17. Hukuk Dairesi 2013/20057 E. , 2015/9854 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/06/2013
NUMARASI : 2011/639-2013/304
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı sigorta şirketi vekili ile davalı B.. A... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı sigorta şirketi vekili; müvekkili nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın 08.07.2010 tarihinde sokak arasında bulunan elektrik tellerine çarpmak suretiyle bu tellerin bağlı olduğu iki konutta yangına sebebiyet verdiğini, sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrasında olay yerini terk ettiğini, her iki konutta meydana gelen toplam 7.472 TL hasar bedelinin zarar görenlere müvekkili tarafından ödendiğini, olay yerini terk nedeniyle hasarın sigorta teminatı kapsamının dışında kaldığını belirterek, 7.472 TL hasar bedelinin kendi sigortalısı olan davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili; İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2012/805 Esas sayılı birleşen davasında ise; yangında, B.. A..."nin %50 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini belirterek, kusur oranına isabet eden 3.736 TL"nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İ.. U.. vekili; davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin İnegöl"de ikamet etmesi nedeniyle İnegöl mahkemelerinin yetkili olduğunu, kazada müvekkiline ait aracın kusurunun bulunmadığını, olayda kusurun, kablonun sarkması ve standart araç yüksekliğinden düşük seviyede olmasından sorumlu olanlara ait olduğunu, meydana gelen zarar ile olay yerinin terk edilmesi arasında illiyet bağı olmadığını öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı B.. A... vekili; davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin ticaret sicilinde kayıtlı olduğu adresin Beyoğlu olması nedeniyle davanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri"nde görülmesi gerektiğini, davaya konu iddia edilen olayın ve oluşan zararların müvekkili ile ilgisinin olmadığını, bu konuda müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmaksızın tek taraflı olarak yapılan hasar tespitine göre ödeme yapılmasının ve devamında rücu davası açılmasının kabul edilemeyeceğini, talep edilen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; sigortalı aracın olay yerini terk etmesinin ve sadece olay yerinde bulunmamasının sigortacının kendi sigortalısına rücu hakkını vermeyeceği, hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle davalı İ.. U.."a yönelik asıl davanın reddine; davalı B.. A..."ye yönelik birleşen davanın kabulü ile, 3.736 TL"nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı sigorta şirketi vekili ile davalı B.. A... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Birleştirme kararından sonra dosyanın gönderildiği mahkemece bilirkişi raporunun ve son duruşma zaptının davalı B.. A... vekiline tebliğe çıkarıldığı, davalı vekiline 15.05.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin iki haftalık süre içerisinde verdiği 29.05.2013 tarihli cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK."nun 116. maddesi gereği yetki itirazı ilk itirazlardan olup, aynı Kanunun 117/3 maddesince ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanır. Yetki itirazı değerlendirilmeden mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi hükmün sonucuna etkili
olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır. O halde, davalı B.. A... vekilinin yetki itirazı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru gorülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı sigorta şirketi vekili ile davalı B.. A... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı B.. A... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı sigorta şirketi vekili ile davalı B.. A... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 29/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.