Abaküs Yazılım
8. Daire
Esas No: 2016/11000
Karar No: 2021/1801
Karar Tarihi: 24.03.2021

Danıştay 8. Daire 2016/11000 Esas 2021/1801 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/11000
Karar No : 2021/1801

DAVACI : 1- … 2- … 3- …

DAVACILAR YANINDA KATILAN: …

DAVALILAR : 1- … Başkanlığı …/…
VEKİLİ : Av. …

2- … Kurulu Başkanlığı …/…
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
Üniversitelerarası Kurul Başkanlığınca duyurulan 2016 Ekim Dönemi Doçentlik Sınav Başvurularından itibaren geçerli olacak şekilde "Hukuk Temel Alanı" altında "Deniz Hukuku Temel Alanına" yer verilmemesine ilişkin düzenlemenin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davalı idarece herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin Deniz Hukuku bilim alanına dava konusu düzenlemede yer verilmediği ve anılan düzenleme nedeniyle Deniz Hukuku'nun gelişmesinin engellendiği ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMASI :
… Kurul Başkanlığı'nın Savunmasının Özeti : Usul yönünden, davanın süresinde açılmadığı, davacıların davaya konu düzenlemenin iptalini istemekte kişisel, güncel ve meşru menfaatinin bulunmadığı; esas yönünden ise, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
… Kurulu Başkanlığı'nın Savunmasının Özeti : Usul yönünden, davanın süresinde açılmadığı, davacıların davaya konu düzenlemenin iptalini istemekte kişisel, güncel ve meşru menfaatinin bulunmadığı; esas yönünden ise, "Doçentlik Sınavı Başvuru Şartları" ve "Bilim alanları ve Anahtar Kelimeler" başlıklı düzenlemenin alanında uzman olan kişilerden oluşan "Doçentlik Çalışma Grubu" tarafından hazırlandığı, 2547 sayılı Kanuna uygun olan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : … Kurul Başkanlığınca duyurulan 2016 Ekim Dönemi Doçentlik Sınav Başvurularından itibaren geçerli olacak şekilde "Hukuk Temel Alanı " altında "Deniz Hukuku Temel Alanına" yer verilmemesine ilişkin düzenlemenin iptali istenilmektedir.
Davalı idareler tarafından; "Doçentlik Sınavı Başvuru Şartları" ve "Bilim Alanları ve Anahtar Kelimeler" başlıklı düzenlemenin alanında uzman olan kişilerden oluşan "Doçentlik Çalışma Grubu" tarafından hazırlandığı gibi kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek yapıldığı, bu konuda idarenin takdir yetkisi olduğu iddia edilmekte ise de, bu iddiaları destekleyen ve düzenlemenin yapılmasına esas teşkil eden gerekçelerin ve akademik gerekliliğin varlığını ortaya koyan verilerin veya akademik çevrelerden bu yönde alınmış bilimsel görüşlerin dikkate alındığını gösteren bilgi ve belgelerin sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda dava konusu düzenlemenin hukuken kabul edilebilir bir gerekçeye dayanmadığı ve "Deniz Hukuku" bilim alanına eşdeğer olarak hangi bilim alanının davalı idarece uygun görüldüğünün ortaya konulamadığı, dolayısıyla dava konusu düzenleyici işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından iptaline karar verilmesi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 24/03/2021 tarihinde, davacıların gelmediği, davalı idarelerden … Kurul Başkanlığı vekili Av. … ve … Kurulu Başkanlığı vekili Av. …'nin geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; Üniversitelerarası Kurul Başkanlığınca duyurulan 2016 Ekim Dönemi Doçentlik Sınav Başvurularından itibaren geçerli olacak şekilde "Hukuk Temel Alanı" altında "Deniz Hukuku Temel Alanına" yer verilmemesine ilişkin düzenlemenin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davanın açıldığı tarih itibariyle Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi … Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapan … ile yine Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi … Anabilim Dalında araştırma görevlisi olarak görev yapan … ve …'ın dava konusu düzenleme nedeniyle … Anabilim Dalının gelişmesinin engellendiği iddiasıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.


İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerin usul yönünden itirazları yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 11. maddesinde, doçentlik sınavlarını düzenlemek ve ilgili yönetmelik gereğince doçent adaylarının yayın ve araştırmalarının değerlendirilmesi ve doçentlik sınavı ile ilgili esasları tespit etmek ve jürileri seçmek, Üniversitelerarası Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır.
Anılan Kanunun ''Doçentlik Sınavı'' başlıklı 24. maddesinde ise "a) Doçentlik sınavı, Üniversitelerarası Kurulca yılda iki kere yapılır. Aşağıdaki şartları haiz adaylar, Üniversitelerarası Kurulun tespit edeceği tarihe kadar, Üniversitelerarası Kurula gerekli belge ve yayınlar ile birlikte başlıca bilim dalı ile uzmanlık ve araştırma konularını da bildirerek başvururlar. b) Doçentlik sınavına başvurabilmek için aşağıdaki şartlar aranır:
1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora veya tıpta uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak.
2) Üniversitelerarası Kurulun her bir bilim disiplininin özelliklerini dikkate alarak belirteceği görüş çerçevesinde Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen şartları taşıyan özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.
3) Yükseköğretim Kurulunun belirlediği kıstaslar çerçevesinde yapılan merkezi yabancı dil sınavında başarılı olmak. Bu sınavın, adayın bilim dalı ile ilgili olması şartı aranmaz. Bilim alanı bir yabancı dille ilgili olanlar bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek zorundadırlar.
c) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.
Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın akademik çalışmalarının her birini değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. Değerlendirmeye esas alınan bu raporların birer örneği, eser incelemesi sonucuna ilişkin bildirim yazısı ile birlikte adaya gönderilir.
Eser incelemesinde başarılı bulunan aday, doçentlik sınav jürisi tarafından, sözlü sınava tabi tutulur. Jüri üyeleri, yapılan sözlü sınavın denetlenebilirliğini sağlamak için gerekli tedbirleri alır. Sözlü sınavda başarılı olması halinde, adaya ilgili bilim dalında doçentlik unvanı verilir.
Doçentlik sınavına ilişkin esas ve usuller, Üniversitelerarası Kurulun görüşü alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 07/02/2015 tarihli ve 29260 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin 3. maddesinde "Doçentlik sınavı, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen ve Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanan bilim/sanat alanları ve doçentlikle ilgili kriterler çerçevesinde yapılır. Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır."hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmet etkinliğinin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahiptirler. Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.
İdareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği de izahtan varestedir. Takdir yetkisinin yargısal denetimi, bu yetkinin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun olup olmadığı ile sınırlıdır.
Her ne kadar davalı idareler tarafından; "Doçentlik Sınavı Başvuru Şartları" ve "Bilim alanları ve Anahtar Kelimeler" başlıklı düzenlemenin alanında uzman olan kişilerden oluşan "Doçentlik Çalışma Grubu" tarafından hazırlandığı ve dava konusu düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek yapıldığı, bu konuda idarenin takdir yetkisi olduğu iddia edilmekte ise de; bu iddiaları destekleyen ve düzenlemenin yapılmasına esas teşkil eden gerekçelerin ve akademik gerekliliğin varlığını ortaya koyan verilerin veya bu yöndeki akademik çevrelerden alınmış bilimsel görüşlerin dikkate alınarak düzenleme yapıldığını gösteren bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; idarelerin düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124. maddesine dayanan anayasal bir yetki olması nedeniyle, idareler tarafından mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla düzenleyici işlemler yapılabileceği kuşkusuzdur. Ancak, bu düzenlemeler yapılırken, Anayasa'da yer alan hukuk devleti ilkesi uyarınca, kazanılmış hak, haklı beklenti, idari faaliyetlerin belirliliği ve hukuki güven ilkesi gibi ilkelerin de göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.
Hukuk devleti ilkesinin ön koşullarından biri olan "hukuk güvenliği" ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda, önceden oluşmuş hukuksal durumların, sonradan yapılacak işlemlerle değiştirilmesi, hukuktan beklenen güvenle bağdaşmayacaktır.
İdarenin ister düzenleyici işlem, ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri olarak tanımlanan haklı beklentilerinin de idarelerce düzenleyici işlemlerinin kaldırılmaları ve değiştirilmeleri aşamasında gözardı edilmemesi gerekmektedir.
Bu bağlamda; davalı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan "2015 Nisan ve Öncesi Dönemlerin Yayın Aşaması Başvurularına Ait Anahtar Kelimeler" başlığı altında 2.024 kod numarası ile Deniz Hukukuna yer verilmiş iken; dava konusu edilen düzenleme ile Deniz Hukukuna yer verilmediği ve anılan değişiklik yapılırken idarenin daha önceki uygulamasına güvenerek doçentlik başvurusu için bilimsel hazırlık sürecini tamamlayan adaylar yönünden haklı beklentilerini karşılayacak bir geçiş hükmüne yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu Doçentlik Sınavı Başvuru Şartlarında "Hukuk Temel Alanı" altında "Deniz Hukuku Temel Alanına" yer verilmemesinin hukuken kabul edilebilir bir gerekçeye dayanmadığı ve ve dava konusu düzenleme yapılırken doçent adaylarının haklı beklentilerinin gözardı edildiği sonucuna varıldığından anılan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Üniversitelerarası Kurul Başkanlığınca duyurulan 2016 Ekim Dönemi Doçentlik Sınav Başvurularından itibaren geçerli olacak şekilde "Hukuk Temel Alanı" altında "Deniz Hukuku Temel Alanına" yer verilmemesine ilişkin düzenlemenin İPTALİNE
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacılara iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
24/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi