Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2014/1362
Karar No: 2014/26729
Karar Tarihi: 25.12.2014

Taksirle öldürme - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/1362 Esas 2014/26729 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Sanık sürücü, taksirle öldürme suçundan mahkum edilmiştir. Gece vakti sisli havada, iki yönlü, düz, ıslak ve kaygan yolda bir otomobile çarpmıştır. Otomobil sürücüsü hayatını kaybetmiştir, eşi ve kızı yaralanmıştır. Sanığın tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ancak, hüküm verilirken kusurun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı ve suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan daha fazla cezaya hükmedilmesi gerektiği göz ardı edilmiştir. Ayrıca, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi de hatalı bir uygulama olmuştur. Kanun maddelerine göre, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde failin amaç ve saiki göz önünde bulundurulamaz. TCK'nın 50/6. maddesi gereğince hüküm kesinleştikten sonra C.Savcılığınca yapılan tebligata rağmen, otuz gün içerisinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verecektir.
Kanun Maddeleri:
-TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkraları
-TCK'nın 3/1. maddesi
-TCK'nın
12. Ceza Dairesi         2014/1362 E.  ,  2014/26729 K.

    "İçtihat Metni"

    Tebliğname no : 12 - 2013/199131
    Mahkemesi : Erciş Ağır Ceza Mahkemesi
    Tarihi : 04/04/2013
    Numarası : 2012/11 - 2013/124
    Suç : Taksirle öldürme

    Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, katılanlar vekilinin ise takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    1-19.11.2011 günü 18:20 sıralarında sanık sürücü F.. Ç.."nın yönetimindeki kamyon ile yerleşim yeri dışında, 11,20m genişliğinde, aydınlatmanın olmadığı, iki yönlü, eğimsiz, düz, ıslak ve kaygan asfalt kaplama yolda, gece vakti, görüş mesafesinin 10 metrenin altına düştüğü sisli havada Patnos yönünden Erciş yönüne seyri sırasında olay yerine geldiğinde, karşı yönden seyreden sürücü E.. K.. yönetimindeki otomobil ile otomobilin şeridinde çarpışması sonucu sürücü E.. K.."nın vefat ettiği, eşi H. K.."nın hayati tehlike geçirip 2. derece kemik kırığı ve sabit iz olacak, 8 aylık kızı Nilüfer"in ise 4. derece kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandıkları ve sanığın tam kusurlu olduğu somut olayda, dosya içerisinde mevcut takograf çıktısı incelettirilip sanığın olay anındaki hızının tespiti ile savunmalarında “yolda çok yoğun sis olduğu, akşam vakti olup karanlığın çöktüğü, görüş mesafesinin 10 metre kadar olduğu, aracının oldukça yüklü olup aracını 5. viteste kullandığı” şeklindeki savunması ve araçların çarpma noktası, savrulma mesafeleri dikkate alınarak sanığın yönetimindeki aracı mahal şartları üzerinde bir hızla kullanıp kullanmadığının tespitinden sonra olayda bilinçli taksirin koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
    2-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK"nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tam kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu ve bir kişinin ölümü, iki kişinin de nitelikli şekilde yaralandığı gözetilerek, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kabule göre de;
    1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. maddesinin (f-g) bentlerinde yer alan "failin amaç ve saiki" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
    2-Sanık hakkında hükmedilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK"nın 232/6. maddesine ve TCK"nın 52/3. maddesine aykırı davranılması,
    3-TCK"nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi, maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olması, TCK"nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlenmesi karşısında, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında TCK"nın 50/6. maddesine yer verilmemesi gerekirken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/6. maddesi gereğince hüküm kesinleştikten sonra C.Savcılığınca yapılan tebligata rağmen, otuz gün içerisinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, mahkememizce hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtarına cümlesinin kararda gösterilmesi,
    Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi