Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/17791
Karar No: 2022/3602
Karar Tarihi: 12.04.2022

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/17791 Esas 2022/3602 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, bir tarlanın kendilerine ait olduğunu iddia ederek tescil istemiyle dava açmışlardır. İlk derece mahkemesi, davayı kabul ederek taşınmazın adlarına tesciline karar vermiştir. Ancak davalı Hazine, bu karara istinaf etmiştir ve Bölge Adliye Mahkemesi taşınmazın orman niteliği taşıması nedeniyle kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacılar vekili bu kararı temyiz etmiş ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kararı bozarak taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Kararda, Mahkemenin, davacı tarafa süre ve imkan tanıması, taraf teşkilinin sağlanması halinde savunma ve delillerin alınması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, taşınmazın kazanılabileceği koşulların göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiştir.
Kanun maddeleri:
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"Hukuki Dinlenme\" başlıklı 27. maddesi, davanın taraflarının hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğunu ve duruşma yapılmadan hüküm ver
8. Hukuk Dairesi         2021/17791 E.  ,  2022/3602 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden, davalı Hazine vekili tarafından esastan istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Hazinenin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden tesisi suretiyle davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Kadastro sonucu, ... ilçesi Büyükkumla Köyü çalışma alanında bulunan 2669 parsel sayılı 12.199,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiş ve tapunun beyanlar hanesine taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının ... ...'a ait olduğu yönünde şerh verilmiştir.
    Davacı ... ve arkadaşları, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, tapu kaydının iptali ile taşınmazın zeytinlik vasfıyla davacılar adına tesciline karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden, davalı Hazine tarafından ise esas yönünden istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/761 Esas, 2018/783 Karar sayılı kararıyla, taşınmazın öncesinin çalılık vasfında olup eğiminin %12 den fazla olduğu, bu tür yerlerin öncesinin orman sayılan yer niteliğinde bulunduğundan zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle, davalı Hazinenin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nin "Hukuki Dinlenme ..." başlıklı 27. maddesi uyarınca, davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, Anayasa'nın 36. maddesiyle düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılması ilkesinin doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen ... yargılama hakkının da en önemli unsurudur.
    Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan Anayasanın 36. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nin 27. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, Mahkemece, dinlenmek ve savunması alınmak üzere, davalı taraf, kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
    Somut olayda, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağında, taşınmazın ... ...' ın kullanımında olduğu yönünde şerh bulunmasına rağmen, bu kişinin davada taraf olarak yer olması sağlanmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davada yöntemince taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysaki taraf teşkilinin sağlanması yargılamanın her aşamasında re' sen gözetilmesi gereken dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden esas hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
    Hal böyle olunca; Mahkemece, davaca tarafa, davalarını, çekişmeli taşınmazda lehine şerh bulunan ... ...' a usulüne uygun şekilde yöneltmeleri için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde, anılan davalıdan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirmesi halinde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
    Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, çekişmeli taşınmazın, evveliyatı itibariyle, 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesi kapsamında eğimi % 12' yi aşan ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık niteliğinde olduğunda ihtilaf bulunmamakla birlikte, bu tür yerlerde taşınmazın, seri bazda yapılmayan orman kadastrosunda orman sınırları dışarısında bırakılma tarihinden, imar planı kapsamında ise imar planının onay tarihine, imar planı kapsamında değilse dava tarihine kadar zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının oluşmuş olması halinde taşınmazın kazanılabileceği de göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesi de doğru değildir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK'nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi