13. Hukuk Dairesi 2013/17690 E. , 2013/22042 K.
"İçtihat Metni"
1-... 2-... vekili avukat ... ile 1-..... 2-... vekili avukat ... Karadenizlioğlu aralarındaki dava hakkında ... Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.03.2011 tarih ve 2001/110 2011/57 sayılı hükmün Dairenin 6.2.2013 tarih ve 6583-2558 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılar, müşterek çocukları...’yi aşı olmak maksadıyla 2.2.2000 tarihinde davalı şirkete ait hastaneye götürdüklerini, çocukta o sırada öksürük olması nedeniyle davalı doktor ...’nın bronşlarda hafif tıkanıklık olduğunu belirterek hava ile açmak için hastaneye yatırdığını, birinci hava verme işleminden sonra çocuğun ağırlaştığını, ikinci hava verme işleminden sonra ise daha da kötüleşerek morarmaya başladığını ve daha sonra da öldüğünü, davalıların kusurlu olduğunu, maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 5.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacıların müşterek çocukları..."nin yapılan tedavisinde tıp biliminin gereklerine uyulduğu ve davalı doktorun özensiz davranışının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; verilen karar, davacıların temyizi üzerine Dairemizce onanmış;davacılar, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Davacılar, aşı yaptırmak amacıyla davalı şirkete ait hastaneye getirdikleri müşterek çocukları...’nin, davalı doktor ...’nın çocuğun bronşlarını açmak üzere yaptığı işlemlerin tıp kurallarına uygun olmaması nedeniyle ölümünden dolayı uğradıkları maddi ve manevi zararların
Tazmini istemiyle eldeki davayı açmışlardır.Davalılar,çocuğa yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğunu savunmuşlardır. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu ve... Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporlar doğrultusunda davalı tarafça çocuğa uygulanan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, davalı doktorun özensiz davranışının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur.(BK 386-390 maddeleri) Vekilin sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil,işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. (BK.321/1 md.) O nedenle ... memuru ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.
Vekil, hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da, koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özelliklerinin göz önünde tutulması,onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılması ve en emin yolun seçilmesi gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta), mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir. Gereken özeni göstermeyen vekil, BK.nun 394/1 maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.
Yine 4.4.1997 tarihinde imzalanan ve 9.12.2003 tarih ve 25311 sayılı Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren Avrupa Biyotıp Sözleşmesi de iç hukukumuzun bir parçası haline gelmiş olup, sözleşmenin amaç başlıklı 1.maddesinde bu sözleşmenin taraflarının tüm insanların hayatını ve kimliğini koruyacağı ve biyoloji ve tıbbın uygulanmasında, ayırım yapmadan herkesin, vücut bütünlüğüne ve diğer hak ve özgürlüklerine saygı gösterilmesini güvence altına almakla yükümlü olduğu, yine 4. maddesinde, araştırma dahil, ... alanında herhangi bir müdahalenin ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılmasının gerektiği hususları düzenlenmiştir. Avrupa
Biyotıp Sözleşmesi yazılı olan veya yazılı olmayan meslek kurallarına uygun müdahaleyi güvence altına almaktadır. Ayrıca, uygulamanın tedavi ya da yaşam kalitesinin artırılmasına yönelmesinin zorunlu olduğu belirtilmektedir.
Mahkemece, yargılama aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu ve... Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti raporlarına itibar edilerek, davalıların kusurlarının bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, ... 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/824 esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 5.4.2007 tarihli raporunda,ölümün bronkopnömoni ve ağır bronşiolitten kaynaklandığı,küçüğün içinde bulunduğu klinik tablonun yaşı dikkate alındığında kullanılan 12 ampul ventolinin ve solunum sıkıntısına rağmen ketalar uygulanmasının tıbben uygun olmadığı,tedaviyi uygulayan hekimlerin 2/8 oranında kusurlu oldukları belirtilmiş olup son merci niteliğindeki Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun bu raporuna itibar edilmesi gerekir.Öyle olunca mahkemece yukarda açıklanan ilke ve mevzuat hükümleri de dikkate alınmak suretiyle davalıların kusurlu oldukları kabul edilerek uygun bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken değinilen bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olduğundan, davacıların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile, Dairemizin 6.2.2013 gün, 2012/6583 esas 2013/2558 karar sayılı “onama” kararının kaldırılmasına, hükmün yukarda açıklanan nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.