Abaküs Yazılım
6. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/15102
Karar No: 2012/4114
Karar Tarihi: 15.03.2012

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2011/15102 Esas 2012/4114 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Dava, bir taşınmazın paydaşlığının aynen taksimi suretiyle giderilmesi isteğine ilişkindir. Davacı vekili, kara- koca olan davacı ile davalının 6.7.2006 tarihli anlaşmasıyla parsel sayılı taşınmazın aynen taksim edilerek davacının kardeşi Yavuz'un arsasına bakan kısmı alacağının kararlaştırıldığını belirtmiştir. Ancak davalı duruşmaya gelmemiş cevap da vermemiştir ve paylaşmaya ilişkin anlaşmanın kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir. Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamaz ise paydaşlardan birinin istemi üzerine hakim malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verir. Hüküm bozulmuştur.
Kanun Maddeleri:
- TMK 699. madde: Paylaşma malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da arttırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.
- İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlarsa hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
- Paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
- Aynen bölüşme halinde teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye ve mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye’den, Belediye ve mücavir alan dışında ise İl İdare Kurulu’ndan İmar Yasası ve Yönetmeliği’ne göre mümkün olup olmadığı sorulur.
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2011/15102 E.  ,  2012/4114 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi

    Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
    Dava bir adet taşınmazın paydaşlığının aynen taksimi suretiyle giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı vekili karı- koca olan davacı ile davalının 6.7.2006 tarihli anlaşma ile ... parsel sayılı taşınmazın aynen taksim edilerek davacının kardeşi Yavuz"un arsasına bakan kısmı alacağının kararlaştırıldığını, davalının davacıya bu hususta vekaletname de verdiğini belirterek bu çerçevede ... parsel sayılı taşınmazın aynen taksimine karar verilmesini istemiştir. Davalı duruşmaya gelmemiş cevap da vermemiştir. Mahkemece taşınmazın aynen taksiminin mümkün olduğu tespit edilmiş ancak paylaşmaya ilişkin anlaşmanın kanıtlanamadığı, kura çekimini ise davacının kabul etmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
    Paylaşma biçimini düzenleyen TMK.’nun 699.maddesi hükmü uyarınca paylaşma malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da arttırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.
    Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamaz ise paydaşlardan birinin istemi üzerine hakim malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verir. Bu halde her taşınmazın ayrı ayrı yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Keza paylı malın önemli bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölüşülmesine karar verilemez. Paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölüşmenin mümkün olması halinde, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para(ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verilir. Davada paydaşlarca anlaşma olmadıkça bir kısım taşınmazların bazı paydaşlara kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde hakim kendiliğinden aynen bölüşmeye karar veremez. Aynen bölüşme halinde teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye ve mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye’den, Belediye ve mücavir alan dışında ise İl İdare Kurulu’ndan İmar Yasası ve Yönetmeliği’ne göre mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlarsa hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
    Öte yandan davacı tarafın davalı taraf eli ürünü olduğunu bildirdiği bir belge sunması halinde, davalının duruşmaya gelmemesi ve davaya cevap vermemesi, sunulan belgenin inkar edildiği anlamına gelmez. Mahkemenin isticvap yoluyla ya da meşruhatlı davetiye ile davalının belgeye ve altındaki imzaya itirazı olup olmadığını araştırmalıdır.
    Olayımıza gelince: Davalı taraf, 06.07.2006 tarihli taraflar arasında düzenlenmiş, davalının da imzasını taşıyan dava konusu taşınmazla ilgili “ ... arsanın kendi kız kardeşi ..."un arsasına bakan kısmı alacaktır” şeklinde hükmün de bulunduğu anlaşma başlıklı belge aslı ve tercümesi ile vekaletname fotokopisi sunmuştur. Mahkemenin davalının davacıyı vekil tayin ettiği,fotokopisi sunulan vekaletnameye itibar etmemesinde bir usulsüzlük bulunmamakta ise de, davalının eli ürünü olduğu belirtilen imzalı anlaşma belgesi de sunulduğuna göre, mahkemece öncelikle belgenin geçerli olup olmadığının tesbiti bakımından belgenin aslı ve tercümesinin birer sureti davalıya meşruhatlı olarak tebliğ edilmeli, belge ve altındaki imzaya itiraz olmaması halinde anlaşma gereğince, belgeye itiraz olması halinde ise;Davada aynen taksim suretiyle paydaşlığın giderilmesi istenildiğine ve aynen taksiminin mümkün olduğu bilirkişi raporunda ve Belediye Encümen kararında açıklandığına göre kura çekilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
    Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
    SONUÇ :Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi