Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/13409
Karar No: 2022/2870
Karar Tarihi: 24.03.2022

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/13409 Esas 2022/2870 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2021/13409 E.  ,  2022/2870 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, müdahil davacı ...'ın davasının reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 18, 19, 20, 21, 115 ada 1, 4, 79, 80, 81, 82, 83, 84 ve 86 parsel sayılı taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
    Asliye Hukuk Mahkemesinde, davacı ... tarafından açılan elatmanın önlenmesi ve davacı ... tarafından açılan tescil davaları birleştirilerek yapılan yargılama sırasında davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve davanın aktarılmasından sonra müdahil ..., miras hakkına dayanarak davaya katılmıştır.
    Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, müdahil davacı ...’ın davasının reddine, 101 ada 18, 19, 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine; 115 ada 1, 79, 80, 81, 82, 83, 84 ve 86 parsel sayılı taşınmazların ... Köyü genel harman yeri olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine; 115 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 11.05.2016 tarihli rapor ve eki krokilerinde "b" harfi ile gösterilen 3.141,80 m2 ve "c" harfi ile gösterilen 299,20 m2' lik bölümlerinin ifrazı ile bulunduğu adanın son parsel numarası verilerek ... Köyü genel harman yeri olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine, "a" harfi ile gösterilen 11.900,00 m2 ve "d" harfi ile gösterilen 6.159,00 m2' lik kalan bölümlerinin, ölü oldukları belirtilmek suretiyle ... ... ile ... adlarına 1/2 paylı olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı/davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve davalı ... vekili Avukat ... tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, bir kısım taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; temyiz konusu taşınmazlara ilişkin mera iddiası olmasına rağmen yöntemine uygun mera araştırması yapılmamış ve taşınmazların öncesinin ne olduğu, mera olup olmadığı kesin olarak saptanmamış; hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda, temyize konu taşınmazların önceki niteliği, zilyetlik durumu, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, imar - ihyalarının tamamlanıp tamamlanmadığı ve tamamlanmış ise sonrasındaki kullanım süresi belirlenmemiş ve ayrıca bir arazinin niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, hava fotoğraflarından da yararlanılmamış; davacı ... vekili tarafından bildirilen tanıklar usulüne uygun şekilde davet edilerek taşınmaz başında dinlenmemiş, davacı ... lehine tescil kararı verilmiş olan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/222 Esas, 2000/217 Karar sayılı dosyası içerisinde bulunan bilirkişi raporu ve krokisi uygulanarak sınırları sorulmak suretiyle taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiş, duruşma tutanaklarında getirtilerek incelendiği belirtilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/157 Esas 1975/37 Karar, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1955/177 Esas 1956/278 Karar ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/158 Esas 1968/129 Karar sayılı dava dosyalarının içerikleri özetlenerek anlatılmamış ve temyiz incelemesine konu eldeki dosyayla irtibatları bulunup bulunmadığı belirtilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
    Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, temyize konu taşınmazlara ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğünün web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre tespit tarihi olan 2001 yılından 15 - 20 - 25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, komşu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve yöntemine uygun şekilde davetiye çıkartılmak suretiyle hazır edilecek tarafların tüm tanıkları ile üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmeli ve bu keşif sırasında dinlenilecek mahalli bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların kime ait olduğu, öncesinde kim tarafından kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin mera, yaylak, kışlak ya da genel harman yeri olup olmadığı, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar - ihyaya konu edilip edilmediği, imar - ihyaya konu edilmişlerse ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; ziraatçı bilirkişi kuruluna, taşınmazların toprak yapısını, bitki örtüsünü ve niteliğini, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak, kışlak yada harman yeri olup olmadığını, komşu parsellerle aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, imar-ihya gerektiren yerlerden olmaları halinde imar- ihyaya konu olmaya başladıkları ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, çelişkileri giderir, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlettirilmeli ve çekişmeli taşınmazların çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip, taşınmazların sınırları kabaca işaretlendikten ve mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine hava ve uydu fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, taşınmazların hava fotoğraflarında gösterilmesi istenilmeli ve taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu ve arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak, kışlak ve harman yeri olup olmadığını, komşu parsellerle aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, imar - ihya gerektiren yerlerden olmaları halinde imar - ihyaya konu olmaya başladıkları ve imar - ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir rapor alınmalı; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, taşınmazları komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor düzenlemesi istenilmeli; taşınmazların öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı göz önünde bulundurulmalı; yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların mera ya da harman yeri olmadığının belirlenmesi halinde, yöntemince zilyetlik araştırması yapılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanarak dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; davacılardan ... ... adına tescil hükmü kurulmuş olan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/222 Esas 2000/217 Karar sayılı dava dosyası içerisindeki bilirkişi raporu, kroki ve ilam yöntemince uygulanmalı ve taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, yukarıda belirtilen şekilde toplanması gereken tüm kanıtlar toplanarak birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
    Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı/davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 24.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi