3. Hukuk Dairesi 2013/15095 E. , 2013/17784 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya ait .....sayılı tarla vasfındaki taşınmazın davalıya ait boru hattının patlaması sonucunda çıkan yangın nedeniyle .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/10 Değişik iş sayılı tespit dosyasıyla 5.860 TL zarara uğradığından dolayı 5.860 TL tazminatın olay tarihi olan 25/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili yerel mahkeme nezdinde yargılama sürecinde alınan beyanında; dava dilekçesini tekrar ederek davayı 5.860 TL olarak açtıklarını, ancak bilirkişiler tarafından sunulan raporda zarar miktarının 5.019,25 TL olarak tespit edildiğinden taleplerini tashih ederek 5.019,25 TL üzerinden davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı ... vekilince temyiz olunmuştur.
Dava, petrol boru hattında terör saldırısı nedeniyle meydana gelen patlama sonucu davacının taşınmazında ve üzerinde ekili ürünlerde zarar meydana geldiği iddiasına dayalı olarak açılan maddi tazminat davasıdır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava, davalı kuruma ait petrol boru hattında terör saldırısı sonucu meydana gelen patlamalar neticesinde, davacılara ait taşınmazda oluşan zararın .... 69.maddesi gereğince tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasında, 20.07.2012 tarihinde ....arasındaki, davalı şirkete ait petrol boru hattında terör eylemi neticesinde patlama meydana geldiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
....
Uyuşmazlık konusu olan ve çözümü gereken olgu davalının meydana gelen zarardan sorumlu tutulup tutmayacağıdır. TBK"nun 69.maddesinde yapı malikinin sorumluluğu düzenlenmiştir. Burada ki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluktur. Davalı ..."ın sorumluluğu ...md.69 kapsamında değerlendirilmelidir.
.... ilişkin 69.madde:
"Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.
İntifa ve oturma hakkı sahipleri de, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar.
Sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır." yasal ifadesini içermektedir.
Türk Borçlar Kanununun 69.maddesinden kaynaklanan inşa eseri sahibinin sorumluluğu, kusursuz yani objektif bir sorumluluğa dayanmaktadır. Başka bir deyişle zarar ile bina veya yapı eserinin kullanılması arasında illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir, ayrıca kusur aranmamaktadır. Ancak, yapı yada bakım noksanı ile zarar arasındaki nedensellik bağı üçüncü kişinin kusuru ile kesilmiş olursa, malik meydana gelen zarardan sorumlu tutulamaz. Dava konusu zararın meydana gelmesine sebep olan patlamaların, terör eylemi neticesinde meydana geldiği anlaşılmakla nedensellik bağının kesilmesi sebebiyle davalı ..."ın oluşan zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü cihetine gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir .
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.