17. Hukuk Dairesi 2014/5967 E. , 2015/11988 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... şirketi vekilli tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacının kullandığı motorsiklete çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının ağır derecede yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için; fazlaya dair hakları saklı tutularak olay tarihi olan 13/12/2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte müvekkilinin sahibi bulunduğu motosikletin tamir masrafları, tedavi gidiş geliş işten uzak kalma ile müstakbel gelir kaybı olarak 500-TL maddi tazminatın bütün davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, tüm mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini, 1000 TL manevi tazminatın gerçek kişi davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilahare 22/11/2011 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 6.972,55-TL artırarak talep ettiği maddi tazminat miktarını 7.472,55-TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... şirketi vekili, sigortalının kusuru bulunmadığını, poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, kendilerine yapılmış bir başvuru bulunmadğından temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5487,55 TL"nin 13/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak(davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olması koşulu ile) davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 1.000 TL manevi tazminatın 13/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Yatkın ve ..."dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2-Dava, trafik kazası nedeniyle cismani zarardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan 01/10/2013 bilirkişi hesap raporunda bilirkişi davacının, bisiklet tamircisi olduğu, tanık ifadelerinden hareketle günde 15 bisiklet tamir ettiği, tamir bedelinin 7,50 TL olduğu, günlük kazancın 15x7,5=112,50 TL olduğu, tamirhaneyi oğlu ile işlettiği için bu kazancın yarısının 56,25 TL olarak kendi nam ve hesabına düştüğünü, aylık kazancının 56,25 TL x30=1.687,50 TL olduğu tespitlerinde bulunmuş ve 2 aylık geçici iş göremezliğinin 2x 1.687,50 tl=3.375,00 TL olarak hesaplamıştır.
Mahkemece, davacı vekilinin davacının aylık kazancının 900 TL olarak bildirmiş olmasına rağmen talep aşılarak aylık kazancı daha yüksek kabul eden maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınması isabetli değildir. O halde mahkemece yapılacak iş, davacının çalışamadığı sürede yerine ikame edilecek kişinin ücretini belirleyerek, kazanç kaybı hesabında, davacın dilekçesinde belirtmiş olduğu aylık 900 TL"yi aşmayacak şekilde bu belirlenen rakam esas alınarak bilirkişiye hesaplama yaptırılması ve sonucuna göre karar vermektir.
3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarih-
ten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Somut olayda, davacının dava açılmadan önce davalı ... şirketine başvuru yapıp yapmadığı araştırılmamıştır. O halde davacının dava açılmadan önce davalı ... şirketine başvuru yapıp yapmadığı araştırılmak suretiyle başvuru varsa başvurunun sigortacıya tebliğ edildiği tarihin 8 iş gün sonrası, yoksa dava tarihi olarak faiz başlangıcının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... şirketi vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... şirketi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.