
Esas No: 2022/542
Karar No: 2022/3795
Karar Tarihi: 20.04.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/542 Esas 2022/3795 Karar Sayılı İlamı
8. Hukuk Dairesi 2022/542 E. , 2022/3795 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine temsilcisi ve asli müdahil Orman Yönetimi temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, hem asıl hem birleşen davada Şırnak İli Silopi İlçesi Çalışkan Köyüne bağlı ... mevkiinde arazi vergi tahrir kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak sınırlarını belirttiği tescilsiz taşınmazların müvekkilleri adına tescili isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 2013/209 Esas sayılı dosyada yer alan 19.08.2014 havale tarihli orman ve harita mühendisi bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide B1 harfi ile gösterilen 59.302,58 m2 ve B2 harfi ile gösterilen 2.549,30 m2'lik alanların davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide A1 harfi ile gösterilen 3.870,03 m2, A2 harfi ile gösterilen 10.834,75 m2, A3 harfi gösterilen 20.379,40 m2'lik alanlar yönünden davanın reddi ile bu alanların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2013/215 Esas sayılı dosyada yer alan 19.08.2014 havale tarihli orman ve harita mühendisi bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide B harfiyle gösterilen 27.256,06 m2'lik alanın davacı ... ... adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide A1 harfiyle gösterilen 81.991,85 m2 ve A2 harfi ile gösterilen 2.198,46 m2'lik alanlar yönünden davanın reddi ile bu alanların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve asli müdahil Orman Yönetimi temsilcisi tarafından asıl davada davacı adına tesciline karar verilen hükme esas alınan krokide B1 ve B2 ile gösterilen kısma, birleşen davada B ile gösterilen kısma yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nin 713/1. maddesine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde; orman kadastrosu çalışmalarının yapılmadığı, 766 sayılı Kanuna göre yapılan arazi kadastro çalışmalarının ise 17.06.1973 tarihinde kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın tapulama (tescil) harici yerde kaldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, asıl davada 19.08.2014 havale tarihli orman ve harita mühendisi bilirkişi kurulunun ortak raporu ve eki krokide B1 ve B2 ile gösterilen kısma ilişkin ve birleşen davada 19.08.2014 havale tarihli orman ve harita mühendisi bilirkişi kurulunun ortak raporu ve eki krokide B ile gösterilen kısma ilişkin yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu yerlerin evveliyatının orman olup olmadığı hususunda usulüne uygun orman araştırması yapılmadığı gibi, Yargıtay içtihatları doğrultusunda zilyetlik araştırması da yapılmamıştır. Asıl ve birleşen dava, 2013 yılında açılmış ve Mahkemece hükme esas alınan her iki 19.08.2014 havale tarihli orman ve harita mühendisi bilirkişi kurulunun ortak raporlarında 1970 tarihli memleket haritası ve 1968, 1988 tarihli ... fotoğrafları uygulanarak taşınmazın bir bölümünün orman (asıl davada krokide A1,A2,A3 ve birleşen davada A1, A2 ile gösterilmiştir), bir bölümünün orman sayılmayan yerlerden (asıl davada krokide B1 ve B2, birleşen davada B ile gösterilmiştir) olduğu belirlenmiştir. Asıl davada bahsi geçen raporda 1988 yılı ... fotoğrafında orman olmadığı belirtilen B1 ile gösterilen alanda tarımsal faaliyet yapılmasına rağmen, B2 ile gösterilen alanda herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı, işlenmemiş, ham toprak vasfında olduğu, yine birleşen davada hükme esas alınan raporda da B ile gösterilen kısımda herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı işlenmemiş, ham toprak vasfında olduğu belirtilmiştir. Ayrıca nesnel verilerden uzak, tamamen gözlem ve mahalli bilirkişi/tanık beyanlarına dayanan eksik, yetersiz ziraat bilirkişisi raporları esas alınarak hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; bahsi geçen raporlar, dava konusu edilen yerlerin imar ihyaya muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise imar ihyanın ne zaman tamamlandığı, imar ihya tamamlanmasından dava tarihine kadar 20 yıllık ekonomik amaca uygun zilyetlik sürdürülüp sürdürülmediği hususlarında herhangi bir açıklama içermeden asıl davada B1, B2 ve birleşen davada B ile gösterilen alanlarda 20-25, 20-30 yıl öncesinde de tarımsal faaliyet yapıldığını belirten, denetime imkan vermeyen, yetersiz raporlardır.
Hâl böyle olunca; Mahkemece, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve ... fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, üç ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) ... fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve ... fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik ... fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Hüküm kurulurken, davacıların taşınmazın bir kısmında zilyetlikle kazanım şartlarını sağladığı anlaşıldığı takdirde sadece bu kısmın davacılar adına tescili gerektiği ayrıca orman niteliğinde olmayan ve zilyetlikle kazanılamayan yerlerin Hazine adına tescili gerektiği hususları göz önünde bulundurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin ve asli müdahil Orman Yönetimi temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 20.04.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.