
Esas No: 2021/11367
Karar No: 2022/4944
Karar Tarihi: 25.05.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/11367 Esas 2022/4944 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Kadastro Mahkemesi'nde görülen davada verilen kararın Yargıtay tarafından bozulduğu ve yerel bilirkişilerin yardımıyla keşif yapılması gerektiği belirtilmiştir. Yapılan keşif sonucunda, taşınmazın kamulaştırılan ve Hazine adına tescil edilen kısımları belirlenmiştir. Ancak kamulaştırılmayan kısım yönünden mülkiyet tespiti yapılması gerektiği hüküm altına alınmamıştır. Bu nedenle davalının temyiz itirazları kabul edilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Kararın temyiz eden davalıya iadesi ve harçtan muaf tutulması kararlaştırılmıştır. Kanun maddeleri: 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi. 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteği talep edilebilir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle "mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile aynı yönteme uygun olarak tesbit edilecek taraf tanıkları ve ayrıca taraflar arasında daha önce cereyan eden men’i müdahale ve yüzölçümü artırım davası sırasında bilgisine başvurulan tüm şahısların huzuruyla mahallinde keşif icra edilmesi, keşif sırasında Asliye Hukuk Mahkemesinin 1975/306 ve 1973/427 Esas sayılı dava dosyalarındaki kesinleşmiş ilamlar ile bu ilamların eki olan haritalar ve ayrıca davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişiler aracılığıyla uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, yerel bilirkişilerin gösteremedikleri hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, söz konusu ilamların bu yere ait olmadığı bildirildiği takdirde nereye ait olduğunun sorulup gerektiğinde gösterilen yer üzerinde keşif icra edilmek suretiyle ilamların ve tapu kaydının kapsamının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, dinlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve daha önce cereyan eden yargılamalar sırasında bilgisine başvurulan şahıslardan taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla değerlendirilmesi, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının ve mahkeme ilamlarının kapsamını belirtir ve bu kayıtlara göre davaya konu taşınmazın konumu gösterir, keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 52 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 26.02.2016 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide, taşınmazın kamulaştırılan kısımları olan ve krokide mavi renkle taralı K harfi ile gösterilen 165,99 metrekarelik alan ile kırmızı renkle taralı L harfi ile gösterilen 576,14 metrekarelik alanın yol olarak haritasında gösterilmesine, C harfi ile gösterilen 4.356,01 metrekarelik kısmın payları oranında ... ve ... mirasçıları adına petrol ofisi vasfı ile tesciline, D harfi ile gösterilen 464.09 metrekarelik kısım ile E harfi ile gösterilen 366,84 metrekarelik kısmın Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı Hazine vekilinin tüm, davalı ...’nun sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davalılara ait tapu kaydı kapsamında kalmakla birlikte kamulaştırıldığı anlaşılan ve mahkemece yol olarak haritasında gösterilmesine karar verilen (K) bölümü yönünden mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerekirken buna ilişkin hüküm kurulmamış olması isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...’nun temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine 25.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.