
Esas No: 2021/8975
Karar No: 2022/3582
Karar Tarihi: 12.04.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/8975 Esas 2022/3582 Karar Sayılı İlamı
8. Hukuk Dairesi 2021/8975 E. , 2022/3582 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil, Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... Yönetimi, davalı adına tapuda kayıtlı olan ... Beldesi, 40 ada 8 parsel sayılı 159,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın yörede 1938 yılında 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan orman kadastro sınırları içinde kaldığını, 1950 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile muhafaza ormanı statüsüne alınması nedeniyle 1744, 2896 ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2. madde ve 2/B madde uygulamalarına da konu edilmediğini ileri sürerek, davalı adına olan tapunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili, davalının elatmasının önlenmesi istemi ile dava açmıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, Orman Yönetimi tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.10.2014 tarihli, 2014/5454 Esas, 2014/8249 Karar sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Davaya konu taşınmaz ile aynı orman kadastro sınır hattı üzerinde bulunan 40 ada 3 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin sırasıyla 2012/503 ve 361 sayılı (Dairenin sırasıyla 2014/5309 ve 2014/5260 Esas) dosyalarda çekişmeli parsellerin ifrazen 59 sayılı kadastro parselinden geldiği, 59 sayılı ana parselden imar uygulaması ile oluşan ve dava konusu parselle aynı konumda bulunan daha önce Dairede temyiz incelemesi yapılan Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/583 Esas, 2006/362 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 40 ada 11, 2003/581 Esas - 200/361 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 38 ada 7, 2003/578 Esas, 2006/360 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 40 ada 9, 2005/74 Esas, 2008/263 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 35 ada 1, 2003/873 Esas, 2008/412 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 38 ada 4, 2003/814 Esas, 2009/8 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 39 da 1, 2003/580 Esas, 2009/7 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 39 da 2 ve 2007/428 Esas, 2009/279 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 38 ada 1 sayılı parseller ve Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/589 Esas, 2008/408 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 38 ada 6, 2003/592 Esas, 2009/410 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 40 ada 7, 2003/591 Esas, 2008/409 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 39 ada 3 ve 2003/823 Esas, 2008/411 Karar sayılı dosyasında dava konusu olan 40 ada 2 sayılı parsellerin memleket haritası ile uyumlu bulunan aplikasyon hattı nazara alındığında, orman tahdit hattı içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle mahkemelerince 40 ada 11, 38 ada 7, 40 ada 9, 35 ada 1 (998,97 m²’lik kısmının), 40 ada 1, 38 ada 4, 38 ada 6, 40 ada 7, 39 ada 3, 40 ada 2, 39 ada 1, 39 ada 2 ve 38 ada 1 sayılı parsellerin orman niteliği ile tesciline karar verildiği ve verilen bu hükümlerin Dairenin sırasıyla, 2008/17581 Esas, 2009/3985 Karar, 2008/18007 Esas, 2009/3986 Karar, 2008/17582 Esas, 2009/3987 Karar, 2009/1828 Esas, 4239 Karar, 2009/5281 Esas, 8607 Karar, 2009/12440 Esas, 14622 Karar, 2009/12442 Esas, 14624 Karar, 2010/8423 Esas, 12306 Karar, 2009/5280 Esas, 8608 Karar, 2009/5278 Esas, 8609 Karar, 2009/5277 Esas, 8610 Karar ve 2009/7723 Esas, 11398 Karar sayılı kararları ile onandığı, çekişmeli taşınmaz ile aynı orman kadastro sınır hattı içinde bulunan 59 sayılı ana parselin tamamının orman tahdidi içinde kaldığı ve dava konusu taşınmaza komşu bir kısım taşınmazların da daha önce orman niteliği ile tesciline dair verilen kararların Dairece onandığı, bu dosyalardaki bilirkişi raporlarında çizilen orman sınır hattı ile temyize konu dosyada yapılan bilirkişi uygulaması sonucu oluşturulan hattın uyumlu olmadığı belirtilerek, bu durumda Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasa'sına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. madde hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılması, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan ... fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmaz ile birlikte birbirine yakın konumda bulunan kadastro parsellerinin de orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan ... fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ile yıkım istemine ilişkindir.
Mahkemece, her ne kadar, uyulmasına karar verilen bozma ilamından sonra, 2016 yılında dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 6292 sayılı Kanun'un 10/11. maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmaları uyarınca taşınmazın orman sayılmayan alanlarda kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez.
Şöyle ki, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 10 numaralı bendi uyarınca yapılan ve 2016 yılında kesinleşen düzeltme çalışmalarında hatalı aplikasyon hattının iptal edilerek, sınırın olması gerektiği gibi 1938 yılında 3116 Kanun uyarınca yapılan tahdit hattına çekildiği, dava konusu taşınmazın düzeltme işlemi neticesinde orman sayılmayan alanlar içerisinde kaldığının rapor edildiği anlaşılmış, ancak yörede yapıldığı tespit edilen düzeltme çalışmalarına ilişkin evraklar eksiksiz olarak dosya kapsamına getirilmediğinden hükme esas alınan raporların içeriği denetlenememiştir. Denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde, Mahkemece 26.04.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun'un diğer işlemler başlıklı 11. maddesinin 10 numaralı bendinde ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Kadastro Dairesi Başkanlığının "ormanların kadastrosu ve tescili" konulu 2014/5 numaralı genelgenin “Tapuya Tescil Edilmiş Orman Haritalarında Düzeltme” başlıklı II numaralı bendinde, “Orman İdaresinin talebi ya da kadastro müdürlüğünce doğrudan; 6831 sayılı Kanun'a göre kesinleşmiş ve tapuya (tapu kütüğüne/zabıt defterine) tescil edilmiş orman haritalarındaki orman, 2/A veya 2/B sınırlarında düzeltmeyi gerektiren orman tahdit/kadastro tutanağı, pafta ve zemin uyumsuzluğunun tespiti hâlinde, orman haritalarındaki orman, 2/A veya 2/B alanlarının sınır nokta ve hatlarının, orman kadastro tutanakları esas alınarak mevzuat hükümlerince fenni hataların giderilmesi için, 3402 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine göre oluşturulan kadastro ekibine, kadastro kontrol mühendisi veya mühendisi ile orman işletme müdürlüğünce görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi veya orman mühendisi iştirak ettirilmek suretiyle ekip oluşturulur. Orman haritalarındaki orman ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin sınır nokta ve hatlarında düzeltmeyi gerektiren orman tahdit tutanağı, pafta ve zemin uyumsuzluğu, söz konusu ekip tarafından teknik mevzuatına uygun hale getirilir. Ekipçe, hangi sınır nokta ve hatlarında ne gibi bir uyumsuzluk bulunduğu ve ne şekilde giderildiği hususlarını içeren detaylı bir teknik rapor düzenlenerek imza altına alınır. Düzeltme işlemleri tamamlandığında 30 günlük askı ilânına alınır. Askı cetvellerinde, düzeltmeye alınan bu parseller için "6292 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin onuncu fıkrasına göre düzeltme yapılmıştır." şeklinde belirtme yapılır.” hususları açıklandığından, yukarıda sözü edilen 11. maddenin 10. bendine ve genelge hükümlerine göre çalışmalar yapılıp yapılmadığı, çalışma yapılmış ise kesinleşip kesinleşmediği Orman Yönetiminden sorularak, yine çalışma yapılmış ise,çekişmeli taşınmazın ne gibi işlem gördüğü araştırılarak, buna ilişkin bütün yazı, belge, tutanak, rapor, harita ve askı ilânlarının temin edilerek dosya arasına alınması, bundan sonra dava dosyasının, raporları hükme dayanak yapılan bilirkişilere verilerek; 1938 yılında kesinleşmiş orman tahdidi, 1980 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde ve yapılmışsa 6292 sayılı Kanun'un 11/10. maddesine göre belirlenen orman ve 2/B haritası ile kadastro paftası ölçekleri bilgisayar ortamında aynı ölçeğe çevrildikten sonra (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 6 ya da 7 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların orman tahdidi, aplikasyon ve 2. madde ve yapılmışsa 6292 saylılı Kanun'un 11/10 maddesince belirlenen hatta göre konumu, her bir uygulamadaki orman ve 2/B sınırı ayrı renkli kalemlerle gösterecekleri ayrıca uygulamalar arasında uyumsuzluk bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise uyumsuzluğun neden kaynaklandığı, aplikasyonun düzeltilme sebebini ayrıntılı olarak açıklar müşterek imzalı, açıklamalı krokili ek rapor alınıp, kesinleşmiş orman sınırları içindeki yerin düzeltme işlemi ile orman sınırları dışına çıkarılamayacağı ve dava konusu taşınmazın evveliyatı da nazara alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı ... Yönetimi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,12.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.