21. Hukuk Dairesi 2012/14982 E. , 2013/2003 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yurtdışı çalışmalarının borçlanmasıyla sigorta başlangıç tarihinin 08/07/1974 olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Davalı vekilinin, 31.05.2011 tarihli tavzih kararına ilişkin temyizi yönünden;
Dava, davacının Almanya"da geçen çalışma süresinin ilk başlangıç tarihi olan 27.11.1979 tarihin Türkiye"de 5510 sayılı yasa hükümlerine göre sigorta başlangıç tarihi olarak esas alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, "davacının yurtdışında (Hollanda’da) ilk defa çalışmaya başladığı 27.11.1977 tarihinin Türkiye"de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline" şeklinde hüküm kurulmuş, verilen bu hüküm davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş ancak, mahkemece 31.05.2011 tarihli "tavzih" kararı ile "davacının yurtdışında (Almanya’da) ilk defa çalışmaya başladığı 27.11.1979 tarihinin Türkiye"de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline"şeklinde kararda düzeltme yapılmıştır.
Hükümlerin tavzihi, HMK"nun 305. maddesinde düzenlenmiş olup, " Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir." hükmünü içermektedir. Yine aynı Yasa"ya göre hakim hükmü vermekle o davadan elini çekmiş olur ve yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmü hiçbir biçimde değiştiremez.Hükümlerin tavzihi bu kuralın dışında değildir. Hakim elini çektiği hükmü sadece tavzih edebilir. Tavzih gerekçesiyle verilen hüküm fıkrasında değişiklik yapamaz ve daha önce verilen kararın dışına çıkılacak biçimdek, taraflardan birinin sorumluluğunu azaltamaz veya artıramaz.
Yerel mahkemece "davacının yurtdışında (Almanya’da) ilk defa çalışmaya başladığı 27.11.1979 tarihinin Türkiye"de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline" ilişkin tavzih kararı, hükmün değiştirilmesi niteliğinde olup tavzih niteliğinde olmadığından 31.05.2011 tarihli tavzih kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı Kurumun, mahkemenin asıl hükmüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 27.11.1979 tarihinden itibaren Almanya"da çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının yurtdışında (Hollanda’da) ilk defa çalışmaya başladığı 27.11.1977 tarihinin Türkiye"de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmişse de davacının çalıştığı ülke ve çalışma başlangıcı hususunda hatalı karar verilmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı H.M.K’nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hüküm fıkrasının 1.bendinin silinerek yerine;
"1-Davanın KABULÜ ile; Davacı, Selamettin oğlu,1957 doğumlu, 6101200805659 sigorta sicil numaralı ..."in yurtdışında (Almanya’da) ilk defa çalışmaya başladığı 27.11.1979 tarihinin Türkiye"de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 11/02/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.