Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/541
Karar No: 2022/3794
Karar Tarihi: 20.04.2022

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/541 Esas 2022/3794 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2022/541 E.  ,  2022/3794 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tescil

    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine temsilcisi ve asli müdahil Orman Yönetimi temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı vekili, Şırnak İli Silopi İlçesi Çalışkan Köyüne bağlı ... Mevkiinde arazi vergi tahrir kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak sınırlarını belirttiği tescilsiz taşınmazın müvekkili adına tescili isteminde bulunmuştur.
    Mahkemece, 19.08.2014 havale tarihli orman ve harita mühendisi bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide B1 ve B2 harfleri ile gösterilen toplam 80.777,73 m2'lik alanın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide A1 harfi ile gösterilen 4.724,35 m2, A2 ile gösterilen 4.412,01 m2, A3 ile gösterilen 3.320,99 m2'lik alanlar yönünden davanın reddi ile bu alanların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve asli müdahil Orman Yönetimi temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, TMK’nin 713/1. maddesine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmaz tescili istemine ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde; orman kadastrosu çalışmalarının yapılmadığı, 766 sayılı Kanuna göre yapılan arazi kadastro çalışmalarının ise 17.06.1973 tarihinde kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın tapulama (tescil) harici yerde kaldığı anlaşılmıştır.
    Somut olayda 19.08.2014 havale tarihli orman ve harita mühendisi bilirkişi kurulunun ortak raporu ve eki krokide B1 ve B2 ile gösterilen kısımlara ilişkin Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermek için yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur. Şöyle ki; dava konusu yerlerin evveliyatının orman olup olmadığı hususunda usulüne uygun orman araştırması yapılmadığı gibi, Yargıtay içtihatları doğrultusunda zilyetlik araştırması da yapılmamıştır. Dava 2013 yılında açılmış ve mahkemece hükme esas alınan 19.08.2014 havale tarihli orman ve harita mühendisi bilirkişi kurulunun ortak raporunda 1970 tarihli memleket haritası ve 1968, 1988 tarihli ... fotoğrafları uygulanarak taşınmazın bir bölümünün orman (krokide A1, A2, A3 ile gösterilmiştir), bir bölümünün orman sayılmayan yerlerden (krokide B1 ve B2 ile gösterilmiştir) olduğu belirlenmiştir. Bahsi geçen raporda 1988 yılı ... fotoğrafında orman olmadığı belirtilen B1 ve B2 ile gösterilen alanlar incelenmiş ve B1’de tarımsal üretim olmasına karşın B2’de herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı, işlenmemiş, ham toprak vasfında olduğu belirtilmiştir. Ayrıca nesnel verilerden uzak, tamamen gözlem ve mahalli bilirkişi/tanık beyanlarına dayanan eksik, yetersiz ziraat bilirkişisi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; bahsi geçen rapor, dava konusu edilen yerin imar ihyaya muhtaç bir yer olup olmadığı, imar ve ihyaya muhtaç ise imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı, imar-ihya tamamlanmasından dava tarihine kadar 20 yıllık ekonomik amaca uygun zilyetlik sürdürülüp sürdürülmediği hususlarında herhangi bir açıklama içermeden B ile gösterilen alanda 20-30 yıl öncesinde de tarımsal faaliyet yapıldığını belirten, denetime imkan vermeyen, yetersiz bir rapordur.
    Hâl böyle olunca; Mahkemece, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve ... fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, üç ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) ... fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve ... fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik ... fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
    Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Hüküm kurulurken, davacının taşınmazın bir kısmında zilyetlikle kazanım şartlarını sağladığı anlaşıldığı takdirde sadece bu kısmın davacı adına tescili gerektiği ayrıca orman niteliğinde olmayan ve zilyetlikle kazanılamayan yerlerin Hazine adına tescili gerektiği hususları göz önünde bulundurulmalıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin ve asli müdahil Orman Yönetimi temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 20.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi