12. Ceza Dairesi 2021/1558 E. , 2021/6595 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Şantaj, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
Hükümler : 1- Şantaj suçundan TCK’nın 107/1, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini suçundan TCK’nın 134/2, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sübuta ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın sübutu kabul edilen şantaj suçunun yasal unsurlarının tarif edildiği TCK"nın 107/2. madde ve fıkrasının, yaptırım yönünden aynı maddenin birinci fıkrasına atıfta bulunmasından dolayı sanık hakkında temel ceza belirlenirken, uygulanan kanun maddesinin, “TCK"nın 107/2. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 107/1. madde ve fıkrası” şeklinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle CMK"nın 232/6. madde ve fıkrasına uyulmaması,
2- Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ...’ın, eşi Esra ile evlendikten bir müddet sonra tanıştığı ve oğlu Kuzey’in doğumundan sonra da görüşmeye devam ettiği mağdur ... ile aralarındaki cinsel ilişki düzeyine varan arkadaşlığı sona erdirmek istemeyip, mağdurun ise sanığın buluşma tekliflerini reddederek, sanıkla olan ilişkisini bitirdiği dönemde, sanığın kullanıcısı olduğu GSM hattından mağdurun cep telefonuna, 12.11.2015, 17.11.2015, 24.11.2015 tarihlerinde; “Seni g... si... iyi yaptım, a... soktum, çok daha iyi yaptım, şimdi daha beterini yapçam bu videyoyu yarın uyandığımda seni tanıyan herkese yollamayan en adi şerefsiz olsun neden biliyon mu”, “Dünya küçük kaçabilirsin ama saklanamazsın, tek isteğim bir özel gün, ben istediğimi alana kadar durmayacağım, hiç ummadığın anda karşına çıkcam, istediğin kadar yok ol, elbet seni bulurum sen inat ile böyle yapmaya devam edersen ailen üzülür”, “Kuzey"i de Esra"yı da üzmeye hakkım yok, sen de aileni arkadaşlarını üzme, herkes bizim yüzümüzden perişan olmasın, beni şikayet etseniz bile bir süre beni belki durdurur, ama ben bunun altında kalmam, çok doldum, ölümle sonuçlanacak kadar gözüm karardı, SADECE TEK BİR GÜN”, “Videoyu al izle diycem inanmaz çünkü bana” biçiminde mesajlar göndererek, mağdura, tekrar görüşme ve birlikte olma taleplerine olumlu yanıt vermemesi halinde, beraber oldukları dönemde çektiği cinsel içerikli çıplak görüntülerini ifşa edeceği tehditleriyle şantajda bulunduğu olayda;
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda, mağdura karşı şantaj suçunu birden fazla işlemesine rağmen hakkında TCK"nın 43/1. madde ve fıkrasındaki zincirleme suç hükmünün uygulanmaması suretiyle sanığa eksik ceza hükmedilmesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 esas, 2018/20 karar sayılı ve 23.01.2018 tarih, 2015/962 esas, 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, şantaj suçundan hükmedilen adli para cezası taksitlendirildikten sonra, TCK’nın 52/4. madde ve fıkrası uyarınca taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtar edilmesi ile yetinilmesi yerine, infazı kısıtlar şekilde ödenmeyen adli para cezasının öncelikle kamuya yararlı bir işte çalışma şeklinde infaz edileceğinin ihtar edilmesi,
4- Sanığın, mağdurla cinsel ilişkiye girdikleri esnada çektiği görüntüyü, mağdur adına açtığı ve mağdurun yakınlarını arkadaş olarak eklediği facebook hesabında yayımlayarak, TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
TCK"nın 139/1. madde ve fıkrası ile 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile değişik CMK"nın 253/1-a madde, fıkra ve bendi gereğince uzlaşma kapsamında olan görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı soruşturma evresinde CMK"nın 253. maddesi uyarınca sanıkla mağdur arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma evresinde de aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğin giderilmediği anlaşılmakla, mahkemece CMK"nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, uzlaştırma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
5- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2014 tarihli, 2014/632 esas, 2014/564 karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK"nın 106/1-1. madde, fıkra ve cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması; ayrıca, hükümlerden sonra, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK"nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve TCK"nın 106/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; TCK"nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK"nın 254. maddesi uyarınca, aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri ilgili mahkemece yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanık hakkında bahsedilen ilam esas alınarak TCK"nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde ve sözü geçen ilamın tekerrüre esas alınamaması halinde sanığa ait adli sicil kaydındaki diğer ilamlar açısından tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
b) TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanun"un 139/1. madde ve fıkrası uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olduğu, mağdur ...’nin, karar tarihinden sonra, Yargıtay 12. Ceza Dairesine sunulmak üzere Ankara Ceza Mahkemeleri Ön Bürosuna verdiği 12.03.2021 havale tarihli ve arkasına nüfus cüzdanı fotokopisinin eklendiği kimlik tespiti içeren dilekçesinde, sanığa yönelik şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle TCK"nın 73/6. madde ve fıkrası uyarınca sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu açısından sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca şantaj suçundan hükmedilen ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının infazda gözetilerek saklı tutulmasına, 06.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.