
Esas No: 2020/267
Karar No: 2021/1435
Karar Tarihi: 11.11.2021
BAM Hukuk Mahkemeleri Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2020/267 Esas 2021/1435 Karar Sayılı İlamı
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2019
NUMARASI ...
DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2019 tarih ve ..... sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin ... ... A.Ş. ile bayilik sözleşmesi gereği ... markası altında akaryakıt istasyonu işlettiğini, müvekkilinin akaryakıt ihtiyacı için 30/09/2014 tarihinde, Kırıkkale ... tesisinden 20.745.368 litre motorini, davalı Şirkete ait tankerin de aralarında bulunduğu 4 tanker aracılığıyla taşıttığını ve nakliye bedellerini ödediğini, davalının taşıdığı motorinin 03/10/2014 tarihinde, müvekkili akaryakıt istasyonunun 5 nolu tankına döküldükten sonra yakıt satışına devam edildiğini, kısa bir süre sonra istasyondan yakıt alımı yapan müşterilerinden araçlarının arızalandığına, yolda kaldıklarına dair şikayetler geldiğini, hatta bazı müşterilerin araçlarının istasyondan çıkmadan hiç çalışmadığını ve arızalandığını, müvekkili istasyonundaki 5 nolu tanka davalının taşıdığı motorin boşaltılmadan önce satılan yakıtları alan araçlarda herhangi bir sorun olmamasına karşın, tankın dolumundan hemen sonra satılan yakıtı alan araçların arızalanmaya başladığını, söz konusu tank içerisinden alınan numunelerde yüksek miktarda su tespit edildiğini ve akaryakıtın normlara aykırı olduğunun belirlendiğini, davalı firmanın tankerlerine dolum yaptırdığı Kırıkkale ... tesisinin 12 nolu tankından alınan numune analiz raporunda ise yakıtın belirtilen normlara uygun olduğu sonucunun ortaya çıktığı, olaya ilişkin ekspertiz raporunda, 03/10/2014 tarihinde, istasyonda bulunan davalıya ait tankerin üzerine çıkılarak tank kapaklarının incelendiği ve tanker üst kısmında suyun mevcut olduğunun saptandığı, suyun tank kapakları ve yan kanallarda birikmiş olduğunun görüldüğü, netice olarak davalıya ait tankerden müvekkili istasyonundaki 5 nolu tanka ikmali yapılan yakıt içerisinde su olduğu ve taşıma sırasında yağış sebebiyle tankere yağmur suyu dolduğu yönünde tespitlere yer verildiğini, müvekkili tarafından su karışan ayıplı yakıt bedelinin davalıya fatura edildiğini ve davalının faturayı kabul ettiğini, dolayısıyla davalının bu nedenle doğan zararlardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 55.000,00 TL maddi zararın, 10.000,00 TL kar kaybının ve 100.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, meydana geldiği iddia edilen zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, istasyona yakıt almaya gelen araçların doğal olarak gerek depolarında gerekse hareketi için gerekli olan parçalarında bir miktar akaryakıtın bulunduğunu, bu araçların bir anda hemen arızalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, böyle arızaların meydana gelebilmesinin; motorin tankına benzin konması veya benzin tankına motorin konması durumunda ortaya çıkacağını, bu durumda da sorumlunun davacı olacağını ve müvekkilinin kusurunun bulunmayacağını, gerekli özeni göstermeyip basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının daha sonra bu davayı açmasının, kusuruna ortak arama çabası olduğunu, ayrıca davalı müvekkiline ait tankerlerde su bulunduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, akaryakıt tankerine su karışması durumunun ne şekilde oluştuğu noktasında kesin bir tespit yapılamadığı, 30.09.2014 tarihinde Kirazlar Akaryakıt istasyonuna 25.279 kg motorin taşıyan .... plakalı çekici ile ... plakalı tankerin hiç durmadan istasyona geldiği, sonrasında davacıya ait istasyonda yapılan tartımda 25.520 kg ölçülmesi sonucu aradaki 241 kg fazlalığın davacı istasyon yetkililerince incelenmediği ve tespit tutanağı tutulmadığı, sürücüsü tarafından istasyonda bırakılan tankerin 30.09.2014 tarihinden 03.10.2014 tarihine kadar davacı istasyonunda bekletildiği, bu tankerin 03.10.2014 tarihinde davacıya ait 5 nolu tanka, davalı taraf yetkilisi ve tanker sürücüsü olmadan sadece istasyon sorumlusu tarafından mühürlerin açılarak boşaltıldığı, oysa söz konusu tankerdeki fazlalığın ne olduğu tespit edildikten sonra sorun yoksa tanka boşaltmanın yapılması gerektiği, ancak davacı tarafça usule uygun olmadan mühürlerin açılarak akaryakıtın boşaltımının yapıldığı, böylelikle, davalı tarafça teslim edilen akaryakıta su karışıp karışmadığı ya da su karışmış ise hangi aşamada gerçekleştiği hususunun tespit edilemediği, ayrıca davacı tarafça ilgili tankerin rafinerideki tartımı ile istasyondaki tartımı arasındaki 241 kg miktarlık fark anlaşılmış olmasına rağmen yakıtın tanka alınarak satımının yapılmış olduğu, davacı tarafça ağırlık farkı anlaşılmasından sonra derhal numune alınarak mahkemece denetlenebilecek şekilde analizinin yapılmamasında ve ayrıca yine 241 kg miktarlık ağırlık farkından akaryakıt içerisine yabancı madde karışmış olabileceği ihtimali değerlendirilerek davacı tarafça tüketicilere gerekli kontroller yapıldıktan sonra satım yapılması gerektiği, akaryakıta su karışması nedeni ile dava dışı araçlarda ortaya çıkan zararın davalı şirketin kusurundan kaynaklandığı hususunda herhangi bir delil olmadığı, davacı tarafın davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, ara kararına açıkça aykırı olacak şekilde, ticari defter ve kayıtlar yerinde incelenmeksizin hazırlandığını, davalı tankerine yüklenen motorin ile teslim edilen motorin arasında 241 kg fazlalık olduğunu, davalının aldığı akaryakıt miktarınca teslim borcunun bulunduğunu, davalı tarafa ait tankerin ise içerisinde su olacak şekilde 25.520 kg akaryakıtı müvekkiline teslim ettiğine göre yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin, tankerin rafineriye doluma girmeden önce, tanker dibinde su olup olmadığını kontrol etme gibi bir yükümlülüğünün olmadığını, davalı yetkililerinin zararın karşılanacağını kabul ettiklerini, olayda hiçbir kusuru olmadığını iddia eden davalının ayıplı motorini iade alıp bedelini de ödediğini, davalının kusurlu olduğunu, müvekkilinin kar kaybına uğradığının da açık bulunduğunu ve bu yönden yapılan incelemenin eksik olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından alınan 25.279 kg motorinin taşınmak üzere davalıya ait tankere yüklendiği, taşımayı yapan tankerin hiç durmadan davacıya ait istasyona geldiği, burada yapılan tartım sonucu tankerde 25.520 kg motorin ölçüldüğü, tankerdeki 241 kg fazlalık konusunda davacı tarafça herhangi bir inceleme yapılmadığı, bu şekilde tankerin üç gün boyunca davacı istasyonunda bekletildiği, sonrasında ise davacı tarafından, davalı sürücüsü olmadan tankerin mühürlerinin söküldüğü ve 5 nolu tanka boşaltıldığı, taşınan motorin bedelinin davalı tarafça kabul edildiği, esasen motorin bedelinin dava konusu da edilmediği, araçtaki fazlalığın davacı yanca incelenmediği gibi istasyonda üç gün bekletilen tankerin, davalı sürücüsü ya da yetkilisi olmadan davacıya ait tanka boşaltıldığı gözetildiğinde, meydana geldiği ileri sürülen zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, diğer bir deyişle davaya konu zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 59,30.TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 54,40.TL maktu istinaf karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 4,90.TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/11/2021 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/12/2021
....
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.