
Esas No: 2021/14177
Karar No: 2022/3823
Karar Tarihi: 20.04.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/14177 Esas 2022/3823 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Dava, kullanım kadastrosuna itiraz konusu olan bir taşınmazda yaklaşık 500 metrekarelik alanın müvekkilinin kullanımı olduğu iddiasıyla açılmıştır. Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda 676,41 metrekarelik kısımın davacının olduğuna karar vermiştir. Hüküm, davalılar tarafından istinaf edilmiş, ancak istinaf başvurusu kabul edilmiştir. Davacı vekili ise kararı temyiz etmiştir. Temyiz incelemesinde, davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilirken, vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazı kabul edilmiştir. Mahkemenin, vekalet ücretine ilişkin bir değerlendirme yapmadan davalılar yararına karar vermesi doğru olmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararı 6100 sayılı HMK'nin 373/2. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Kanun Maddeleri:
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesi
- 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi
- 6100 sayılı HMK'nin 373/2. maddesi
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosuna İtiraz
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, Gazipaşa İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 228 ada 684 parsel sayılı 4.481,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...’in işgalinde olduğu, şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili, taşınmazın yaklaşık 500,00 metrekaresinin kullanıcısının müvekkili olduğunu öne sürerek, 500,00 metrekare için müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 228 ada 684 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisi ... ..., ziraat bilirkişisi ... ve İnşaat Bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 07.05.2019 havale tarihli krokide belirlenen A ve B harfi ile gösterilen toplam 676,41 m²'lik kısmın zilyedinin davacı ... olduğunun tespiti ile tapu kaydının beyanlar hanesine şerhine” karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu kabul edilmiş ve İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.
2. Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesinin birinci fıkrası "davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" şeklinde düzenlenmiştir. Anılan madde doğrultusunda, davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen taraf yargılama giderini ödemekle yükümlü olacaktır.
Mahkemece 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken bu hususta değerlendirme yapılmadan davalılar yararına vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/2. maddeleri uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine 20.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.