21. Hukuk Dairesi 2012/13981 E. , 2013/4245 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, muarazanın giderilmesi ile emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Davacı; 01.01.1988 – 05.03.2000 tarihleri arasındaki SSK"lı çalışmalarının Mersin 1. İş Mahkemesi"nin 2003/839 esas sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı Kurum"a tahsis talebinde bulunduğunu, ancak Kurum"un primler tahsil edilmedikçe talebin gerçekleştirilemeyeceğini bildirdiğini belirterek muarazanın giderilmesi ve 01.01.1988 – 05.03.2000 tarihleri arasındaki sigorta tespitinin kabulü ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece; davacının hizmet tespiti yolu ile kazandığı hizmetini SGK"ya tescil ettiremediği, öncelikle tescil işlemini yaptırması gerektiği ve yaşlılık aylığına hak kazanmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 1960 doğumlu davacının 31.07.2007 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurum tarafından davacıya; mahkeme yolu ile kazandığı çalışmalarına ait primler kendisi veya işveren tarafından ödenmediği sürece tahsis talebi ile ilgili işlem yapılmayacağının bildirildiği, davacının 01.01.1988 – 05.03.2000 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa"ya tabi çalışmalarının mahkeme kararı ile tespit edildiği, ancak bu çalışmaların davacının hizmet cetveline işlenmediği, bunun dışında davacının hizmet cetvelinde 01.01.1988 – 31.08.1990 tarihleri arasındaki kısmi çalışmaları toplamı 390 gün hizmetinin göründüğü, dosyada mevcut Yaşlılık-Malullük-Ölüm Muktezası başlıklı belgede, davacının 01.01.1999 – 15.07.2007 tarihleri arasında 1.545 gün Tarım sigortalılığının bulunduğunun yazmakta olduğu, ancak bu hususun mahkemece araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Yaşlılık aylığı tahsis koşullarından biri de Yasa"da belirlenen sayıda uzun vadeli sigorta kolları priminin (malüllük, yaşlılık, ölüm sigortaları) ödenmiş olmasıdır. Sigortalının yaşlılık aylığı koşullarına sahip olup olmadığının belirlenmesinde esas alınacak sigortalılık süresine 506 sayılı Yasa"nın 79/10 ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9 maddesine göre mahkemece tespitine karar verilen sigortalılık süresi dahil olup anılan yasa maddelerinin yaşlılık aylığına
hak kazanma koşullarını düzenleyen yasalara göre uygulama önceliği bulunduğundan, hizmet tespiti kararıyla kazanılan gün sayısı, ancak bu kararın kesinleşmesinden sonra Kurum yönünden bağlayıcılık kazanır ve yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilmesinde dikkate alınır.
Kesinleşen hizmet tespiti kararı uyarınca işverenden primleri tahsil etme yükümünün Kuruma ait olması nedeniyle hizmet tespitine ilişkin kararın kesinleşmesi gerekli ve yeterli olup ayrıca primlerin tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın davacının yaşlılık aylığı koşullarının kesinleşen hizmet tespiti davası ile belirlenen çalışma süresi de gözetilerek belirlenmesi gerekir.
Somut olayda; davacının 01.01.1988 – 05.03.2000 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmalarının Mersin İş Mahkemesinin 28.10.2005 tarih, 2003/839 esas, 2005/1006 karar sayılı kararı ile tespit edildiği anlaşılmakla, tespitine karar verilen çalışmaların davacının yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının tespitinde, sigortalılık süresinden sayılması için söz konusu döneme ilişkin primlerin ödenmiş olmasının gerekmediği gözardı edilerek hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; Mersin İş Mahkemesinin 28.10.2005 tarih, 2003/839 esas, 2005/1006 karar sayılı kararı ile tespitine karar verilen süreler de davacının yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının tespitinde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetlerinden sayılarak, ayrıca 01.01.1999 – 15.07.2007 tarihleri arasındaki 1.545 gün Tarım sigortalılığı da araştırılıp çakışan sigortalılık bulunup bulunmadığı ve davacının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.03.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.