
Esas No: 2019/1160
Karar No: 2021/369
Karar Tarihi: 24.03.2021
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2019/1160 Esas 2021/369 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2019/1160
Karar No : 2021/369
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa ettiği binadan kendisine kalan altı daireyi gerçek satış bedelinin altında fatura düzenleyerek bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2009 yılı için re'sen tarh edilen kurumlar vergisi ile verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Davacının hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu vergi inceleme raporu düzenlenmiştir.
Raporda şu tespitlere yer verilmiştir:
- Davacının hissesine düşen dairelerin satışı için düzenlediği altı adet faturada adı geçenlerden üç kişiye ulaşılamamış, diğer üç kişinin ifadesi alınmıştır.
- Alıcılardan ...'nin iki bankadan toplam 49.000,00 TL kredi kullandığı görülmüştür. Aynı konut için birden fazla konut kredisi kullanılması mümkün olmadığından ifadesine itibar edilmesi gerektiği değerlendirmesi yapılmıştır.
- Alıcılardan ... taşınmazı faturada gösterilen 28.000,00 TL bedel yerine 50.000,00 TL bedelle satın aldığını beyan etmiş, taşınmazı satın almak için konut kredisi olarak 71.500,00 TL kullandığı tespit edilmiştir.
Davalı idarece beş adet dairenin satış bedeli Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca birim maliyet fiyatına göre hesaplanan maliyet tutarı esas alınarak 45.700,46 TL olarak, ... satın aldığı dairenin satış bedeli 71.500,00 TL olarak kabul edilmek suretiyle belirlenen matrah farkı üzerinden dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır.
Olayda, altı alıcıdan ifadesine başvurulan iki kişinin satış bedelinin fatura bedeli olduğunu beyan etmelerine karşın, alıcı ...'a satılan gayrimenkulün satış bedelinin; Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca belirlenen birim maliyet tutarı ve alıcının taşınmazı 50.000,00 TL bedelle satın aldığı yolundaki ifadesi göz ardı edilerek, bankadan kullanılan konut kredisi tutarı olan 71.500,00 TL olarak belirlenmesi hukuka uygun düşmemiştir.
Diğer taraftan teslim edilen gayrimenkullerin satış bedelinin belirlenmesine yönelik inceleme sırasında ifadesine başvurulan iki alıcının gayrimenkulleri faturada belirtilen bedel ile satın aldıklarını beyan etmelerine karşın hukuken yeterli ve inandırıcı bir gerekçe ortaya konulmaksızın ve re'sen tespit edilen satış bedelinin belirlenmesine ilişkin yöntem açıklanmadan eksik inceleme ve araştırmaya dayalı vergilendirme işleminde bu haliyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle vergi ve cezayı kaldırmıştır.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 31/01/2018 tarih ve E:2014/11555, K:2018/209 sayılı kararı:
Temyize konu kararın tarhiyatın beş adet bağımsız bölüm satışından kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüştür.
Tarhiyatın alıcı ... adına düzenlenen faturadan kaynaklanan kısmına gelince:
Tarhiyat, kat karşılığı insaat sözleşmesi uyarınca edinilen daire satışlarından kaynaklanmakta olup söz konusu dairelerin satışına ilişkin faturaların olması gerekenden daha düşük bedelle düzenlenerek gerçekte elde edilen bir kısım hasılatın bu yolla kayıt ve beyan dışı bırakıldığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanmaktadır.
Davacının daire satışlarına ilişkin faturalarının gerçek değerinin altında düzenlendiğinin kanıtlanabilmesi için vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık olan daire sahiplerinin ifadelerine başvurulmasının normal ve mutad bir durum olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, satışı yapılan altı daireden üçünün alıcılarının ifadesinin alındığı, iki alıcının fatura bedeli üzerinden daireyi aldıklarını ifade ettiği, ... isimli şahsın ise daireyi müteahhitten 50.000,00 TL'ye aldığını, bankadan kullandığı 71.250,00 TL konut kredisinin satış tutarını aşan kısmını dairenin parkesi, mutfak dolabı, vestiyer yapılması gibi işlerinde kullandığını ifade ettiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle, ifadesi alınan ve olayla ilgisi tabi ve açık olan daire sahibi ...'ın beyanı dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeyle ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
Daire, bu gerekçeyle tarhiyatın ...'a satılan daireye ilişkin kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasını bozmuş, diğer bağımsız bülümlerin satışından kaynaklanan hüküm fıkrasını onamıştır. Tarafların karar düzeltme talebini de kararıyla reddetmiştir.
.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Mahkeme aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan kısım yönünden ilk kararında ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına 2009 hesap dönemindeki bazı konut satışları için gerçek satış bedelinden daha düşük tutarda belge düzenlendiğinin vergi inceleme raporu ile tespit edilmesi üzerine teslim bedeli alıcının söz konusu konut için çektiği konut kredisi tutarı olarak kabul edilerek yapılan cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu belirtilerek aksi yönde verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda; ifadesine ulaşılabilen üç alıcıdan ikisinin bağımsız bölümü faturada belirtilen tutardan satın aldığını, ... adlı alıcının faturada gösterilen 28.000,00 TL bedel yerine 50.000,00 TL bedelle satın aldığını, bankadan kullandığı 71.250,00 TL konut kredisinin satış tutarını aşan kısmını müteahhitten alarak dairenin parkesi, mutfak dolabı, vestiyer yapılması gibi işlerinde kullandığını beyan ettiği belirtilmiştir.
Anılan vergi inceleme raporuna istinaden, ifadesine başvurulan iki alıcının söz konusu bağımsız bölümleri faturada belirtilen bedel ile satın aldıklarını beyan etmelerine karşın, ortada hukuken yeterli ve inandırıcı bir gerekçe olmaksızın re'sen tespit edilen satış bedeli üzerinden yapılan tarhiyatın beş adet bağımsız bölüm satışından kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası onanarak kesinleşmiştir.
... adlı alıcıya yapılan satış yönünden, davacı tarafından fatura bedelinin gerçek satış bedeli olduğu iddia edildiğinden, alıcı ile satıcı beyanlarına göre ihtilaflı hale gelen satış bedelinin Vergi Usul Kanunu'nun 267. maddesi dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre, gerçek bedeli bilinmeyen malın emsal bedeli, öncelikle aynı cins ve nevideki mallardan, değerlemenin yapılacağı ayda veya bir evvelki veya bir daha evvelki aylarda satış yapılmışsa, bu satışların miktar ve tutarına göre çıkarılacak olan ortalama satış fiyatı ile hesaplanacaktır. Dava konusu olayda aynı binada bulunan altı adet bağımsız bölümün beşi bakımından faturada belirtilen bedelin gerçek satış bedelini yansıttığı kabul edildiğinden ...'ın satın aldığı bağımsız bölümün satış bedeli, emsal ve fatura bedeli olan 28.000 TL olacağından dava konusu tarhiyatın ...'a satılan bağımsız bölüme ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu nedenle Mahkemenin ısrar kararına yönelik temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Üçüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2-.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/03/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.