3. Hukuk Dairesi 2013/15858 E. , 2013/16625 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vek.Av...... geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00"e bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; davalı ...... arasında elektrik abone sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye binaen elektrik kullanıldığını; ancak, bu elektiriğin kullanım bedeli birlik tarafından ödenmeyince, davalı tarafça .... aleyhine icra talebinde bulunulduğu ve talebin kesinleştiğini; bu takiple yetinmeyen davalının, bu kez davacı (.....) aleyhinde takibe geçtiğini, ödeme emrinin müvekkilinin bilgisi dışında tanımadığı bir kişiye tebliğ edildiğinden, davacı müvekkili aleyhindeki takibin kesinleştiğini; oysa, müvekkilinin sadece...başkanı olup, birliğin borcundan şahsi sorumluluğunun bulunmadığını belirterek; haksız açılan..... Sayılı takip dosyasının iptaline, %20 inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olan.... olduğunu savunup, yetki itirazda bulunmuş; esası bakımından da, davacının fiili haciz sırasında ödeme taahhüdünde bulunduğunu, kötüniyetli olarak iş bu davayı açtığını belirtip; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; "...aboneliğin ....olduğu; söz konusu faturaların da davacıya ait olmadığı, .... adına kayıtlı aboneye ait olduğu; her iki icra dosyasındaki borcun kaynağı ve miktarı konusunda taraflar arasında çekişme bulunmadığı, sözleşmede yetkili mahkeme olarak mahkememizin belirlenmiş olduğu görülmüş; borcun sebebinin .... adına kayıtlı aboneye ilişkin elektrik tüketim faturaları olduğu, .... tüzel kişiliği ile davacının farklı kişiler olduğu; yapılan hacizlerin, icra dosya numaralarının karıştırılmasından kaynaklandığı, iddia edilen davacı ile davalı arasındaki borca ilişkin şifahi görüşmelerin başkaca herhangi bir delille desteklenmediği gerekçesiyle" davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın davalı kuruma 543.358,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
...
Davada, İİK."nun 72.maddesine dayalı, menfi tespit talep edilmektedir.
Davalı vekili, süresinde yetki itirazında bulunmuştur.
İİK.nun 72.maddesinde; menfi tespit davasının, davalının (alacaklının) yerleşim yeri (ikametgahı) mahkemesinde açılabileceği gibi; icra takibinin yapıldığı (takibi yapan icra dairesinin bulunduğu) yer mahkemesinde de açılabileceği belirtilmiş bulunmaktadır. Bu konudaki seçimlik hakkı davacı borçluya aittir. Ne var ki, somut olayımızda; davalının ikametgahı.... olduğu gibi, icra takibi de .... yapılmıştır. Mahkeme gerekçesinde; sözleşmede yetkili mahkemenin .... gösterildiğinden bahisle, yetkisizlik itirazı reddedilmiştir. Oysa, mahkemece, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı da saptanmış bulunmaktadır. O halde, mahkemece; abonelik sözleşmesinin, davalı ile dava dışı .... arasında yapıldığı ve sözleşmede kararlaştırılan yetkili mahkemenin, iş bu davada davalıyı bağlamayacağı gözetilmeli, davalının yetki itirazı kabul edilmelidir. Yanılgılı değerlendirme sonucu işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine
ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....