1. Hukuk Dairesi 2016/16220 E. , 2020/1582 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ASLİ MÜDAHİL : ...
DAVALILAR : ... VD.
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, Polatlı ilçesi Kargalı köyünde bulunan Hazine’ye ait 272, 1227, 1228, 1534, 1535, 1537, 1540 ve 1500 sayılı parseller, meradan çıkartılarak Hazine adına tescil edilen 1539, 1502 ve 1583 sayılı parseller ile bunların çevresindeki tescil harici bırakılan alanların köy yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere 442 sayılı Köy Kanunu’nun ek 12. maddesi uyarınca köy tüzel kişiliği adına tescil edildiğini, daha sonra da köy tüzel kişiliği tarafından davalılara dağıtıldığını, ne var ki yeterince hak sahipliği araştırması yapılmadığı gibi 442 sayılı Yasa’nın ek 12. maddesine aykırı olarak Maliye Bakanlığı’nın izni olmaksızın işlemlerin gerçekleştirildiğini, öte yandan 1583 sayılı parselin bir kısmının mücavir alan sınırları içerisinde kaldığını, bu nedenle de 442 sayılı Yasa’nın ek 14. maddesi gereğince Valiliğin teklifi ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın onayının alınması gerekirken bu yükümlülüğün de yerine getirilmediğini, dava konusu taşınmazların yasaya aykırı olarak davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek, yeni oluşan ve davalılar adına kayıtlı dava konusu 142 ada 3, 5, 6 ve 7, 145 ada 2, 4, 5 ve 6, 146 ada 1, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8, 148 ada 1, 2, 3 ve 4 ile 149 ada 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, yargılama sırasında mahkemece, 149 ada 3 ve 5 ile 146 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tefrik kararı verilerek eldeki dosyanın esasına kaydedilmiştir.
Davada devam ederken, Gülseren asli müdahale dilekçesi vererek 149 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin mülkiyet iddiasında bulunmuştur.
Davalılar, dava konusu taşınmazları rayiç değeri üzerinden köy tüzel kişiliğinden satın aldıklarını, çok uzun yıllardır da üzerinde yapılaşmak suretiyle kullandıklarını, iyiniyetli 3. kişi konumunda bulunup, TMK’nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanmaları gerektiğini, satış öncesi gerekli tüm yazışmaların yapılarak izinlerin alındığını, uzun süre sonra dava açılmasının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, Hazine yönünden yapılan işlemlerin 3367 sayılı kanuna ve kamu yararına uygun olduğu, davacı tarafından idari işlemlerin iptali için idari yargıda iptal davası açılmadığı, isteğin hukuki dayanaktan yoksun olduğu; asli müdahil Gülseren yönünden hak sahibi sayılma şartlarının mevcut olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve vekalet ücretine hasren davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün bu yönüyle ONANMASINA,
Davalı ... ve arkadaşları vekili Av. ...’nın temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporundan, davalı ... adına kayıtlı 149 ada 3 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibariyla değerinin 21.486,00 TL; davalı ... adına kayıtlı 149 ada 5 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibariyla değerinin 30.640,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki davanın taşınmazın aynına ilişkin olduğu ve yargılama sırasında yapılan keşif sonucunda dava edilen taşınmazların dava tarihi itibariyle değerlerinin saptandığı, davacı yanın Hazine olması nedeniyle harçtan muaf olduğu, bu nedenle dava değerinin kendiliğinden keşfen saptanan değere yükseldiği ve ilgili yılın ...Ü.T uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin maktu vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 4.fıkrasının çıkartılarak yerine; “4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.578,32 TL"nin davacı ve asli müdahilden eşit oranda alınarak davalı ...’e verilmesine, Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.670,00 TL’nin davacı ve asli müdahilden eşit oranda alınarak davalı ...’ya verilmesine,,” ibaresinin yazılmasına, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu hali ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 438/7. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, alının peşin harcın temyiz eden davalıra geri verilmesine,
05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.