22. Hukuk Dairesi 2013/35097 E. , 2015/9310 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işveren şirkette 01.03.2006-10.08.2010 tarihleri arasında aralıksız olarak ayakkabı imalatında usta olarak çalıştığını, davacının 21.07.2010 tarihinde Başkanlığı"na bir dilekçe ile başvurduğunu, sigorta süresinin ve sigorta priminin kıdem tazminatını almak için kanunun aradığı yeterlilikte olup olmadığının bildirilmesini talep ettiğini, ... ise 09.08.2010 tarih, 11492482 sayılı verdiği cevapta 15 yıllık sigortalılık süresinin ve 3600 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunu belirterek kendi isteğiyle işten ayrılması halinde kıdem tazminatına hak kazanabileceğini belirttiğini, davacının da "nun verdiği cevaba dayalı olarak bir gün sonra kıdem tazminatını alabilmek için işten ayrıldığını, davacının 1475 sayılı kanunun 14. maddesine göre kıdem tazminatı talep koşulları oluştuğu halde davalı işveren tarafından kıdem tazminatı ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 4857 sayılı İş Kanunu"nun 14. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendi gereği 15 yıllık çalışma ve 3600 prim gün sayısına ulaşması sebebiyle emekli olacağını, artık çalışmayacağını belirterek emeklilik süresini doldurduğuna ilişkin ... kayıtlarını getirerek davalı şirkete sunduğunu ve bu sebeple hizmet akdini feshederek kıdem tazminatı talep ettiğini, davacının 10.08.2010 tarihinde kıdem tazminatı almak için davalı şirketten ayrıldığını, hiç ara vermeden 183323 işyeri sicil numaralı başka bir iş yerinde 12.08.2010 tarihinde işbaşı yaptığını, davacının kıdem tazminatı almak amacıyla hakkını kötüye kullandığını belirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ve davacı temyiz etmiştir.
.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında hükmedilen kıdem tazminatının faiz başlangıcı hususunda uyuşmazlık vardır.
4857 sayılı İş Kanunu"nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Kanun"un 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından, ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.
Somut olayda davacının ilgili yazıyı işverenliğe verdiği ve iş akdinin sonlandığı 10.08.2010 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken temerrüt tarihi tarihinden itibaren faize karar verilmesi hatalıdır.
Ancak belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1. bendinin hükümden çıkartılarak, yerine "Davacının kıdem tazminat alacağının 4.128,21 TL"nin 10.08.2010 tarihinden itibaren bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinden 3,40 TL"nin davacıya arta kalanın davalıya yükletilmesine, 09.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.