Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/20006
Karar No: 2013/20892
Karar Tarihi: 09.09.2013

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2013/20006 Esas 2013/20892 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, konut alım sözleşmesine göre, davalının teslim süresi içinde konutu teslim etmemesi nedeniyle kira kaybına uğradığını ve tazminat istemişti. Ancak davalı, sözleşmeyi devrettiği için davacının böyle bir talebi olamayacağını savunmuştur. Mahkeme, dava dışı şirkete yapılan devir sözleşmesinin geçerli olduğunu ve bu nedenle davacının tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğini kararlaştırmıştır. Kanun maddeleri ise, Borçlar Kanunu 167/1 ve Borçlar Kanunu 168/1'dir.
13. Hukuk Dairesi         2013/20006 E.  ,  2013/20892 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki kira tazminatı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR
    Davacı, davalı ile imzalamış olduğu 08/03/2007 tarihli sözleşme ile, Toplu Konut Projesi kapsamındaki .. Toplu Konut Projesinden 4. Etap B1-3 Blok, 24 no’lu konutu satın aldığını, taşınmaz satış sözleşmesinin 3. Maddesine göre, teslim süresi 16 ay olup, davalı idarenin konutu, 08.07.2008 tarihinde teslim etmesi gerekirken, bu tarihten 10 ay sonra olmak üzere, 21.5.2009 tarihinde teslim ettiğini, dolayısıyla davalıdan kira kaybına ilişkin tazminat alacağı bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 2.000,00 TL miktarındaki mahrum kaldığı kira bedelinin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek temmerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 27/02/2013 tarihli ıslah dilekçesiyle talep miktarını 2.608,33 TL’ye çıkarmıştır.
    Davalı, davacının satın alınan konuta ilişkin sözleşmeyi tüm hak ve borçlarıyla dava dışı..."a devrettiğini, davanın husumetten reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulüne, alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile toplam 2.608,33 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Genel olarak borç ilişkisi kimler arasında meydana gelmişse, alacaklılık ve borçluluk sıfatları da bu kişilere ait olup, bunun doğal sonucu olarak, borçlu kime karşı ifa yükümü altına girmişse, alacak hakkı da o kişiye aittir
    Bununla beraber alacaklının, alacağını üçüncü bir kişiye devretmesi mümkün olup, “alacağın temliki”, alacağı devreden alacaklı ile devralan kişi (yeni alacaklı) arasında yapılacak yazılı bir sözleşme ile meydana gelir. Alacağın temlikinde alacaklı, halen sahip olduğu bir hakkını devredebileceği gibi, henüz mevcut olmayan, müstakbel bir alacağını da devredebilir. Temlik edenin, temlik anında sahip olduğu bir hakkını devrettiği durumlarda, yapılan bu tasarruf işlemi ile alacaklı, malvarlığının aktifindeki mevcut haklarda, başkası lehine bir azalmayı kabul etmektedir. Böylece, temlik akdi yapılır yapılmaz alacak, alacağa bağlı olan bütün imtiyazlar ve fer’i haklarla bereber devralana geçmektedir. (Borçlar Kanununun 168/1. maddesiyle 6098 Sayılı Borçlar kanunun 189 maddesiyle) Bu nedenle gerek işleyip de eski alacaklı tarafından tahsil edilmemiş, gerekse işlemekte olan tüm fer’i hak ve alacaklar yeni alacaklıya ait olmaktadır. Nitekim, temlik eden kişinin, temlikle birlikte borçlu ile hukuki ilişkisi kesildiğinden, alacağın tahsilinin dava ve talep hakkının da, onun maliki durumuna geçmiş olan, temellük edene geçmesi, alacağın temlikinin doğal bir sonucudur. Kural olarak alacağın temlikinde borçlunun hukuki durumunda herhangi bir değişiklik olmamakta, sadece muhatap olacağı kişi (alacaklı) değişmektedir. Borçlar Kanununun 167/1. maddesinde de, borçlunun temlik edene karşı haiz olduğu def’ileri, temellük edene karşı da ileri sürebileceği belirtilmekle alacağın, temlik sırasındaki durumu ile yeni alacaklıya geçeceği ifade edilmektedir.
    Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa;
    Dava, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan, kira kaybı tazminatı istemine ilişkin olup, davalı tarafından ibraz edilen 15.11.2010 tarihli “devir protokolü” gereğince davacının, dava konusu sözleşmeden kaynaklanan alacaklarını dava dışı...’a devrettiği anlaşılmaktadır. Davacı ile dava dışı... arasında imzalanmış olan, davalının vekili gibi hareket eden dava dışı ... Bankasının da onay verdiği 15.11.2010 tarihli “Devir Protokolü” başlıklı sözleşmenin ilk pragrafında, “...k, TOKİ ile akdettiği 08.03.2007 tarihli satış sözleşmesinden doğan her türlü haklarını ve bu sözleşmeye göre bu protokol tarihine kadar yaptığı ödemeler tutarını devir alana temlik etmiştir.” Hükmü mevcut olup, alacağın temliki, borcun nakli niteliğinde olan böyle bir sözleşme ile, önceki malik olan davacı, temlik tarihi itibariyle her türlü hak ve alacaklarını dava dışı...’a devretmiş olduğundan, devredilen hak ve alacaklar içinde, temlik tarihi itibariyle devredenin borçluya karşı sahip olduğu geç teslim nedeniyle kira kaybından doğan
    alacaklarının da bulunduğu tartışmasızdır. Dava dışı..., önceki malik davacının, bu konudaki alacağını, alacağın temliki hükümlerine göre temellük etmiş olduğundan, devir işleminin, satılanın önceki malik davacıya teslim edilmesinden sonra yapılmış olması, dolayısıyla yeni malikin, devirden itibaren satılanı zilyetliğinde bulundurmuş olması da, sonuca etkili değildir. Az yukarıda da açıklandığı üzere, söz konusu “alacağın temliki” sözleşmesi ile, gerek işleyip de eski alacaklı tarafından tahsil edilmemiş, gerekse işlemekte olan tüm fer’i hak ve alacaklar yeni alacaklı olan dava dışı devralana geçmektedir.
    Sonuç olarak davacının, dava dışı... ile imzalamış olduğu 15.10.2010 tarihli “Devir Protokolü” ve alacağın temliki hükümlerine göre, taşınmazın geç tesliminden kaynaklanan kira bedeli alacağı yönünden, davalı satıcıya karşı dava ve talep hakkı mevcut olmayıp, hukuki yararıda kalmadığından mahkemece aktif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine,HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi