
Esas No: 2021/11310
Karar No: 2022/3194
Karar Tarihi: 04.04.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/11310 Esas 2022/3194 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Hukuk Dairesi'nin 2021/11310 E. ve 2022/3194 K. sayılı kararına göre, kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonucunda verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiş, ancak temyiz dilekçesi reddedilmiştir. Kararda özetle, ilk kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiği, bu nedenle İskan Komisyonu evraklarının ve davacının dayandığı tapunun getirtilerek, yerel bilirkişi, teknik bilirkişi ve tanıkların katılımıyla keşfin yapılması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığının ve kapsamının neresi olduğunun belirlenmesi ve hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, davalının temyiz dilekçesi reddedilmiştir.
Kanun Maddeleri:
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki tarihli karar ... tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verilemeyeceği belirtilerek; Mahkemece İskan Komisyonu çalışmalarına dair evrak varsa haritalarının ve davacının tutunduğu tapunun tüm dayanaklarının bulundukları yerlerden getirtilmesi, hükme esas alınan tapu kaydı ile geldisi olarak görünen tapu kaydının hudutlarının farklılığının neden kaynaklandığının idareden sorulması, dayanak tapunun geldisi olarak gözüken 20.06.1970 tarihli ve 11-12 sıra numaralı tapu kayıtlarının ne şekilde ayrıldığı belirlendikten sonra mahallinde 3 kişilik yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişisinin katılımıyla yapılacak keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kaydının ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup 3402 sayılı Yasa’nın 20. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde yerel bilirkişisi aracılığı ile yöntemince uygulanması, tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı ve kapsamının neresi olduğunun belirlenmeye çalışılması, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için HMK'nin 31. madde uyarınca taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutların haritasında işaret ettirilmesi, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, teknik bilirkişiye dayanak tapu kaydının ve varsa haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir harita düzenlettirilmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 142 ada 4, 5, 6 ve 13 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 142 ada 4 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... mirasçıları ile taşınmazın tespit malikinin mirasçıları adına; 142 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 17.10.2018 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.352,70 metrekarelik bölümünün hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... mirasçıları ile taşınmazın tespit maliklerinin mirasçıları adına, (B) harfi ile gösterilen 453,29 metrekarelik bölümünün tespit maliklerinin mirasçıları adına; 142 ada 6 parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (A) harfi ile gösterilen 5.339,90 metrekarelik bölümünün hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... mirasçıları ile davalı ... adına, (B) harfi ile gösterilen 219,85 metrekare ve (C) harfi ile gösterilen 477,68 metrekarelik bölümünün davalı ... adına; 142 ada 13 parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (A) harfi ile gösterilen 13.280,09 metrekarelik bölümünün hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... mirasçıları ile tespit maliklerinin mirasçıları adına; (B) harfi ile gösterilen 20.512,48 metrekarelik bölümünün hüküm yerinde gösterilen payları oranında tespit maliklerinin mirasçıları adına; 142 ada 22 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına; 142 ada 27 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına; 142 ada 29 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına; 142 ada 28, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmü temyiz etme ..., temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. Somut olayda, hükmü temyiz eden ..., çekişmeli taşınmazların tespit maliki olmayıp, Mahkemece davacı tarafa süre verilmek suretiyle davaya dahil edilmesi kendisine taraf sıfatını kazandırmaz. Öte yandan ...’nun dava konusu parseller hakkında açılmış bir davası ya da açılmış olan davaya yöntemince katılımı da söz konusu olmadığından, davalı ...’nun temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...’nun temyiz dilekçesinin REDDİNE, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine 04.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.