararının kaldırılarak HMK’379/2 maddesine göre dosyanın kararı veren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ..."a geri verilmesine 03/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.