Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Aile konutu eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği, acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı, anılarla dolu bir alandır. Toplanan delillerden, tarafların yurtdışında yaşadıkları, senede bir ay izne geldiklerinde 10-15 gün dava konusu taşınmazda kaldıkları, bunun haricinde taşınmazda davalının ailesinin oturduğu belirlenmiştir. Dava konusu taşınmazın açıklanan ilkeler çerçevesinde aile konutu olmadığı anlaşılmaktadır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 19.11.2009
KARŞI OY YAZISI
Tapuda kat mülkiyeti kütüğünde davalı adına "mesken" olarak kayıtlı olan dava konusu taşınmazın, tarafların Türkiye"deki yaşam faaliyetlerinin merkezi olduğu, Türkiye"ye geldiklerinde ailece birlikte kullandıkları, bunun dışında bir konutlarının bulunmadığı; davalının anne ve babasının, Kıranardı kasabasında kendilerine ait kurulu bir evlerinin bulunduğu, dava konusu konutta taraflar yurtdışındayken eve bakım ve nezaret amacıyla oturdukları toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda konutun taraflarca aile konutu olarak özgülendiği gerçekleşmiştir. Türk Medeni Kanununun 194/3. maddesi gereğince tapu kütüğüne konutla ilgili şerh verilmesine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Kararın onanması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun bozma görüşüne iştirak etmiyorum.