17. Hukuk Dairesi 2014/2789 E. , 2015/11986 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, 18/10/2010 günü mülkiyeti Diyanet İşleri Başkanlığına ait, ..."nın sevk ve idaresinde bulunan ... Sigorta A.Ş. tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan... plaka sayılı araç ile mülkiyet ..."a ait, ..."un sevk ve idaresinde bulunan Axa Sigorta A.Ş. tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu... plaka sayılı aracın içerisinde bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin kalıp ustası olduğunu ve günlük 65,00.TL yevmiye aldığını, müvekkilinin uzun süre geçmesine rağmen çalışamadığını, kaza nedeniyle iş gücünü büyük ölçüde yitirdiğini, kaza sebebiyle manevi ve psikolojik olarak yıprandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00.TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 18/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 25.000,00.TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 18/10/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar Axa ve ... Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 10/10/2013 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00.TL olarak talep edilen maddi tazminat miktarını 39.739,80.TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, 6111 sayılı Kanunun 1.geçici maddesi gereği tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda kişi başına azami 175.000,00.TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazimant taleplerinin poliçenin temanatı kapsamında olmadığını, sakatlık ve tedavi giderleri için geçerli olan teminatın her halükarda verilecek bir teminat olmadığını, yapılacak incelemeler sonucunda ortaya çıkacak ve verilecek tazminat olduğunu, temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...Ş. vekili, ancak gerçek zarardan sorumlu olduklarını, temerrüde düşmediklerini, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davalının tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, tedavi giderlerinin talep edilemeyeceğini, davacının kazancı ve mesleğinin kesin delillerle tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili, müvekkilerinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarının haksız yere zenginleşmeye sebebiyet vereceğini, manevi tazminatın zenginleme ölçüsü olmaması gerektiğini, ilgili olay sebebiyle açılan ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı T.C. Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı vekili, kazanın oluşumunda kusur faktörünün araştırılması gerektiğini, olay yerinde tutulan kaza tespit tutanağında... plakalı araç kullanıcısının asli kusurlu, müvekkili idare adına kayıtlı aracın ise tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, manevi tazminat miktarının felaketi ya da haksız eylemi özlenir hale getirecek oranda veya mağdur için zenginleşme aracı olacak tutarda olmaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının davalı ... aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davasının pasif taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca usulden reddine, davacının davalılar ... ve diğerleri aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 16.123,26.TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 619,07.TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 16.742,33.TL tazminatın davalı ... şirketlerinden dava tarihinden itibaren, davalılar ..., ... ve
TC.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığından olay tarihi olan 18/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 6.500,00.TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve TC.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 13 .maddesinde yargı harcından muaf olan işlemler belirtilmiştir. Maddenin (j) bendinde “ Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri.” harçtan müstesna tutulmuştur. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 01/01/2006 tarihinden itibaren bütçe uygulamasına ilişkin hükümleri yürürlüğe girmiştir. Anılan kanunun (I) Sayılı Cetvelinde Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri sayılmış olup bu idareler arasında bulunan davalı ... her türlü yargı harcından muaftır. Somut olayda davalı idarenin 1.300,18 TL harçtan sorumlu tutulması yasaya aykırı olup davalı idarenin harçtan muaf tutulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değil, bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK"nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK"nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. bendinin ilk
paragrafında yer alan “davalı ...” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve davalı ...” ibaresinin yazılmasına, yine aynı bendin 2. paragrafında yer alan “davalı ...” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve davalı ...” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2,50 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.