3. Hukuk Dairesi 2009/19293 E. , 2010/572 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ŞİŞLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/09/2009
NUMARASI : 2007/408-2009/351
Dava dilekçesinde 1.7.2004 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olmaları nedeniyle davalı tarafından gönderilen 266,500-TL.bedelli ecrimisil ihbarnamesinin iptali ile yine "bila bedel bina yapılacaktır" şeklindeki taahhüdün hata nedeniyle iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 01.07.2004 tarihli kira sözleşmesi gereğince kullanılan taşınmaz için kayyum tarafından 08.08.2007 tarih ve 6496 sayılı yazı ile belirtilen “bila bedel bina yapılıp teslim edileceğine dair taahhüdün” BK.nun 23.maddesi hükmü gereğince hata nedeniyle verildiği ileri sürülerek iptali ile 2005-2006 ve 2007 yılları için toplam 266.500,00 TL tutarındaki ecrimisil talebinin fahiş olduğu gerekçesiyle gönderilen ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece, taahhüdün hata nedeniyle iptali talebi hukuki yarar olmadığından reddine, ecrimisil ihbarnamesinin iptali talebinin de kabulüne karar verilmiştir.
Davacı dilekçesinde; kira sözleşmesinde yer alan "bila bedel bina yapıp teslim edeceğine dair taahhüdün BK"nun 23 ve devamı maddelerinde belirtilen hataya dayanılarak verilmesi nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
BK"nun 23.maddesi; "Akit yapılırken esaslı bir hataya düçar olan taraf, o akit ile ilzam olunmaz" hükmünü amirdir. 24.madde de esaslı hata halleri sayılmıştır. Bir hatanın, bir sözleşmenin bozulmasına sebep olması için sözleşmenin kurulduğu sırada açıklanan iradenin, o yolda açıklanması için bu iradeye belli biçimde etkili olması gerekir. Bir hatanın esaslı sayılabilmesi ve iptal hakkı bahsedilebilmesi için, BK"nun 24/1-5 ve 25/1 deki koşulların birarada gerçekleşmesi gerekir. Esaslı hata; yanılan için o konuda yanılmasaydı sözleşmeyi yapmayacak olduğu ve iş (alış veriş) hayatında objektif iyiniyet kuralları gereğince de bu önemi kabul eden belli bir duruma ilişkin öyle bir hatadır ki, onun ileri sürülmesi dahi iptal beyanının yapıldığı anda, objektif iyiniyet kurallarına aykırı düşmemelidir. Hata hem objektif hem de subjektif bakımından esaslı olmalıdır.
./..
Ancak, bu koşullarla sözleşme geçersiz olur. Oysa somut olayda bir hatanın varlığı ileri sürülmesine rağmen ispatlanmış değildir. Davacı kira sözleşmesinin 18.maddesine dayanılarak gönderilen belgenin ve taahhütünün esaslı hataya dayandığını kanıtlayamadığına göre davacının talebinin ispatlanamadığından reddi gerekirken hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru değil ise de sonuç itibariyle doğru olan kararın bu kısmının gerekçesi değiştirilerek ONANMASI gerekmiştir.
Ancak, davalı kayyum büro başkanlığı tarafından talep edilen 266,500-TL.ecrimisil bedelinin iptali istemine gelince:
Davacının dava açma hakkına sahip olması dava açması için yeterli değildir. Bundan başka dava açmakta hukuki yararı bulunmalıdır. Buna, hukuki korunma ihtiyacı da denir. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde korunmaya değer bir yararı olmalıdır.
Ayrıca, hukuki yarar dava açıldığı anda varolmalıdır. İlerideki bir yarar yeterli olmadığı gibi bir davada savunma olarak ileri sürülmesi mümkün olan bir husus ayrı bir dava konusu yapılamaz.
Davacıya karşı yürütülen bir icra takibinin bulunmamış olması gözetildiğinde davacının hukuki yararının bulunmadığı kabul olunmalıdır. Bu nedenle davacının bu yöndeki talebinin reddi gerekirken, ecrimisil ihbarnamesinin iptali talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.